Doktorsitesi.com

MESLEKLERİN HAYAT KALİTESİNİ ELE GEÇİRMESİ

Psk. Beyzanur Ceyhan
Psk. Beyzanur Ceyhan
1 Ekim 2022207 görüntülenme
Randevu Al
Günlük işlerin başlamasıyla birlikte hepimiz kendimizi hızlı bir temponun içinde buluyoruz. Hep daha iyiye, bir sonraki adıma veya günlük işlerin yetişmesine odaklı oluyoruz. Başlangıç için kendimize göre motivasyon kaynakları belirliyoruz. Hareket ve davranışlarımızı başlatan içsel bir güçle “Haydi bakalım” diyerek yola koyuluyoruz. . Zaman zaman da gün içinde yetişmeyen işler bizler için büyük bir stres faktörü olarak şekil değiştiriyor. Motivasyonun kaynağı olan içsel gücümüz bu tatmin ve stres faktörlerine göre ertesi güne devrediliyor. Tatmin ve stres faktörleri zamanla zihinsel düzenlemelerimizi değiştiriyor. Fazla tatminkar bir tutum sergilediğimiz zamanlarda bizi var eden ve beslendiğimiz kaynak, tamamlamaya odaklandığımız işler oluyor. Stres faktörleriyle sıradaki günlere devam ettiğimiz zamanlarda ise kendi benliğimizi kaybedip içimizdeki yıkımlara alan açıyoruz. Bu döngü gözlemlediğim kadarıyla kırılmadığı sürece sonsuza kadar devam edebiliyor. Peki bu döngünün içinde biz insani boyutumuzu ne kadar koruyup kendimize alan ayırıyoruz ?
MESLEKLERİN HAYAT KALİTESİNİ ELE GEÇİRMESİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İş Hayatının Hızlı Temposu ve Zihinsel Etkileri

Günlük rutinlerin başlamasıyla birlikte kendimizi yoğun bir temponun içerisinde buluyoruz. Sürekli daha iyiye ulaşma, bir sonraki adımı planlama veya işleri yetiştirme odaklı yaşıyoruz. İçsel motivasyon kaynaklarımızla hareket ederek güne başlıyor; bazen işleri bitirmenin tatminiyle günü kapatırken, bazen de yetişmeyen işlerin yarattığı stres faktörleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu döngü, zamanla zihinsel düzenlemelerimizi ve hayata bakış açımızı şekillendirmeye başlıyor.

Mesleki Sıfatların Benlik Üzerindeki Hakimiyeti

Toplum içerisinde var olmak ve hayatımızı idame ettirmek amacıyla kendimize çeşitli mesleki sıfatlar ediniyoruz. Ancak zamanla bu sıfatlarla o kadar bütünleşiyoruz ki, bireysel benliğimiz bu kimliklerin gölgesinde kalabiliyor. Farklı meslek grupları, günün yorgunluğunu ve ertesi günün planlarını özel hayatlarına, uykularına ve hatta rüyalarına taşıyor.

Hayatın içinde aktif rol alan bazı meslek grupları şunlardır:

  • Mühendisler: Proje yetiştirme kaygısıyla uykuya dalanlar.
  • Sağlık Çalışanları: Yoğun tempo altında hizmet verenler.
  • Ev Hanımları: Ev düzeni ve misafir memnuniyeti odağında günü bitirenler.
  • Avukatlar: Duruşma senaryoları kurarak zihnini meşgul edenler.
  • Eğitimciler ve Girişimciler: Sürekli bir sonraki adımı planlayanlar.

Koşturmanın Getirdiği Duygusal İhmal

İş hayatındaki ciddi tempo ve emek, bireyin kendisini, ailesini ve sevdiklerini görememesine neden olabiliyor. Sürekli bir yerlere yetişme çabası, anda kalma becerisini zayıflatırken, tahammül seviyesini de düşürüyor. "Zaten yoruldum" yaklaşımıyla, kişinin hem kendisine hem de çevresine ayıracağı kaliteli vakit sürekli erteleniyor. Bu durum, insani boyutun korunmasını ve kişisel alanların yaratılmasını zorlaştırıyor.

Öz Şefkat ve Bireysel Alan Yaratmanın Önemi

Mesleki koşturmanın yarattığı tahammülsüzlüğü kırmanın yolu, sadece aileyle vakit geçirmek değil, aynı zamanda bireyselleşme ihtiyacını karşılamaktır. Kendimizi ihmal ettiğimiz sürece, en sevdiklerimize bile farkında olmadan zarar verebilir veya alan ihlalleri yapabiliriz. Öz şefkat çalışmaları ve sadece kendimize ayıracağımız bireysel alanlar, içsel gücümüzü olumlu yönde tetikleyen unsurlardır.

KavramTanım ve Etki
Öz ŞefkatKişinin kendisine karşı anlayışlı ve nazik olma pratiğidir.
Bireysel AlanMesleki ve sosyal rollerden arınmış, kişisel dinlenme alanıdır.
DopaminBaşarı ve haz anlarında salgılanan, motivasyonu artıran hormondur.

