Doktorsitesi.com

Nedeni çok basit: ÖRGÜTSEL BAĞLILIK!

Psk. Elif Sevim
Psk. Elif Sevim
10 Temmuz 2023113 görüntülenme
Randevu Al
Bilimsel araştırmalarda, “kurumsal bağlılık”, “örgütsel bağlılık”, “işletmeye bağlılık” ve “organizasyona bağlılık” kelimeleri aynı anlamda kullanılmakta ve birçok tanıma sahip olmaktadır.
Nedeni çok basit: ÖRGÜTSEL BAĞLILIK!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Örgütsel Bağlılık Kavramı ve Tanımı

Bilimsel araştırmalarda; kurumsal bağlılık, örgütsel bağlılık, işletmeye bağlılık ve organizasyona bağlılık terimleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Genel bir çerçeveden bakıldığında örgütsel bağlılık; bir çalışanın kurumun değerlerini ve hedeflerini benimseyerek, basit bir çıkar ilişkisinden ziyade duygusal bir bağ kurması ve örgütün yanında yer alma hissidir. Bu kavram, bireyin kurumuyla bütünleşmesinin ve güçlü bir sadakat duygusu geliştirmesinin temel sonucudur.

Örgütsel bağlılık, çalışanın örgüt hedeflerine olan inancı, bu değerleri kabul etmesi ve kurumdaki yerini korumak adına sürekli bir istek duyması olarak tanımlanır. Bu süreçte çalışan, organizasyonun başarısı için elinden gelen tüm çabayı gösterme eğilimindedir.

Allen ve Meyer’in Üç Boyutlu Örgütsel Bağlılık Modeli

Örgütsel bağlılık kavramı, literatürde farklı boyutlar altında incelenmiştir. Bu alanda en yaygın kabul gören yaklaşım, Allen ve Meyer (1991) tarafından geliştirilen üç boyutlu örgütsel bağlılık modelidir. Bu model, çalışanların kuruma olan bağlılıklarını üç temel kategoride ele alır:

Bağlılık BoyutuTemel Odak Noktası
Duygusal BağlılıkDuyguların ve istekliliğin ön planda olduğu bağlanma türü.
Devam BağlılığıMaddi etkenler ve zorunluluklardan kaynaklanan bağlılık türü.
Normatif BağlılıkAhlaki sorumluluklar ve etik kurallar gereği hissedilen bağlılık.

1. Duygusal Bağlılık

Duygusal bağlılık, çalışanın örgütün değerlerini tamamen kabul etmesi ve kurumda kalmayı gönüllü olarak istemesi durumudur. Bu bağlılık düzeyine sahip olan işgörenler, örgüt çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutar. Kendi faydalarına olabilecek durumlardan feragat ederek, kurumun başarısı için özveriyle çalışmaya devam ederler. Bireysel özellikler ve iş deneyimleri bu bağlılık türünü doğrudan etkiler.

2. Devam Bağlılığı

Çalışanların, harcadıkları emek ve zamanın boşa gitmemesi adına hissettikleri zorunlu bağlılık türüdür. Devam bağlılığı, çalışanın işten ayrılması durumunda karşılaşacağı maddi kayıplar ve alternatif iş seçeneklerinin yokluğu üzerine kuruludur. Bu modelde çalışanlar, başka bir organizasyonda aynı sürekliliği sağlayamayacaklarını düşündükleri için mevcut kurumlarında kalmayı bir ihtiyaç olarak görürler.

3. Normatif Bağlılık

Normatif bağlılık, çalışanın kurumda kalmayı bir ahlaki görev ve etik bir zorunluluk olarak görmesidir. İşgören, kurumun bu bağlılığı hak ettiğine inanır ve orada çalışmayı kendi sorumluluğu olarak kabul eder. Bu bağlılık türü üzerinde, bireyin kültürel yapısı ve sosyal çevresinin özellikleri belirleyici bir rol oynamaktadır.

Ruh Sağlığı ve Profesyonel Destek

İş hayatındaki bu bağlılık süreçlerini göz önünde bulundurarak, önceliklerinizi belirlemek ve ruh sağlığınızı korumak adına kendinizle sağlıklı bir iletişim kurarak adım atabilirsiniz. Örgütsel süreçler ve bireysel iyi oluşunuz hakkında profesyonel bir danışmanlık almak isterseniz, bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler

Nedeni çok basit: ÖRGÜTSEL BAĞLILIK!

Yazar Hakkında

Psk. Elif Sevim

Psk. Elif Sevim

Psikolog Elif Sevim, psikoloji lisansını başarı belgesi ile tamamladıktan sonra yüksek lisansını da üstün başarı belgesiyle tamamlayarak uzmanlığını almaya hak kazanmıştır. Bakanlıkta, kliniklerde ve üniversitelerde hem danışman hem de eğitmen olarak çalışmalarda bulunmuştur. Şu anda kurucusu olduğu Jüpiter Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık Merkezinde danışan görmeye devam etmektedir.                                                                                                           

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.