Doktorsitesi.com

hemoroidlerinizden ağrısız kurtulun

Op. Dr. Fatih Kul
Op. Dr. Fatih Kul
12 Şubat 2016840 görüntülenme
Randevu Al
hemoroidlerinizden ağrısız kurtulun
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hemoroid Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Hemoroid, anal kanalı çevreleyen toplardamarların çeşitli nedenlerle genişlemesi ve sarkması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Anal bölgede kaşıntı, şişlik ve kanama gibi belirtilerle kendini gösteren bu rahatsızlık, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Damar ağının konumuna bağlı olarak bu yapılar, iç hemoroid veya dış hemoroid olarak iki ana grupta sınıflandırılır.

Hemoroid Oluşumunu Tetikleyen Faktörler

Hemoroid gelişiminde en temel etken kronik ıkınma problemidir. Bunun yanı sıra aşağıda belirtilen durumlar hemoroid riskini önemli ölçüde artırmaktadır:

  • Kronik kabızlık ve tuvalette uzun süre oturma,
  • Kronik ağır kaldırma ve kronik öksürük,
  • Gebelik süreci,
  • Düşük lifli gıdalarla beslenme alışkanlığı,
  • Prostata bağlı gelişen zor işeme durumu.

Önemli bir detay olarak; acılı ve baharatlı yemekler hemoroid oluşum riskini doğrudan artırmasa da mevcut hastalarda ağrı hissinin artmasına neden olabilir.

Hemoroid Tedavi Yöntemleri ve Evreleme

Hemoroid vakalarının tamamı cerrahi müdahale gerektirmez; tüm hastaların sadece %10'u ameliyat aşamasına gelir. Tedavi planlaması genellikle hastalığın evresine göre şu şekilde belirlenir:

  1. Evre 1 ve 2: Genellikle medikal tedavi ve diyet düzenlemeleri ile kontrol altına alınır.
  2. Evre 3 ve 4: Bu aşamadaki hemoroidler genellikle ameliyat ile tedavi edilir.
  3. Dirençli Vakalar: Medikal tedaviye yanıt vermeyen evre 2 hemoroidler de cerrahi olarak opere edilebilir.

Klasik Hemoroid Ameliyatı ve Dezavantajları

Klasik ameliyat teknikleri, hemoroidal şişliklerin cerrahi aletlerle (makas, bıçak, elektrokoter, lazer veya damar kapatma cihazları) kesilerek çıkarılması esasına dayanır. Bu yöntemde en büyük sorun, hastaların en sık yakındığı konu olan ameliyat sonrası şiddetli ağrıdır.

Modern ve Ağrısız Tedavi Yöntemleri

Günümüzde, ameliyat sonrası ağrının minimal olduğu veya hiç hissedilmediği modern yöntemler popülerlik kazanmıştır. Bu yöntemlerin başında Longo yöntemi ve lazerle tedavi gelmektedir.

Longo Yöntemi (Stapler Hemoroidektomi)

Klasik cerrahide makat çevresinde en az üç bölgede yara oluşturulurken, Longo yönteminde makat dışında herhangi bir yara oluşmaz. İşlem, sinir ağından fakir olan iç bölgede gerçekleştirildiği için ağrı duyusu oldukça azdır.

  • Başarı Alanları: Makat sarkması (rektal mukozal prolapsus) ve ileri derece (evre 3-4) hemoroidlerde en başarılı sonuçları verir.
  • Avantajları: Çok az ağrılı olması, sarkmayı önlemesi ve hastanın 1-2 gün içinde işine dönebilmesidir.

Lazer ile Hemoroid Ameliyatı

Bu yöntemde, hemoroidin kökündeki damar özel bir lazer cihazı ile yakılarak kanlanması engellenir. Kanlanması kesilen hemoroid dokusu zamanla kendiliğinden kaybolur. Özellikle tek ve büyük hemoroidi olan hastalarda oldukça etkilidir. Ağrısız bir süreç sunduğu için hastalar günlük hayatlarına hızla dönebilir.

Ameliyat Tekniklerinin Karşılaştırmalı Analizi

Aşağıdaki tabloda, farklı cerrahi yöntemlerin klinik sonuçları ve iyileşme süreçleri karşılaştırılmıştır:

Ameliyat TekniğiMaliyetAğrı Düzeyiİşe Dönüş SüresiNüks (Tekrarlama) Oranı
Klasik Yöntem+Orta - Çok10-15 Gün%1 - 4
Stapler (Longo)++Az - Yok1-2 Gün%2 - 6
Lazer++Az - Yok1-2 Gün%8 - 12

Sonuç olarak; günümüzde hastalar hemoroid tedavisi için klasik ve ağrılı yöntemlere mecbur değildir. Ayrıntılı muayene neticesinde uygun hastalara uygulanan modern tekniklerle, ağrısız ve konforlu bir tedavi süreci mümkündür.

Etiketler

Hemoroidlerin tedavisiHemoroidler nedirLongo yöntemiLazer ile hemoroid ameliyatı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul, 1979 yılında doğdu. İlkokul eğitimini Giresun'un Eynesil ilçesinde; ortaokul ve lise eğitimini ise Giresun Hamdi Bozbağ Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 1998 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde tıp eğitimine başladı ve 2004 yılında mezun oldu.  Mezuniyetinin ardından, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi Genel Cerrahi bölümünde Genel cerrahi ihtisasını sürdürdü. Kolorektal, hepatobilier, üst gastrointestinal sistem, endokrin ve meme cerrahisi eğitimini 2010 yılında tamamlayarak genel cerrahi uzmanı unvanını aldı, ''Total tiroidektominin Hemitiroidektomi aşamasında çalışılan İPTH ile postoperatif hipoparatiroidizm arasındaki ilişkinin araştırılması'' konulu tezini yazdı ve 2011 yılında, Türk cerrahi Derneğinin düzenlemiş olduğu Board sınavını başarı ile tamamladı ve Türk Cerrahi Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.