Doktorsitesi.com

Dayanıklı Sandığımız Çocukların Sessiz Savaşı

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
8 Eylül 2025273 görüntülenme
Randevu Al
Çocukların sessizliği, çoğu zaman uyumlulukla veya dayanıklılıkla karıştırılır.Oysa aile içi şiddete tanık olan çocukların beyinlerinde, görünmez bir savaş sürüyor olabilir. Sessizlik bazen iyi oluşun değil, alarmın işaretidir. Dışarıdan uyumlu ve güçlü görünen bu çocuklar, içeride sessiz çığlıklar atıyor olabilirler. Peki sessizlik bize ne anlatıyor olabilir?
Dayanıklı Sandığımız Çocukların Sessiz Savaşı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile İçi Şiddetin Çocuk Psikolojisi ve Beyin Gelişimi Üzerindeki Etkileri

Aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri, psikoloji biliminin uzun süredir titizlikle incelediği kritik konuların başında gelmektedir. Şiddete tanık olan çocukların verdikleri tepkiler geniş bir yelpazede farklılık gösterebilir. Bazı çocuklarda travma sonrası stres belirtileri açıkça gözlemlenirken, bazılarında dışarıdan fark edilebilecek hiçbir semptom oluşmayabilir. Bu çocuklar, sağlıklı akranları gibi eğitim hayatlarına devam eder, sosyal ilişkiler kurar ve günlük sorumluluklarını yerine getirirler.

İngiltere’de Dr. Eamon McCrory ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırmada, aile içi şiddete tanık olan ancak dışarıdan bakıldığında "sağlam" görünen çocukların beyin yapıları incelenmiştir. Araştırma sonuçları, bu çocukların iç dünyasında sessiz ama derin bir mücadelenin sürdüğünü kanıtlamaktadır.

Beynin Alarm Sistemi: Amigdala ve İnsula Aktivasyonu

Çalışma kapsamında çocuklara öfkeli ve üzgün yüz ifadeleri gösterilmiş, bu esnada fMRI cihazı ile beyin görüntülemeleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, beynin iki kritik bölgesinin aşırı aktif hale geldiğini ortaya koymuştur:

  • Amigdala: Tehlikeyi algılayan ve işleyen merkez.
  • İnsula: Acıyı önceden sezmemizi sağlayan bölge.

Bu durum, şiddete tanık olan çocukların beyinlerinin, her an bir tehdit altındaymış gibi sürekli alarm durumunda çalışmasına neden olmaktadır. Dışarıdan sakin görünen bu yapı, aslında biyolojik bir hayatta kalma mücadelesidir.

Savaş Alanındaki Askerler ile Çocuk Beyni Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlik

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, şiddet ortamında büyüyen çocukların beyin tepkilerinin, savaş alanından dönmüş askerlerin beyinleriyle benzerlik göstermesidir. Aile içinde şiddete tanık olan bir çocuğun beyni, tıpkı bir askerin cephede yaşadığına benzer bir alarm halindedir.

Amigdalanın sürekli aktif olması, çocuğu her an "savaş ya da kaç" tepkisine hazır tutarken; insula ise en küçük tehdit sinyallerine karşı bile aşırı duyarlılık kazandırmaktadır. Sonuç olarak, aile içi çatışmaya maruz kalan çocuklar, dışarıdan ne kadar uyumlu görünürlerse görünsünler, zihinsel olarak görünmez bir savaşın içindedirler.

Sessiz Alarm: Çocuklar Neden Belirti Göstermez?

Birçok çocuk, yaşadığı travmaya rağmen sessiz, uyumlu ve hatta yaşına göre olgun görünebilir. Ancak bu durum, çocuğun sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Beynin sürekli tetikte olması kısa vadede bir hayatta kalma mekanizması işlevi görse de; uzun vadede kaygı bozuklukları, depresyon ve ilişki sorunlarına zemin hazırlar.

Belirti Göstermemenin Olası NedenleriAçıklama
Duygusal GizlemeCezadan veya daha büyük çatışmalardan korunma içgüdüsü.
NormalleştirmeSürekli tetikte olma halinin beyin tarafından standart kabul edilmesi.
Bilinçdışı BastırmaAğır duyguların savunma mekanizması olarak bastırılması.

Donald Winnicott ve Semptomların Önemi

Ünlü çocuk psikanalisti Donald Winnicott, belirtilerin varlığının çocuk için "yeterince iyi bir çevrenin" mümkün olabileceğine dair bir umut taşıdığını belirtir. Bir çocuk, çevresinde kendisini kapsayacak ve anlayacak kişilerin olduğuna inandığında semptomlarını dışa vurabilir.

Winnicott’a göre "semptomun varlığı, yokluğundan iyidir"; çünkü semptom, içerideki acının görünür kılınmasıdır. Belirti göstermeyen çocukların sessizliği, acının beynin derinliklerine kazındığını ve yıllar sonra beklenmedik biçimlerde ortaya çıkabileceğini işaret eder.

Ebeveynler İçin Kritik Uyarılar

Ebeveynler için bu bilimsel bulgular hayati bir mesaj içermektedir. Şiddete tanık olmak, şiddete doğrudan maruz kalmak kadar yıkıcı etkiler yaratabilir. Çocukların yanında yaşanan öfke patlamaları, hakaretler veya fiziksel şiddet, onların beyin yapısını kalıcı olarak yeniden şekillendirebilir.

  • "Çocuk anlamaz" veya "Büyüyünce unutur" düşüncesi bilimsel olarak yanlıştır.
  • Deneyimler, ruhsal gelişimin en derin katmanlarına işlenir.
  • Sessizlik, her zaman iyileşme değil; bazen derin bir alarmın işaretidir.

Sonuç: Görünmez Savaşları Fark Etmek

Toplum ve aileler olarak görevimiz, çocukların bu görünmez savaşlarını fark etmek ve önlemektir. Çocukların gerçek dayanıklılığı, acıya katlanmalarıyla değil; güvenli ve sevgi dolu ortamlarda büyümeleriyle mümkündür. Unutulmamalıdır ki, travma her zaman gözle görülmeyebilir; ancak etkileri bir ömür boyu sürebilir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.