Doktorsitesi.com

TRAVMATİK ANILARIN BEDENDEKİ İZLERİ

Psk. Beyzanur Ceyhan
Psk. Beyzanur Ceyhan
1 Kasım 2023220 görüntülenme
Randevu Al
Beden kayıt tutar, asla unutmaz, mesaj vermek ister. Yaşadığı her şeyin hatırasını tamamıyla bünyesinde saklayan bir organizmadır. Tehdidi kaydeder ancak bilinçli zihin hiçbir şey olmamış gibi davranabilir. Yine de yıllar önce yaşadığımız bir olayı bazen minik bir dokunuş, bir koku, olay, kişiler veya mekanla hatırlayabiliriz. Hatırlamayla birlikte tanımlayamadığımız bir his yaşayabiliriz. Literatür bu hisse "beden hafızası" diyor. Yaşanılan bazı anılar bedende mühürlenir. Zihin unutsa da bedenin hatırlamasına bir 'an' yardımcı olur. Hissi netleştiremesek de bedende kaydı vardır. Belki zaman zaman omuzlarında hissettiğin ağırlık, karnında yayılan his, boğazında yükselen sıcaklık... Ya da senin bedeninde tezahürü bambaşka olan ifade... Bütün bunlar senin için ne anlama geliyor ? Bedeninde hissettiklerin başka bir zamandan tanıdık geliyor mu ? Tam da şu anda bedenin sana ne diyor ? Kaydı tutan bedenin öz farkındalığı geçmişin zulmünü rahatlatmanın ilk adımıdır. Bedeninin diline güvenli bir alanda  EMDR terapisi ile kulak verebilirsin.
TRAVMATİK ANILARIN BEDENDEKİ İZLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma Nedir? Baş Etme Kapasitesinin Aşılması

İlk insanın var oluşuyla birlikte "an" kavramı meydana gelmiştir. Kişinin yaşamı boyunca, geçmişten geleceğe deneyimlediği her olay birer anı haline gelir. Bu uzun yolculukta bazı anılar, bireyin mevcut ve öğrenilmiş baş etme stratejilerini aşması nedeniyle zorlayıcı olabilir. Günlük hayatın akışında baş etme kaynaklarımızı aşan bu tür anılar literatürde travma olarak adlandırılmaktadır. Travmatik olaylar; kontrol edemeyeceğimizi hissettiğimiz, bizi yok edeceğinden korktuğumuz ve kaynaklarımızı zorlayan yaşantılardır.

Travma Türleri: Büyük-T ve Küçük-t Ayrımı

Yazar Maggie Scarf, travmatik olayları anlamlandırmak için Büyük-T travmaları ve Küçük-t travmaları şeklinde bir ayrım yapmıştır. Bu iki kavram arasındaki temel farklar şu şekilde özetlenebilir:

Travma TürüÖzellikleri
Büyük-T TravmalarıHayatı tehdit eden durumlar ve dış tehditler içerir.
Küçük-t TravmalarıHayatı doğrudan tehdit etmeyebilir, dış tehdit belirgin değildir ancak yıkıcı ve rahatsız edici olabilir.

Sıklıkla basit ve normal görünen birçok olay, farkında olmadan birey üzerinde travmatik bir etki yaratabilir. Bu nedenle, Küçük-t travmalarının da en az Büyük-T travmaları kadar önemsenmesi gerekmektedir.

Travma Anında Savunma Mekanizmaları ve İnkar

Travmatik bir olay meydana geldiğinde, zihnin bu durumu o anda idrak etmesi ve diğer bilgilerle birleştirmesi genellikle mümkün olmaz. Kişi, etkili baş etme kapasitesini yitirirken mantıklı ve güvenilir bir birey olduğuna dair inancını da kaybedebilir. Bu yoğun durumdan korunmak için zihin şu yöntemleri tercih edebilir:

  • Reddetme ve İnkar
  • Unutmaya Çalışma ve Baskılama
  • Şok ve Donakalma
  • Disosiyasyon (Ayrışma)

Bu yöntemler bazen o kadar etkili kullanılır ki, ilerleyen süreçlerde olay tam olarak hatırlanamayabilir. Birey, olayın gerçekliğini sorgulayabilir; mekanı, kişileri veya zamanı netleştirmekte zorlanabilir. Bilinçli zihin yaşananları reddetse de, kişi şimdiki zamanda belirli döngülere sıkışıp kalarak yaşamını tam anlamıyla sürdürememe problemi ile karşı karşıya kalır.

