Doktorsitesi.com

Reaktif hipoglisemi ile kilo artışı arasındaki ilişki

Dyt. Hatice Karslıoğlu
Dyt. Hatice Karslıoğlu
24 Mart 2015782 görüntülenme
Randevu Al
Reaktif hipoglisemi ile kilo artışı arasındaki ilişki
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Reaktif Hipoglisemi: Yemek Sonrası Kan Şekeri Düşüklüğü

Birçok kişi yemek yedikten sonra canlanmayı beklerken kendisini bitkin ve halsiz hissedebilir. Normal şartlarda beslenme vücuda enerji sağlasa da reaktif hipoglisemi sorunu yaşayan bireylerde durum tam tersi şekilde ilerler. Hipoglisemi, kan şekerinin normal değerlerin altına düşmesi olarak tanımlanırken; yemekten 2 ila 4 saat sonra gelişen şeker düşmesine ise reaktif hipoglisemi adı verilir.

Karbonhidrat alımı, pankreastan aşırı insülin salınımı gerçekleşmesini uyararak kan şekerinin hızla düşmesine neden olur. Bu durum, özellikle modern çağın en sık rastlanan ancak yeterince dikkate alınmayan sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Hastalık, en basit tabiriyle vücudun besinlere karşı verdiği dürtüsel şeker düşmesi tepkisidir.

Türkiye’nin Yeni Kronik Hastalığı: Reaktif Hipoglisemi

Türk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Nazik Bağrıaçık, reaktif hipogliseminin Türkiye’nin yeni kronik hastalığı olduğunu vurgulamaktadır. Cemiyete başvuran her 100 hastadan 8’inde bu bulguya rastlanmaktadır. Özellikle 20-35 yaş arasındaki genç kadınlarda yaygın görülen bu rahatsızlık, Diyabet Cemiyeti verilerine göre binlerce hastayı etkilemektedir.

Reaktif hipoglisemi; doğuştan gelen metabolizma hastalıkları, hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması) ve Haşimato gibi rahatsızlıklarla birlikte görülebilmektedir. Ancak birçok vakada hastalığın kökeni veya kesin nedeni tam olarak bilinememektedir.

Kan Şekeri Değerleri Nasıl Değişir?

Sağlıklı bir bireyde tatlı veya karbonhidrat tüketimi sonrası kan şekeri 130-140 mg/dl seviyelerine çıkarken, reaktif hipoglisemi hastalarında tablo çok farklıdır. Bu hastalarda genellikle açlık kan şekeri 70 mg/dl seviyesinin altındadır. Karbonhidratlı bir gıda tüketildikten yaklaşık 2 saat sonra, şeker seviyesi yükselmek yerine hızla 40-50 mg/dl bandına kadar gerilemektedir.

Reaktif Hipoglisemi Belirtileri ve Günlük Hayata Etkileri

Bu hastalığa sahip bireyler, gün içinde kontrol edilemeyen açlık atakları ve duygusal dalgalanmalar yaşayabilirler. Özellikle öğleden sonra saat 16:00 civarında başlayan mide kazınmaları, akşam yemeğinde kontrolsüz bir yeme isteğine dönüşebilir. Kişi ne kadar yerse yesin doyma hissi oluşmaz ve yemeğin ardından gelen suçluluk duygusu psikolojik süreci zorlaştırır.

Sıkça karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Uzun süreli açlıklara dayanamama ve şiddetli baş ağrıları.
  • Yemekten sonra gelen ani uyku hali ve yorgunluk.
  • Pirinç pilavı veya hamur işi sonrası artan yemek yeme isteği.
  • Ellerde titreme, terleme ve huzursuzluk hali.
  • Depresif ruh hali ve diyet yaparken zorlanma.

Tedavi Yöntemleri ve Tıbbi Beslenme Prensipleri

Eğer tıkınırcasına yeme atakları, halsizlik ve açlık anında ellerde titreme gibi şikayetleriniz varsa, bir Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanına başvurmanız kritiktir. Teşhis konulduktan sonra kişiye özel bir beslenme programı uygulanmalıdır. Bu süreçte şok diyetlerden, tek tip beslenmeye dayalı (meyve veya lahana diyeti gibi) düşük kalorili programlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Beslenme tedavisinin temel kuralları:

  1. Öğün Düzeni: Günlük beslenme planı mutlaka 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.
  2. Zamanlama: Ana öğünler arasında 5 saat, ara öğünler arasında ise 2-3 saatlik farklar olmalıdır.
  3. Kişiselleştirme: Tedavi, kişinin iş ve sosyal yaşam koşullarına göre diyetisyen tarafından planlanmalıdır.

