Doktorsitesi.com

Sosyal medya 'aç' bırakıyor! İskelete dönmek işten değil

Klinik Psikolog Gözde Göktaş
Klinik Psikolog Gözde Göktaş
16 Temmuz 2025129 görüntülenme
Randevu Al
Bilim insanlarına göre, sosyal medya aşırı zayıflığı yüceltiyor, beslenme hakkında yanlış tavsiyeler veriyor. Bu tuzak, bilinçsiz gençlerin anoreksiya, bulimia gibi yeme bozukluklarına sürüklenmesine neden oluyor.
Sosyal medya 'aç' bırakıyor! İskelete dönmek işten değil
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genç Nesli Tehdit Eden Gizli Tehlike: Yeme Bozuklukları

Günümüzde çok zayıf olma takıntısıyla ortaya çıkan blumia ve anoreksiya gibi yeme bozuklukları, özellikle genç kadınlar arasında yaygın bir sorun olmaya devam ediyor. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bu rahatsızlıkların genç erkekler arasında da hızla artış gösterdiğini ve bazı gençlerde aşırı yeme bozukluğu semptomlarının geliştiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, toplum sağlığı açısından ciddi bir risk unsuru haline gelmiştir.

Yeme Bozukluğu Vakalarındaki Dramatik Artış

Dünya genelindeki istatistikler, yeme bozukluklarının son yirmi yılda ne denli büyük bir ivme kazandığını kanıtlar niteliktedir. Araştırma sonuçlarına göre, yaşamı boyunca bir tür yeme bozukluğu yaşayan insanların oranı 2000 yılında %3.5 iken, 2018 yılında %7.8 seviyesine yükselmiştir. Bu zaman diliminin sosyal medyanın yükselişi ile paralellik göstermesi, dijital platformların etkisini gözler önüne sermektedir.

YılYeme Bozukluğu Görülme Oranı
2000%3.5
2018%7.8

Sosyal Medyanın Tetikleyici ve Engelleyici Rolü

Uzmanlar, sosyal medyanın zayıflığı bir ideal olarak yücelterek diyet ve beslenme konularında sahte ve tehlikeli tavsiyeler sunduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. TikTok ve Instagram gibi platformlardaki etkili kişilerin (influencer) verdiği yanlış bilgiler, ergenlerin bu rahatsızlıklardan kurtulma sürecini zorlaştıran en büyük engellerden biri olarak görülmektedir.

Uzman Görüşleri ve Bilimsel Yaklaşımlar

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan profesyoneller, durumun ciddiyetini şu şekilde özetlemektedir:

  • Fransız Beslenme Uzmanı Carole Copti: "Artık sosyal medya kullanımını incelemeden yeme bozukluklarını tedavi etmiyoruz. Sosyal medya; psikolojik, genetik ve çevresel faktörlerin yanı sıra iyileşme sürecinde bir tetikleyici ve hızlandırıcı engel haline gelmiştir."
  • Psikiyatrist Nathalie Godart: "Sosyal medya hastalığın tek sebebi değil, bardağı taşıran son damladır. Aşırı zayıflığı ve aralıksız egzersizi teşvik ederek sağlığı doğrudan tehdit etmektedir."

#Skinnytok Akımı ve Hayati Riskler

Son dönemde TikTok platformunda yayılan #skinnytok hashtag'i, gençler için büyük bir risk barındırmaktadır. Bu akım, bireyleri yemek miktarını aşırı derecede azaltmaya teşvik eden ve suçluluk duygusu uyandıran içeriklerle doludur. Yeme bozuklukları uzmanı Charlyne Buigues, sosyal medyada müshil kullanımı ve kusmanın sağlıklı bir kilo verme yöntemi gibi sunulmasının, aslında kalp krizi riskini ciddi oranda artırdığını belirtmektedir.

Dijital Platformlarda İstismar ve Yanlış Bilgilendirme

Yeme bozukluklarından muzdarip bireylerin genellikle düşük özsaygıya sahip olduğunu belirten Carole Copti, bu kişilerin zayıflıklarını sergileyerek takipçi kazanmaya çalıştıklarını ifade etmektedir. Bazı kullanıcıların canlı yayında kusarak platformdan para kazandığı bilinmektedir. Bu noktada uzmanlar, sahte danışmanların yanlış bilgiler vermesinin engellenmesinin, yeme bozukluklarıyla mücadelede en kritik unsur olduğunun altını çizmektedir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gözde Göktaş

Klinik Psikolog Gözde Göktaş

Klinik Psikolog Gözde Göktaş, 2014 yılından bu yana çeşitli kurumlarda psikolojik değerlendirme ve terapi hizmetleri sunmaktadır. 2021 yılından bu yana Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi'nde Klinik Psikolog olarak görev yapmaktadır. Daha önce Özel Klinik , Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi  ve Hayat Bakım Merkezi'nde çalışmış, geniş bir yelpazede psikolojik destek ve terapi deneyimi kazanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.