Beden Hafızası: Zihin Unutur, Beden Hatırlar

Birçok birey travmanın sadece büyük trajedilerden oluştuğunu düşünse de, Gabor Mate’nin ifadesiyle; "Travma sana olan şey değil, senin içinde olandır." Bedenimiz, yaşadığımız her deneyimin hatırasını bünyesinde saklama özelliğine sahiptir. Biz olayları koruma içgüdüsüyle unutsak bile, bedenimiz bu kaydı tutar.

Travma sonrası beden, bir alarm ve kendini koruma kalıbı içine girerek adeta sıkı sarılmış bir paket gibi gerginleşir. Alt beyin kökümüz tetikte kalmaya devam eder. Beden asla yalan söylemez ve bu kayıtlar şu fiziksel sorunlara yol açabilir:

  • Duruş bozuklukları
  • Sağlıksız ve ağrıyan dokular
  • Kronik baş ve sırt ağrıları
  • Dolaşım ve hareket sorunları

Bedensel Öz Farkındalık ve İyileşme

Zihin yaşananı reddetse bile, bazen bir koku, bir dokunuş veya bir mekan, bedende mühürlenmiş olan o anıyı tetikleyebilir. Tanımlanamayan ve şimdiki zamanda zorluk çıkaran bu hislere beden hafızası denir. Bedensel öz farkındalık, geçmişin üzerimizdeki baskısını hafifletmenin ilk adımıdır.

Duygular Yoğunlaştığında Bedene Sorulacak Sorular

Duygularınızın yoğun olduğu anlarda bedeninize şu soruları yönelterek içsel dünyanıza dokunabilirsiniz:

  1. Duyguyu tam olarak bedeninin neresinde hissediyorsun?
  2. Bu duyguya 10 üzerinden kaç puan verirsin?
  3. Bedeninin rahatsız olan bölümü konuşsaydı ne söylerdi?
  4. Omuzlardaki ağırlık veya karındaki his senin için ne anlama geliyor?
  5. Bu hisler başka bir zamandan tanıdık geliyor mu?
  6. Şu anda bedenin sana ne diyor?

Profesyonel Destek Almanın Önemi

Kendi kendimize bu soruları sormak ve cevapları bulmak her zaman kolay olmayabilir. Eğer bu süreçler bu kadar açık olsaydı, bastırma ve inkar gibi yöntemlere başvurmazdık. Bedenin çığlıklarını göz ardı etmek, geçmişteki çaresizliğe teslim olmaktan başka bir işe yaramaz.

Bedeninizdeki izleri dinlemek ve kendinizi güvende hissetmek için bir ruh sağlığı çalışanından destek almaktan çekinmeyin. Bu bir kader değil, iyileşme yolculuğunun bir parçasıdır.

Psikolog, Aile Danışmanı, EMDR Uygulayıcısı
Beyzanur Ceyhan


KAYNAKÇA

  1. Van Der Kolk, B.A. (2018). Beden Kayıt Tutar.
  2. Cori, J.L. (2022). Travmayı İyileştirme.
  3. Ogden, P., Minton, K., Pain, C. (2006). Travma Ve Beden.
  4. Miller, A. (2018). Beden Asla Yalan Söylemez.