Glisemik İndeks ve Besin Seçimi

Tedavinin en önemli parçası, besinlerin kan şekerini yükseltme hızını ifade eden Glisemik İndeks (Gİ) değerine dikkat etmektir. Kan şekerini hızla yükseltip düşüren yüksek Gİ'li besinler yerine, düşük Gİ'li besinler tercih edilmelidir.

Tercih Edilmesi Gerekenler (Düşük Gİ)Kaçınılması Gerekenler (Yüksek Gİ)
Bulgur, tam buğday, çavdarBeyaz unlu mamuller, poğaça
Sebze ve taze salatalarPirinç pilavı, patates
Et, tavuk, balık ve yumurtaTatlılar, bisküviler ve kurabiyeler
Badem, elma (pektin içerir)Hazır meyve suları ve şekerli içecekler

Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Faktörler

Alkol tüketimi, özellikle aç karnına veya fazla miktarda olduğunda kan şekerinin düşmesini doğrudan tetikler. Öte yandan, hayvansal proteinler, sütün içeriğindeki whey proteinleri ve sebzelerdeki posa, yemek sonrası şekerin ani düşmesini engellemeye yardımcı olur.

Unutulmamalıdır ki; günlük alınması gereken karbonhidrat ve enerji miktarı kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna ve mevcut hastalıklarına (kolesterol, kansızlık, kalp hastalıkları vb.) göre değişir. Tıbbi beslenme tedavisi kişiye özeldir ve bu süreç yalnızca profesyonel diyetisyenler eşliğinde yürütülmelidir.

Etiketler

Reaktif hipoglisemi durumunda beslenmeHipoglisemi nedirReaktif hipoglisemi nedirReaktif hipoglisemi neden olurReaktif hipoglisemi nasıl anlaşılırYemeğe bağlı şeker düşmesiYemek sonrası uyuklama

Yazar Hakkında

Dyt. Hatice Karslıoğlu

Dyt. Hatice Karslıoğlu

2 Mayıs 1974 Çorum doğumludur. İlk, orta ve lise öğretimini Çorumda tamamladıktan sonra 1997de Hacettepe Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu.1995 yılında Çorum özel hastanesinde kurum ve klinik diyetisyeni olarak çalıştı.1996-1997 yılları arasında Nutraslim de yönetici diyetisyen olarak görev yaptı.1997-2005 yılları arasında İngiltere de dil eğitimi için 1 yıl kaldı.2007-2009 yılları arasında Bireysel Sağlık yönetimi adı altında aile hekimi, psikolog ve fizyoterapist ile ekipte klinik diyetisyen olarak görev yaptı.2009-2010 yılları arasında Pediatri endokrinoloji  tıp merkezinde diyabet, obezite,iştahsız çocuk,Tip1 Diyabetli çocuklar  uzmanlıkları alanında klinik diyetisyeni olarak çalışmasını sürdürdü. 2 Temmuz 2010 yılında KİBEM KİŞİSEL BESLENME eğitim merkezini kurdu. Kurumsal çalışması içerisinde Nefis Dergisini çıkarttı.2014 yılında KİBEM MUTFAK kurdu.2014 yılında 2.şubesini Ankara’da açtı. 1 Nisan 2017 tarihinde ‘’Kibem Diyeti’’ adında Kitabımı çıkardı.Türkiye genelinde tüm kitapçıların raflarında ve online satışı  bulunmaktadır.Temmuz-Ağustos 2018 tarihleri arasında 17 gün Gönüller Derneği ile birlikte Afrikada Nijer Ülkesine gitti.15 gün hastanede gönüllü Lojistik görevlisi olarak çalıştım. 2020 yılında Fonksiyonel Tıp  Platformundan  aldığı eğitim ile Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni olarak 1.5 yıldır çalışmlarını sürdürmektedir.2020 yılında Yurt dışından Psiko Nöro İmmünoloji eğitimi almaya devam etmektedir.Obezite dışında özel ilgilendiği alanlar İştahsızÇocuk,Hipotroid,Reaktifhipoglisemi,Diyabet ,Eliminasyon Diyetleri

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.