TRAVMATİK ANILARIN BEDENDEKİ İZLERİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Travma Nedir? Baş Etme Kapasitesinin Aşılması
İlk insanın var oluşuyla birlikte "an" kavramı meydana gelmiştir. Kişinin yaşamı boyunca, geçmişten geleceğe deneyimlediği her olay birer anı haline gelir. Bu uzun yolculukta bazı anılar, bireyin mevcut ve öğrenilmiş baş etme stratejilerini aşması nedeniyle zorlayıcı olabilir. Günlük hayatın akışında baş etme kaynaklarımızı aşan bu tür anılar literatürde travma olarak adlandırılmaktadır. Travmatik olaylar; kontrol edemeyeceğimizi hissettiğimiz, bizi yok edeceğinden korktuğumuz ve kaynaklarımızı zorlayan yaşantılardır.
Travma Türleri: Büyük-T ve Küçük-t Ayrımı
Yazar Maggie Scarf, travmatik olayları anlamlandırmak için Büyük-T travmaları ve Küçük-t travmaları şeklinde bir ayrım yapmıştır. Bu iki kavram arasındaki temel farklar şu şekilde özetlenebilir:
| Travma Türü | Özellikleri |
|---|---|
| Büyük-T Travmaları | Hayatı tehdit eden durumlar ve dış tehditler içerir. |
| Küçük-t Travmaları | Hayatı doğrudan tehdit etmeyebilir, dış tehdit belirgin değildir ancak yıkıcı ve rahatsız edici olabilir. |
Sıklıkla basit ve normal görünen birçok olay, farkında olmadan birey üzerinde travmatik bir etki yaratabilir. Bu nedenle, Küçük-t travmalarının da en az Büyük-T travmaları kadar önemsenmesi gerekmektedir.
Travma Anında Savunma Mekanizmaları ve İnkar
Travmatik bir olay meydana geldiğinde, zihnin bu durumu o anda idrak etmesi ve diğer bilgilerle birleştirmesi genellikle mümkün olmaz. Kişi, etkili baş etme kapasitesini yitirirken mantıklı ve güvenilir bir birey olduğuna dair inancını da kaybedebilir. Bu yoğun durumdan korunmak için zihin şu yöntemleri tercih edebilir:
- Reddetme ve İnkar
- Unutmaya Çalışma ve Baskılama
- Şok ve Donakalma
- Disosiyasyon (Ayrışma)
Bu yöntemler bazen o kadar etkili kullanılır ki, ilerleyen süreçlerde olay tam olarak hatırlanamayabilir. Birey, olayın gerçekliğini sorgulayabilir; mekanı, kişileri veya zamanı netleştirmekte zorlanabilir. Bilinçli zihin yaşananları reddetse de, kişi şimdiki zamanda belirli döngülere sıkışıp kalarak yaşamını tam anlamıyla sürdürememe problemi ile karşı karşıya kalır.
Beden Hafızası: Zihin Unutur, Beden Hatırlar
Birçok birey travmanın sadece büyük trajedilerden oluştuğunu düşünse de, Gabor Mate’nin ifadesiyle; "Travma sana olan şey değil, senin içinde olandır." Bedenimiz, yaşadığımız her deneyimin hatırasını bünyesinde saklama özelliğine sahiptir. Biz olayları koruma içgüdüsüyle unutsak bile, bedenimiz bu kaydı tutar.
Travma sonrası beden, bir alarm ve kendini koruma kalıbı içine girerek adeta sıkı sarılmış bir paket gibi gerginleşir. Alt beyin kökümüz tetikte kalmaya devam eder. Beden asla yalan söylemez ve bu kayıtlar şu fiziksel sorunlara yol açabilir:
- Duruş bozuklukları
- Sağlıksız ve ağrıyan dokular
- Kronik baş ve sırt ağrıları
- Dolaşım ve hareket sorunları
Bedensel Öz Farkındalık ve İyileşme
Zihin yaşananı reddetse bile, bazen bir koku, bir dokunuş veya bir mekan, bedende mühürlenmiş olan o anıyı tetikleyebilir. Tanımlanamayan ve şimdiki zamanda zorluk çıkaran bu hislere beden hafızası denir. Bedensel öz farkındalık, geçmişin üzerimizdeki baskısını hafifletmenin ilk adımıdır.
Duygular Yoğunlaştığında Bedene Sorulacak Sorular
Duygularınızın yoğun olduğu anlarda bedeninize şu soruları yönelterek içsel dünyanıza dokunabilirsiniz:
- Duyguyu tam olarak bedeninin neresinde hissediyorsun?
- Bu duyguya 10 üzerinden kaç puan verirsin?
- Bedeninin rahatsız olan bölümü konuşsaydı ne söylerdi?
- Omuzlardaki ağırlık veya karındaki his senin için ne anlama geliyor?
- Bu hisler başka bir zamandan tanıdık geliyor mu?
- Şu anda bedenin sana ne diyor?
Profesyonel Destek Almanın Önemi
Kendi kendimize bu soruları sormak ve cevapları bulmak her zaman kolay olmayabilir. Eğer bu süreçler bu kadar açık olsaydı, bastırma ve inkar gibi yöntemlere başvurmazdık. Bedenin çığlıklarını göz ardı etmek, geçmişteki çaresizliğe teslim olmaktan başka bir işe yaramaz.
Bedeninizdeki izleri dinlemek ve kendinizi güvende hissetmek için bir ruh sağlığı çalışanından destek almaktan çekinmeyin. Bu bir kader değil, iyileşme yolculuğunun bir parçasıdır.
Psikolog, Aile Danışmanı, EMDR Uygulayıcısı
Beyzanur Ceyhan
KAYNAKÇA
- Van Der Kolk, B.A. (2018). Beden Kayıt Tutar.
- Cori, J.L. (2022). Travmayı İyileştirme.
- Ogden, P., Minton, K., Pain, C. (2006). Travma Ve Beden.
- Miller, A. (2018). Beden Asla Yalan Söylemez.






