Doktorsitesi.com

Obezite ve Cerrahi Tedavisi

Op. Dr. Fatih Kul
Op. Dr. Fatih Kul
12 Aralık 2016223 görüntülenme
Randevu Al
Obezite ve Cerrahi Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir? Çağımızın Modern Sağlık Sorunu

En basit ifadesiyle obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde fazla yağ birikmesidir. Yetişkin erkeklerde toplam vücut ağırlığının %25’inden, kadınlarda ise %30’undan fazlasının yağ dokusundan oluşması durumu obezite olarak tanımlanır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, kullanılmayan bu enerji vücutta yağ olarak depolanır.

Günümüz yaşam koşulları, bireyleri daha kısıtlı ve kapalı ortamlarda az hareket etmeye zorlamaktadır. Bu hareketsizlik hali, enerji harcamasının azalmasına ve dolayısıyla obezitenin küresel bir sağlık sorununa dönüşmesine neden olmuştur.

Türkiye'de Obezite İstatistikleri

Türkiye Sağlık Bakanlığı'nın 2010 yılı verilerine göre ülkemizdeki obezite tablosu şu şekildedir:

  • Erkeklerde obezite sıklığı: %20,5
  • Kadınlarda obezite sıklığı: %41,0
  • Toplam obezite oranı: %30,3

Genel nüfus dağılımına bakıldığında; toplamda fazla kilolu olanlar %34,6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64,9, çok şişman (morbid obez) olanlar ise %2,9 olarak kaydedilmiştir.

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir?

Obezite cerrahisi operasyonları, belirli standartlara göre uygulanmaktadır. Amerika Sağlık Birliği'nin 2005 yılındaki fikir birliği belgesine göre cerrahi tedavi, kalıcı kilo kaybı için önerilen tek yöntemdir. Genel olarak cerrahi müdahale şu durumlarda uygundur:

  1. Vücut Kitle İndeksi (VKİ/BMI) 40 ve üzerinde olan, diyetle kilo veremeyen hastalar.
  2. Vücut Kitle İndeksi 35 üzerinde olan ve obeziteye bağlı diyabet, tansiyon, vasküler hastalıklar veya eklem rahatsızlıkları gibi ek sorunlar yaşayan hastalar.

Operasyon Kararı Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahi sürece karar veren hastaların dikkat etmesi gereken en kritik nokta, ameliyatı gerçekleştirecek cerrahın ve hastanenin gerekli altyapı ve deneyime sahip olmasıdır. Obezite cerrahisi ve sonrası bir ekip işidir.

  • Erişilebilirlik: Hasta, operasyon sonrası her ihtiyaç duyduğunda doktoruna ve diyetisyenine ulaşabilmelidir.
  • Takip Süreci: Ciddi komplikasyonlar genellikle erken dönemde doktora ulaşılamamasından kaynaklanır. Diyetisyen, hastayı belirli aralıklarla kontrol ederek kilo verme programını yönetmelidir.

Obezite Cerrahisinde Uygulanan Yöntemler

Bilimsel olarak kabul görmüş birçok teknik bulunmakla birlikte, günümüzde iki yöntem ön plana çıkmaktadır:

  • Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (Kapalı Tüp Mide Operasyonu)
  • Laparoskopik Mini Gastrik By-Pass

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) Operasyonu Nedir?

Dünyada en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemi olan tüp mide ameliyatı, midenin yemeklerle en çok büyüyen kısmının çıkarılması işlemidir. Mide, operasyon sonrası tüp şeklini aldığı için bu ismi almıştır.

Tüp mide operasyonunun temel mekanizmaları şunlardır:

  • Kısıtlama: Midenin kalan kısmı esnek değildir; küçük porsiyonlarla dolar ve hızlı tokluk hissi yaratır.
  • Hormonal Değişim: Acıkma hissine neden olan Grelin hormonu, midenin çıkarılan fundus kısmında üretilir. Bu kısmın alınmasıyla iştah belirgin şekilde azalır.
  • Emilim: Bu prosedür emilimi bozmaz; sadece gıda alımını kısıtlar. Bu sayede vitamin ve mineral eksikliği riski diğer yöntemlere göre çok daha düşüktür.

Tüp Mide Ameliyatının Avantajları ve Dezavantajları

AvantajlarDezavantajlar
Gıda emilimini bozmaz, vitamin eksikliği azdır.Gastrik by-pass'a göre biraz daha az kilo verdirir.
1 yılda fazla kiloların %70'ini verdirir.Zorlanırsa midede yeniden genişleme olabilir.
Yandaş hastalıkları %60-80 oranında iyileştirir.Yüksek kalorili sıvı tüketimi (çikolata, kola vb.) başarıyı düşürür.
Kapalı (laparoskopik) yapılır, iz bırakmaz.Mide dikiş hattında kaçak riski mevcuttur.
Hastanede kalış süresi ortalama 3 gündür.

Obezite Operasyonlarının Riskleri ve Komplikasyonlar

Her cerrahi işlemde olduğu gibi obezite ameliyatlarında da risk mevcuttur. Ancak gelişen teknoloji ve artan cerrahi deneyim ile riskler minimuma indirilmiştir. Tüp mide ameliyatında risk oranı %1'in altındadır; mortalite (ölüm) oranı ise %0,25 gibi oldukça düşük bir seviyededir.

Kaçak Durumunda Tedavi Süreci

Operasyon sonrası çarpıntı, ateş, karın ağrısı veya yara yerinde akıntı gibi belirtiler mide dikiş hattından kaçak ihtimalini gösterir. Bu durumda:

  • BT (Bilgisayarlı Tomografi) veya endoskopik inceleme ile kaçak tespit edilir.
  • Küçük kaçaklarda drenaj ve antibiyotik tedavisi uygulanır.
  • Büyük kaçaklarda laparoskopik onarım veya özel tüpler (stent) yerleştirilerek tedavi sağlanır.

Diğer Olası Sorunlar:

  • Kanama (en sık görülen sorun)
  • Derin ven trombozu
  • Aşırı mide darlığı (yutamama, bulantı)
  • Reflü ve yara yeri enfeksiyonu

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObezite tedavi yöntemleriObezite cerrahisi sonrası beslenmeObezite oranıObezite cerrahisi riskleriObezite cerrahisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul, 1979 yılında doğdu. İlkokul eğitimini Giresun'un Eynesil ilçesinde; ortaokul ve lise eğitimini ise Giresun Hamdi Bozbağ Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 1998 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde tıp eğitimine başladı ve 2004 yılında mezun oldu.  Mezuniyetinin ardından, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi Genel Cerrahi bölümünde Genel cerrahi ihtisasını sürdürdü. Kolorektal, hepatobilier, üst gastrointestinal sistem, endokrin ve meme cerrahisi eğitimini 2010 yılında tamamlayarak genel cerrahi uzmanı unvanını aldı, ''Total tiroidektominin Hemitiroidektomi aşamasında çalışılan İPTH ile postoperatif hipoparatiroidizm arasındaki ilişkinin araştırılması'' konulu tezini yazdı ve 2011 yılında, Türk cerrahi Derneğinin düzenlemiş olduğu Board sınavını başarı ile tamamladı ve Türk Cerrahi Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.