Doktorsitesi.com

GÖRH(Mide reflü hastalığı) nedir? Nasıl tedavi edilir?

Op. Dr. Fatih Kul
Op. Dr. Fatih Kul
4 Ocak 2016711 görüntülenme
Randevu Al
GÖRH(Mide reflü hastalığı) nedir? Nasıl tedavi edilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

GÖRH (Mide Reflü Hastalığı) Nedir?

GÖRH (Gastroözofageal Reflü Hastalığı), mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması olarak tanımlanan kronik bir durumdur. Yemek borusunun mide ile birleştiği noktada, içeriğin geri kaçmasını engelleyen ve LES (Lower Esophageal Sphincter) adı verilen kas yapısı bulunur. Bu yapının görevini tam olarak yerine getirememesi sonucunda asitli mide içeriği yukarı sızarak yemek borusuna zarar verir.

Reflü mekanizması sıklıkla mide fıtığı ile birlikte görülmektedir. Bunun yanı sıra mide boşalmasının normalden yavaş olması veya yemek borusundaki hareket bozuklukları da hastalığın oluşumunda temel rol oynayan diğer faktörlerdir. Bu durum, hastanın yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilen bir sağlık sorunudur.

GÖRH (Mide Reflü Hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın en karakteristik ve tanı koydurucu belirtileri arasında ağıza acı su gelmesi, ekşime ve göğüste yanma hissi yer alır. Ancak bu belirgin semptomlar hastaların sadece yarısında görülmektedir. Diğer hasta grubunda ise daha karmaşık ve atipik bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Atipik reflü belirtileri şunlardır:

  • Midede yanma, ekşime ve dolgunluk hissi,
  • Geğirme, bulantı ve kusma,
  • Ses kısıklığı, sabahları seste çatallanma ve ağız kokusu,
  • İnatçı öksürük, boğazda takılma veya kitle hissi,
  • Kalbe baskı ve çarpıntı hissiyle birlikte göğüste sıkışma,
  • Kronik farenjit, sinüzit ve astım atakları,
  • Dişlerde mine kaybına bağlı hassasiyet ve diş çürükleri.

Reflünün en tipik bulgusu olan ve "Heart burn" olarak adlandırılan durum, göğüs kafesi arkasında hissedilen şiddetli ağrıdır. Bu yanma ve kesilme hissi, genellikle kaburgalar ile boyun arasındaki bölgede yoğun bir şekilde hissedilir.

GÖRH Tanısı Nasıl Konur?

Mide reflü hastalığının teşhisinde modern tıbbın sunduğu çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Tanı süreci, hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesiyle başlar ve gerekli durumlarda ileri tetkiklerle desteklenir.

1. Semptom Değerlendirmesi ve Tedavi Yanıtı

Hastada göğüste yanma ve ağıza acı su gelme gibi belirgin şikayetler varsa reflüden şüphelenilir. Bu aşamada hastaya deneme amaçlı medikal tedavi uygulanır. Tedaviden fayda görülmesi tanıyı desteklese de, mide ülseri gibi diğer hastalıklar da bu ilaçlarla düzelebildiği için bu yöntem tek başına her zaman yeterli olmayabilir.

2. Endoskopi

Endoskopi, yemek borusu ve midenin doğrudan incelenmesini sağlayan yaygın bir yöntemdir. Yemek borusunun alt ucundaki yaralar, kızarıklıklar veya kapakçık sistemindeki gevşeklikler tanı için önemli veriler sunar. Ancak endoskopinin normal çıkması reflü ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz; şüpheli durumlarda ek testlere ihtiyaç duyulur.

3. pHmetre

Reflü tanısında altın standart olarak kabul edilen yöntemdir. Yemek borusuna yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla 24 saat boyunca asit kaçakları ölçülür. Kesin tanı koydurucu bir yöntem olmasına rağmen, her hastada uygulanması zorunlu değildir; ancak şüpheli olgularda mutlaka başvurulmalıdır.

4. Manometre

Özellikle yutma güçlüğü ve ağrılı yutma şikayeti olan hastalarda tercih edilir. Endoskopide bu şikayetleri açıklayacak bir kitle veya patoloji bulunamadığında, yemek borusunun kasılma gücünü ölçmek amacıyla manometre testine ihtiyaç duyulabilir.

GÖRH Tedavi Yöntemleri

Mide reflüsü tedavisinde hastanın durumuna göre üç temel protokol uygulanmaktadır. Tedavi süreci genellikle yaşam tarzı değişiklikleri ile başlar.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Yaşam Tarzı DeğişiklikleriTetikleyici faktörleri ortadan kaldırmak ve mide basıncını azaltmak.
İlaç TedavisiMide asidini baskılayarak şikayetleri kontrol altına almak.
Cerrahi Tedaviİlaçla düzelmeyen veya kronikleşen vakalarda kalıcı çözüm sağlamak.

Yaşam Tarzı ve Beslenme Düzeni

Tedavinin ilk adımı çay, kahve, asitli içecekler, acı baharatlar, sigara ve alkol tüketimini sonlandırmaktır. Ağır ve yağlı yemekler mide boşalımını yavaşlattığı için reflüyü tetikler. Ayrıca stresten uzak durmak, yüksek yastık kullanmak ve gece yatmadan önceki son 3-4 saati yemeksiz geçirmek kritik öneme sahiptir.

Cerrahi Müdahale ve Laparoskopik Reflü Ameliyatı

Diyet ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilacı bıraktığı anda şikayetleri nükseden hastalara cerrahi tedavi önerilir. Günümüzde modern bir yaklaşım olan laparoskopik (kapalı) yöntem, açık ameliyata göre daha az ağrı, iz kalmaması ve hızlı iyileşme süreci gibi avantajlar sunar.

Laparoskopik reflü ameliyatı, genel anestezi altında karın bölgesinden açılan 4-5 küçük delikten gerçekleştirilir. Eğer hastada mide fıtığı varsa, mide normal konumuna çekilir ve diyaframdaki açıklık dikiş veya özel yamalarla onarılır. Midenin üst kısmı yemek borusunun etrafına sarılarak kapakçık mekanizması güçlendirilir. Doğru hasta seçimiyle bu operasyonun başarı oranı %95'in üzerindedir.

Etiketler

Reflü hastalığının belirtileriReflü tanısıReflü ameliyatlarıReflünün cerrahi tedavisiGörh(mide reflü hastalığı) nasıl tedavi edilir?Görh(mide reflü hastalığı) tanısı nasıl konur?Görh(mide reflü hastalığı) belirtileri nelerdir?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul

Op. Dr. Fatih Kul, 1979 yılında doğdu. İlkokul eğitimini Giresun'un Eynesil ilçesinde; ortaokul ve lise eğitimini ise Giresun Hamdi Bozbağ Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 1998 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde tıp eğitimine başladı ve 2004 yılında mezun oldu.  Mezuniyetinin ardından, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi Genel Cerrahi bölümünde Genel cerrahi ihtisasını sürdürdü. Kolorektal, hepatobilier, üst gastrointestinal sistem, endokrin ve meme cerrahisi eğitimini 2010 yılında tamamlayarak genel cerrahi uzmanı unvanını aldı, ''Total tiroidektominin Hemitiroidektomi aşamasında çalışılan İPTH ile postoperatif hipoparatiroidizm arasındaki ilişkinin araştırılması'' konulu tezini yazdı ve 2011 yılında, Türk cerrahi Derneğinin düzenlemiş olduğu Board sınavını başarı ile tamamladı ve Türk Cerrahi Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.