Doktorsitesi.com

KİŞİLERARASI İLİŞKİLERDE STRES YÖNETİMİ

Doç. Dr. Psk.  Gizem Akcan
Doç. Dr. Psk. Gizem Akcan
8 Ağustos 202498 görüntülenme
Randevu Al
KİŞİLERARASI İLİŞKİLERDE STRES YÖNETİMİ Kişilerarası iletişim sorunları strese yol açan etmenlerdendir. 1. Kişilerarası iletişim sorunları Kişilerarası iletişim sorunları strese yol açan diğer etmenlerdendir. İletişim becerileri sayesinde sorunları doğru anlamak, doğru şekilde ifade edebilmek ve karşıdaki bireylerle yaşanılan problemleri yapıcı bir şekilde çözmek mümkündür. Koçak (2014:4), günlük yaşamda iletişim sürecini olumlu ve olumsuz etkileyen davranış ve tutum örüntüleri olduğundan bahsetmektedir. • İyi bir dinleyici olmak “ben dili” ile iletişim kurmaya çalışmak, özsaygı geliştirici dil kullanmak, suçlayıcı ve eleştirel ifadelerden kaçınmak, sabırlı olmak, empati kurabilmek, açık uçlu sorular sormak, kendini savunmaya veya haklı çıkmaya çalışmak yerine öncelikle karşı tarafı dinlemek onu anlamaya çalışmak, sözel ve sözel olmayan mesajları uyumlu olarak kullanmak iletişimi olumlu yönde etkileyen yöntemler • “sen dili” ile konuşma alışkanlığına sahip olmak, özsaygı zedeleyici dil kullanmak, emir verici ve suçlayıcı bir dil kullanmak, nasihat öğüt vermeye çalışmak, kapalı uçlu sorular sormak ise işlevsel olmayan iletişim yöntemleri olarak değerlendirilebilir (Şahin, 2010:37).
KİŞİLERARASI İLİŞKİLERDE STRES YÖNETİMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kişilerarası İlişkilerde Stres Yönetimi ve İletişimin Rolü

Kişilerarası iletişim sorunları, bireylerin hayatında strese yol açan en temel etmenler arasında yer almaktadır. Sağlıklı iletişim becerileri; sorunları doğru anlamayı, kendini net ifade etmeyi ve çatışmaları yapıcı bir şekilde çözmeyi mümkün kılar. Koçak (2014) tarafından belirtildiği üzere, günlük yaşamda iletişim sürecini doğrudan etkileyen çeşitli olumlu ve olumsuz davranış örüntüleri bulunmaktadır.

İletişim Sürecini Etkileyen Yöntemler

İletişimin niteliği, bireyler arasındaki stres düzeyini belirleyen ana unsurdur. Şahin (2010) tarafından yapılan sınıflandırmaya göre iletişim yöntemleri şu şekilde ayrılmaktadır:

Olumlu İletişim Yöntemleriİşlevsel Olmayan (Olumsuz) Yöntemler
İyi bir dinleyici olmak ve sabır göstermek"Sen dili" ile konuşma alışkanlığı
"Ben dili" ve özsaygı geliştirici dil kullanımıÖzsaygı zedeleyici ve suçlayıcı ifadeler
Empati kurmak ve açık uçlu sorular sormakEmir vermek, nasihat etmek ve öğüt vermek
Sözel ve sözel olmayan mesajların uyumuKapalı uçlu sorular sormak
Savunma yerine anlamaya odaklanmakEleştirel ve yargılayıcı bir tutum sergilemek

Ben Dili ve Sen Dili Arasındaki Temel Farklar

Ben dili, iletişimde yargılama, eleştiri veya suçlama içermeyen bir yöntemdir. Önder (2003) bu yöntemin bireylere kendilerini açıklama ve duygularını ifade etme imkanı tanıdığını, böylece çatışma ihtimalini azalttığını belirtmektedir. Buna karşın sen dili, suçlayıcı ve rencide edici bir tarz olup karşı tarafın savunmaya geçmesine ve ilişkide gerginlik yaşanmasına neden olur (Kaya, 2010).

Örneğin; "Ödevini yine yapmamışsın" ifadesi bir sen dili örneğiyken; "Ödevini yapmış olman beni mutlu eder" cümlesi ben dili yaklaşımıdır. Bu doğrultuda sen dilinin özsaygıyı zayıflattığı, ben dilinin ise bireyi hatasını anlamaya yönelterek özsaygıyı geliştirdiği görülmektedir.

İlişkileri Bitiren Risk Faktörü: Mahşerin Dört Atlısı

John Gottman (1999), ilişkilerin sonlanmasına yol açabilecek dört temel yıkıcı davranış kalıbını "Mahşerin 4 Atlısı" olarak tanımlamıştır. Bu davranışlar, kişilerarası ilişkilerde stresin kronikleşmesine neden olur:

  1. Aşağılama: Taraflardan birinin kendini üstün görerek diğerini küçümsemesidir. Kişiliğe yönelik suçlamalar içeren bu durum, ilişkinin bitmesindeki en güçlü etkenlerden biridir.
  2. Eleştiri: Şikayet ile karıştırılmamalıdır. Karakter ve kişiliğe yönelik olumsuz ifadelerdir. Çözüm için "sen" odaklı eleştiri yerine duyguları ifade eden "ben" dili kullanılmalıdır.
  3. Sürekli Savunma Halinde Olma: Karşı tarafı anlamak yerine sorumluluğu reddetmektir. Bu durum "sorun bende değil sende" mesajı vererek bir kısır döngü yaratır. Etkili iletişim için bireylerin sorumluluğu üstlenmesi gerekir.
  4. Duvar Örme: İletişimin fiziksel veya ruhsal olarak kesilmesidir. Küsme ve susma gibi davranışlar karşı tarafa "değersizlik" mesajı verir. Stresle başa çıkmak için sakinleştikten sonra sorun üzerinde konuşulması önerilir.

İlişkilerde Stres Kaynağı Olarak Bilişsel Çarpıtmalar

Bilişsel çarpıtmalar, bireylerin düşünce sistemlerindeki sistematik mantık hatalarıdır. Corey (2008) ve Çiftçi (2008) bu durumu, kişilerin kendileri ve gelecekleri hakkında negatif yargılar oluşturmasına yol açan hatalı varsayımlar olarak tanımlar. İlişkilerde stresi artıran başlıca bilişsel çarpıtmalar şunlardır:

  • Keyfi Çıkarımlar: Destekleyici kanıt olmadan genelleyici ve genellikle felaketleştirici sonuçlara varılmasıdır.
  • Aşırı Genelleme: Tek bir olaydan yola çıkarak genel ve olumsuz bir kural benimsenmesidir.
  • Seçici Soyutlama (Zihinsel Filtreleme): Olayın bütününü görmezden gelip yalnızca tek bir olumsuz ayrıntıya odaklanılmasıdır.
  • Falcılık: Gelecekle ilgili yeterli kanıt olmadan olumsuz tahminlerde bulunulmasıdır.
  • Etiketleme: Kişi veya durum hakkında eldeki kısıtlı bilgiyle katı ve yargılayıcı tanımlamalar yapılmasıdır.

Sonuç olarak, bireylerin tüm kişiliğine yönelik eleştirilerde bulunmak yerine, sadece ilgili davranışa odaklanmak ve bilişsel çarpıtmalardan kaçınmak, kişilerarası ilişkilerde stres yönetimini daha gerçekçi ve sağlıklı bir zemine taşımaktadır.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Psk.  Gizem Akcan

Doç. Dr. Psk. Gizem Akcan

Merhaba,

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.