Doktorsitesi.com

Panik atak bozukluğu

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
17 Nisan 2015176 görüntülenme
Randevu Al
  • Panik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku ve fiziksel belirtilerle karakterize olan, genellikle on dakika içinde zirveye ulaşan bir kaygı bozukluğudur.
  • Genetik yatkınlık, stresli yaşam tarzı ve mükemmeliyetçi kişilik özelliklerinin tetiklediği bu durum, istatistiksel olarak kadınlarda ve orta yaş grubunda daha sık görülür.
  • Tedavi sürecinde uzman kontrolünde ilaç kullanımı, terapi ve nefes egzersizleri gibi yöntemler uygulanarak hastanın yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir.
Panik atak bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak: Yoğun Korku ve Kaygı Nöbetleri

Panik atak, son yıllarda yetişkin bireylerde sıklıkla gözlemlenen, aniden ortaya çıkan yoğun bir korku ve endişe halidir. Bu sorunu yaşayan kişiler, fiziksel bir hastalıkları olduğunu düşünerek sık sık farklı branşlardaki doktorlara başvururlar. Sürekli olarak ölüm korkusu, başına kötü bir şey geleceği veya sevdiklerine zarar geleceği endişesiyle ciddi kaygı nöbetleri geçirirler.

Nöbetler, panik atağın en yoğun hissedildiği "atak" evresidir. Kişi, korkuya kapıldığı andan itibaren ilk on dakika içinde en şiddetli seviyeye ulaşır. Bu süreçte birey bazen kendinden geçebilir ve kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Yaklaşık yarım saat süren bu yoğun endişe hali, yerini yavaş yavaş yorgunluk, gerginlik ve derin bir güvensizlik duygusuna bırakır.

Panik Atağın Belirtileri Nelerdir?

Panik atak teşhisi konulabilmesi için tipik bazı belirtiler mevcuttur; ancak bu belirtilerin tamamının aynı anda görülmesi şart değildir. Fiziksel bir rahatsızlık bulgusu olmamasına rağmen, sanki organik bir hastalık varmış gibi ortaya çıkan bedensel sorunlar panik atağa işaret eder.

Sıkça karşılaşılan panik atak belirtileri şunlardır:

  • Aşırı kalp çarpıntısı ve göğüste ağrı hissi,
  • Nefes alamama, tıkanma ve boğulma hissi,
  • Bayılacakmış gibi olma ve fenalaşma duygusu,
  • Kontrolü kaybetme veya delirme korkusu,
  • Ciddi anlamda ölüm korkusu,
  • Yer, mekan ve zaman algısında bozulmalar,
  • Mide sorunları, hazımsızlık ve gaz şikayetleri,
  • Bedensel ağrılar, uyuşma, kasılma ve titremeler,
  • Soğuk terleme, ateş basması veya üşüme hissi,
  • Yalnız kalmaktan korkma ve kalabalık ortamlardan kaçınma.

Panik Atağın Nedenleri ve Tetikleyicileri

Panik atağın nedenleri henüz tam olarak netleşmemiş olsa da bazı faktörlerin bu durumu tetiklediği düşünülmektedir. Beyindeki kimyasalların, hormonların veya beynin belirli bölgelerindeki yapısal sorunların bu duruma yol açabileceği öngörülmektedir. Özellikle stresli bir hayat süren ve detaycı kişilik yapısına sahip bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.

Panik Atağı Tetikleyen FaktörlerAçıklama
Yaşam TarzıYoğun kafein tüketimi, düzensiz beslenme ve aşırı stres.
Sağlık DurumuSolunum yolu hastalıkları, hormonal düzensizlikler ve kan şekeri düşüşleri.
Psikolojik EtkenlerAbartılı korkular, diğer psikolojik sorunlar ve kapalı alan fobisi.
Dış EtkenlerBazı ilaçların yan etkileri ve kalabalık ortamlar.

Panik Atak Kimlerde Görülür?

İstatistiksel verilere göre panik atak kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Günümüz ekonomik koşullarında iş ve ev sorumluluklarının yanı sıra çocuk bakımı yükü, kadınları psikolojik olarak bunaltabilmektedir. Ayrıca kadınlardaki hormonal faaliyetlerin yoğunluğu da bu rahatsızlık için bir risk faktörü oluşturmaktadır.

Genel olarak her yaş grubunda rastlanabilse de, yirmili yaşlardan itibaren sıklığı artmakta ve en çok kırklı yaşlar civarında gözlemlenmektedir. Nadiren çocuklarda da görülebilen bu rahatsızlıkta genetik yatkınlık önemli bir rol oynar. Özellikle içe dönük, titiz ve mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip bireyler daha yüksek risk altındadır.

Panik Atak Tedavi Yolları

Fiziki muayenelerinde herhangi bir sağlık sorunu saptanmayan ancak belirtileri yaşamaya devam eden hastalar, uzman desteğine yönlendirilmelidir. Tedavi süreci, uzman bir hekim kontrolünde yürütülmelidir.

  1. İlaç Tedavisi: Hekim kontrolünde sakinleştirici ve yatıştırıcı ilaçlar kullanılır.
  2. Terapi: Olumsuz duyguları ve ataklara yol açan korkuları kontrol altına almak için uygulanır.
  3. Gevşeme Teknikleri: Hastaya özel nefes egzersizleri ve gevşeme yöntemleri öğretilir.
  4. Bedensel Faaliyetler: Hastanın spor gibi fiziksel aktivitelere yönlendirilmesi desteklenir.

İyileşme Süreci İçin Önemli Öneriler

Panik atak, kişinin sosyal ilişkilerine zarar verebilen ve bireyi yalnızlığa iten bir kaygı bozukluğudur. Tedavi edilmediğinde maddi ve manevi kayıplara yol açabilir; hatta kişi bu durumla başa çıkmak için alkol veya madde kullanımına yönelebilir. Ancak doğru müdahale ile bu sorunların aşılması mümkündür.

  • Erken Müdahale: "Zamanla geçer" demeden, vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır.
  • Yaşam Tarzı Değişikliği: Kafein, sigara ve alkolden uzak durulmalı; sosyal hayattan kopmamaya özen gösterilmelidir.
  • Atak Yönetimi: Nöbet sırasında bunun geçici bir endişe hali olduğu hatırlanmalı ve kontrol elden bırakılmamalıdır.

Unutulmamalıdır ki panik atak çözümü olan psikolojik bir sorundur. Kararlı bir tedavi süreciyle yaşam kalitesini yeniden artırmak mümkündür.

Etiketler

Panik atak belirtileriPanik atak kimlerde görülürPanik atak nedenleriPanik atak sebepleriKorku ve endişe

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.