Doktorsitesi.com

Öfkelenerek neyin bedelini ödüyoruz?

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
20 Aralık 2017180 görüntülenme
Randevu Al
Öfkelenerek neyin bedelini ödüyoruz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öfke ve Buzdağı Teorisi: Görünenden Fazlası

Öfke duygusu, genellikle hissedilen ilk duygu değildir; aksine çoğu zaman başka bir duyguya tepki olarak doğar. Bu durum, psikolojide öfkenin ikincil bir duygu olarak tanımlanmasına neden olur. Öfke, bir buzdağının suyun üzerinde kalan kısmını temsil ederken, suyun altında fark edilmesi zor olan asıl birincil duygular yer almaktadır.

Öfke, başkaları tarafından kolayca gözlemlenebilen bir dışavurumdur. Ancak buzdağının altında saklı kalan duygular, ifade edilme imkânı bulamadığı sürece hem kişi hem de çevresi tarafından fark edilemez. Bu durum, sorunun kaynağının gizli kalmasına yol açar.

Buzdağının Altında Yatan Birincil Duygular Nelerdir?

Buzdağının görünmeyen kısmında yer alan ve kişiye rahatsızlık veren pek çok duygu, öfkenin temelini oluşturabilir. Bu duygular arasında şunlar yer almaktadır:

  • Belirsizlik ve çaresizlik
  • Yalnızlık ve utanma
  • Kayıp yaşamak ve korku
  • Üzüntü ve kırılganlık
  • Aşağılanma ve reddedilme
  • Engellenmişlik ve hayal kırıklığı
  • Güven bunalımı ve derin acı

Psikolog Thomas Gordon, bu süreci acı veren zor duyguların kelimelere dökülemediğinde donarak bir buzdağına dönüşmesi olarak açıklar. Gordon’a göre buzdağının görünen yüzü kızgınlık ve öfke olsa da, suyun altında gerçekte yaşanan çok daha farklı duygular mevcuttur.

Neden Diğer Duygular Yerine Öfkeyi Tercih Ederiz?

Öfke duygusu kolayca yansıtılabilirken, buzdağının altındaki duyguların ifade edilmesi oldukça zordur. Bunun en temel nedeni, öfkeye başvurarak diğer rahatsız edici duyguları gizleme ve onlardan kaçınma eğilimidir. Rahatsızlık veren duygulardan kaçınmak, insanın doğasında var olan bir savunma mekanizmasıdır.

Birincil duyguları hissetmek, kişiyi savunmasız ve çaresiz hissettirebilir; bu da kontrolü kaybetme endişesini beraberinde getirir. Bu nedenle bireyler, hassasiyet karşısında bir kontrol ve güç duygusu oluşturabilmek adına öfkeyi bir araç olarak kullanmayı tercih ederler.

Öfke Bir Sorun mu Yoksa Bir Belirti mi?

Öfke duygusunu kontrol altına almaya çalışmak, sorunun kalıcı çözümü için tek başına yeterli değildir. Buzdağının altındaki kök nedenlere inilmeden yapılan müdahaleler sığ kalacaktır. Bu durumu daha iyi anlamak için aşağıdaki tabloyu inceleyebiliriz:

DurumBelirti (Görünen)Kök Neden (Görünmeyen)
SağlıkYüksek AteşEnfeksiyon veya Virüs
PsikolojiÖfke PatlamasıÇözülmemiş Acılar veya Korkular

Doktorların sadece ateşi düşürmekle yetinmeyip enfeksiyonu tedavi etmeye odaklanması gibi, öfke konusunda da duygunun kaynağına odaklanılmalıdır. Öfke, tıpkı ateş gibi bir belirtidir; sorunun kendisi değildir.

Çözüm: Duyguları Anlamak ve Terapi Desteği

Öfke, aslında bastırılan ve ifade edilemeyen diğer duyguların bir bedeli veya faturası olarak karşımıza çıkar. Bu bedeli ödemek yerine, altta yatan rahatsız edici duyguları anlamaya çalışmak çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Genellikle öfkenin temelinde çözülmemiş acılar veya korkular yatar. Bu kök düşünceler irdelenmeden sorunun tamamen ortadan kalkması mümkün değildir.

Kişi bu süreci tek başına yönetmekte zorlandığında, profesyonel bir terapi desteği alması kritik önem taşır. Terapi süreci şu avantajları sağlar:

  1. Öfkeye yol açan ana duygu ve düşüncelerin açığa çıkmasını sağlar.
  2. Rahatsızlık veren durumlarla başa çıkma becerilerini geliştirir.
  3. Duyguların yapıcı ve olumlu yollarla yönetilmesine yardımcı olur.
  4. Sorunun kökten çözülmesini kolaylaştıracak araçları fark ettirir.

Etiketler

TerapiÖfkeDuygu yönetimi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.