Küçük Adımlarla Anda Kalma Deneyimi

Kendimize alan ayırmayı genellikle büyük ve zaman alıcı aktiviteler (örneğin spora gitmek) olarak algılıyoruz. Oysa anda kalmak, yarım saatlik bir kahve molasında bile mümkündür. Mesleki deformasyon nedeniyle kahve içerken bile iş düşünmek, zihni zehirleyen bir faktördür. Sadece kahvenin tadına ve o ana odaklanmak, iş yükünü omuzlardan kısa süreliğine de olsa atmaya yardımcı olur. Bu farkındalık, beyindeki haz alma duyusunu tetikleyerek bedenin ve zihnin bir bütün olarak iyileşmesini sağlar.

Profesyonel Destek ve İçsel Kaynakların Keşfi

Hayat her zaman planladığımız gibi akmayabilir ve bazen kendi başımıza yarattığımız alanlar yeterli gelmeyebilir. Doğan Cüceloğlu’nun belirttiği gibi; "Sen hüzünlüsün diye dünya durup sana yol vermeyecek." Yanlış durakta beklemek yerine, fark edemediğiniz içsel kaynaklarınızı keşfetmek için bir uzmandan destek almak kritik bir adımdır.

Eğer iş hayatı hayatınızın tek merkezi haline geldiyse, bir ruh sağlığı uzmanından profesyonel yardım alarak içsel gücünüzü yeniden yapılandırabilirsiniz. Belki de potansiyeliniz, bir fincan kahvenin sunduğu huzurdan çok daha fazlasıdır.


Beyzanur CEYHAN
Psikolog & Aile Danışmanı

¹ Cüceloğlu, D. (2008). İyi düşün doğru karar ver: Özgün yaşam üzerine Yakup Bey'le söyleşiler. 50. Baskı. İstanbul: Remzi Kitapevi.

Etiketler

PsikolojikÇift terapisiPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerAilePsikologKronik yorgunluk sendromuBireysel psikoterapierzurum psikolog

Yazar Hakkında

Psk. Beyzanur Ceyhan

Psk. Beyzanur Ceyhan

Psikolog Beyzanur Ceyhan, Psikoloji lisans programını İstanbul Aydın Üniversitesi'nden onur öğrencisi olarak tamamladı. Lisans eğitimi sürecindeyken ve sonrasında birçok kurum ve kuruluşta gönüllü olarak yer aldı. Bu süreçte staj yaptığı kurumlar, Darülaceze, Filika Psikolojik Danışmanlık Merkezi, T.C. Adalet Bakanlığı Aile Mahkemesi’dir. Mesleki gelişim sürecine katkı sağlayan gönüllülüklerini Türk Psikologlar Derneği, Psikoterapi ve Psikososyal Çalışmalar Derneği, Otistikler Derneği, UCİM ve PAGEP’te tamamladı. Bu derneklerin çoğunun koordinasyon ekiplerinde hâlâ aktif olarak gönüllü görev alarak mesleki gelişimine katkı sağlamakla birlikte mesleğini sahada gönüllü olarak da sürdürmektedir. Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi Travma ve Kriz birimi tarafından düzenlenen, İzmir Depremi ve Covid-19 sürecinden etkilenen bireylere yönelik psikososyal destek çalışmalarının triaj ekibinde yer aldı. Aynı zamanda UCİM derneği ile birlikte Kahramanmaraş depreminde sahada gönüllü psikolog unvanıyla yer aldı, psikolojik ilk yardım ve psikososyal destek çalışmalarının içinde bulundu. Tamamladığı ve çoğunun organizasyonunda yer aldığı eğitimleri; Travma Dersleri, Psikoonkoloji Eğitimi ve Süpervizyon Çalışmaları, Yeterince İyi Aile Eğitimi, Çift Terapisi Dersleri, Travma Psikolojisi Eğitimi, Psikolojik İlk Yardım ve Psikososyal Destek Eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi, Aile Danışmanlığı Eğitimi, Oyun Terapisi Eğitimi, Eğiticinin Eğitimi, Çocuk Bakımı ve Gelişimi Eğitimi, Bilişsel Davranış Terapisi Eğitimi şeklindedir ve bu başlıklarda yeterliliğe sahiptir. Ek olarak çalışmalarında temel aldığı ekol olan EMDR terapisi eğitiminin birinci düzey ve ikinci düzeyini tamamlayarak uygulayıcı ünvanını Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden aldı. İstanbul Psikodrama Enstitüsü'ne bağlı olan Kayseri Psikodrama Enstitüsü'nden psikodrama eğitimlerine devam etmektedir. İnsan ile çalışmanın getirdiği etik kuralları temeline oturtarak ,birçok gönüllü saha çalışması ve eğitimlerle, dinamikliğini kaybetmemek, mesleki bilgilerini güncel tutmak ve etik bağlamından şaşmamak için çalışmalarına devam etmektedir. Bütün mesleki birikimleriyle danışanlarına fayda sağlamak için kurucusu olduğu, Erzurum/Terminal Caddesi'nde yer alan Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde danışan kabulüne devam etmektedir. Kurumunda aynı zamanda mesleki bilgi ve donanımlarıyla fayda sağlamak ve daha çok kişiye ulaşmak amacıyla çeşitli eğitim ve atölye çalışmaları yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.