Etiketler

PsikolojikTravmatikPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerPsikiyatrik hastalıklarHangi durumlarda çocuk psikoloğuna başvurmalısınızTravma sonrasiPsikolog kimdirBedensel nedenlerBeden diliBedensel sağlıkEmdrEmdr terapisine gitsemEmdr kullanan psikologlarTravmatik yaşantılarTravmatik yaşantıStres bozukluğuBireysel psikoterapiEmdr psikoterapisiEmdr nedir?Travmatik deneyimlerTravmatik anılarTravma sonrası stres bozukluğu nedirEmdr terapisiEmdr kullanılan alanlarEmdr uygulaması nasıl yapılmaktadırEmdr tedavisiEmdr terapisinin süreciEmdr nasıl uygulanırEmdr uygulamasıEmdr terapisi uygulamalarıEmdr terapi uygulamalarıEmdr yontemiEmdr tedavisi yanıtı ne zaman olurTravma sonrası stres terapisiEmdr terapisinin türkiyede uygulanışıSosyal fobi ve emdr terapisiEmdr uygulama videosuTravma sonrası stres bozukluğu belirtileriTravma sonrası stres bozukluğu tedavisiEmdr etkileriTravma sonrası stres bozukluğu ve emdrBireysel travmalarTravma sonrası stres bozukluğu(tssb) ve tedavisiTravma sonrası stres bozukluğu nasıl tedavi edilirTravma sonrası stres bozukluğu hakkındaTravma sonrası stres bozukluğu neden olurerzurum psikologpsikolog

Yazar Hakkında

Psk. Beyzanur Ceyhan

Psk. Beyzanur Ceyhan

Psikolog Beyzanur Ceyhan, Psikoloji lisans programını İstanbul Aydın Üniversitesi'nden onur öğrencisi olarak tamamladı. Lisans eğitimi sürecindeyken ve sonrasında birçok kurum ve kuruluşta gönüllü olarak yer aldı. Bu süreçte staj yaptığı kurumlar, Darülaceze, Filika Psikolojik Danışmanlık Merkezi, T.C. Adalet Bakanlığı Aile Mahkemesi’dir. Mesleki gelişim sürecine katkı sağlayan gönüllülüklerini Türk Psikologlar Derneği, Psikoterapi ve Psikososyal Çalışmalar Derneği, Otistikler Derneği, UCİM ve PAGEP’te tamamladı. Bu derneklerin çoğunun koordinasyon ekiplerinde hâlâ aktif olarak gönüllü görev alarak mesleki gelişimine katkı sağlamakla birlikte mesleğini sahada gönüllü olarak da sürdürmektedir. Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi Travma ve Kriz birimi tarafından düzenlenen, İzmir Depremi ve Covid-19 sürecinden etkilenen bireylere yönelik psikososyal destek çalışmalarının triaj ekibinde yer aldı. Aynı zamanda UCİM derneği ile birlikte Kahramanmaraş depreminde sahada gönüllü psikolog unvanıyla yer aldı, psikolojik ilk yardım ve psikososyal destek çalışmalarının içinde bulundu. Tamamladığı ve çoğunun organizasyonunda yer aldığı eğitimleri; Travma Dersleri, Psikoonkoloji Eğitimi ve Süpervizyon Çalışmaları, Yeterince İyi Aile Eğitimi, Çift Terapisi Dersleri, Travma Psikolojisi Eğitimi, Psikolojik İlk Yardım ve Psikososyal Destek Eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi, Aile Danışmanlığı Eğitimi, Oyun Terapisi Eğitimi, Eğiticinin Eğitimi, Çocuk Bakımı ve Gelişimi Eğitimi, Bilişsel Davranış Terapisi Eğitimi şeklindedir ve bu başlıklarda yeterliliğe sahiptir. Ek olarak çalışmalarında temel aldığı ekol olan EMDR terapisi eğitiminin birinci düzey ve ikinci düzeyini tamamlayarak uygulayıcı ünvanını Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden aldı. İstanbul Psikodrama Enstitüsü'ne bağlı olan Kayseri Psikodrama Enstitüsü'nden psikodrama eğitimlerine devam etmektedir. İnsan ile çalışmanın getirdiği etik kuralları temeline oturtarak ,birçok gönüllü saha çalışması ve eğitimlerle, dinamikliğini kaybetmemek, mesleki bilgilerini güncel tutmak ve etik bağlamından şaşmamak için çalışmalarına devam etmektedir. Bütün mesleki birikimleriyle danışanlarına fayda sağlamak için kurucusu olduğu, Erzurum/Terminal Caddesi'nde yer alan Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde danışan kabulüne devam etmektedir. Kurumunda aynı zamanda mesleki bilgi ve donanımlarıyla fayda sağlamak ve daha çok kişiye ulaşmak amacıyla çeşitli eğitim ve atölye çalışmaları yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.