Doktorsitesi.com

Kimseye Güvenemiyor Musunuz Yoksa Bu Size Öğretildi Mi?

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
30 Mart 2022227 görüntülenme
Randevu Al
  • Bağlanma, bebek ile bakım veren arasında kurulan ve bireyin gelecekteki tüm sosyal ilişkilerinin temelini oluşturan kritik bir güven bağıdır.
  • Çocukluk döneminde ihtiyaçların karşılanma biçimi; güvenli, kaygılı veya kaçıngan olmak üzere farklı bağlanma şemalarının oluşmasına neden olur.
  • Çocuklukta şekillenen bu bağlanma modelleri yetişkinlikteki ilişki dinamiklerini belirler ancak profesyonel terapi desteğiyle daha sağlıklı bir yapıya dönüştürülebilir.
Kimseye Güvenemiyor Musunuz Yoksa Bu Size Öğretildi Mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Kavramı ve Temelleri

Bağlanma, temelleri doğum öncesine kadar uzanan, bebek ile bakım veren arasında kurulan kritik bir güven bağıdır. Bu bağ, bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma düzeyine göre güçlenebilir, zayıflayabilir veya hiç oluşmayabilir. Bakım veren kişi bebek için yakınlık, güvenlik ve sığınak kavramlarını temsil ettiği için, bu ilk ilişki bireyin gelecekte kuracağı tüm sosyal bağların temelini oluşturur.

Çocukluk Döneminde Güvenli Bağlanma

Bebeğin ihtiyaçlarının zamanında ve eksiksiz karşılandığı senaryolarda, çocuk dünyanın güvenli bir yer olduğuna dair olumlu şemalar geliştirir. Bu süreçte yetişen bireyler, güvenli bağlanan çocuklar olarak tanımlanır. Bakım verenin her ihtiyaç anında yanında olacağını bilen çocuk, bu olumlu tutumu hayatındaki diğer insanlara da genelleyerek kendisine ve çevresine karşı yüksek bir güven duyar.

Güvensiz Bağlanma Örüntüleri: Kaygılı ve Kaçıngan Modeller

Bakım veren tarafından ihtiyaçların görmezden gelindiği durumlarda ise güvensiz bağlanma örüntüsü ortaya çıkar. Bu durumdaki çocuklar, dünyaya ve kendilerine karşı olumsuz şemalar geliştirirler. Güvensiz bağlanma temel olarak iki farklı şekilde kendini gösterir:

  • Kaygılı Bağlanma: Bakım verenin tutarsız davranışlar sergilediği veya terk etme tehdidinde bulunduğu durumlarda görülür. Çocuk, ihtiyaç anında bakım verenin gelip gelmeyeceğinden emin olamaz; ayrılık anında yoğun direnç gösterirken, tekrar bir araya gelindiğinde kolayca sakinleşemez.
  • Kaçıngan Bağlanma: Bakım verenin çocuğun ihtiyaçlarını görmezden geldiği ve empati kurmadığı durumlarda gelişir. Bu çocuklar, bakım verenin desteğine dair hiçbir güven duymazlar. Sonuç olarak her şeyi kontrol etme çabası, öfke problemleri ve düşük benlik saygısı geliştirirler.

Çocukluktan Yetişkinliğe Bağlanma Şemaları

Çocukluk döneminde oluşan bu ilk şemalar, yetişkinlikteki ilişki dinamiklerinin temel taşlarını oluşturur. Bebeklikteki dünyayı tanıma biçimi, ileriki yaşlarda bireyin partnerleriyle ve sosyal çevresiyle kurduğu bağın niteliğini belirler. Çocukluktaki güvenli veya güvensiz deneyimler, yetişkinlikte farklı bağlanma stilleri olarak karşımıza çıkar.

Yetişkinlikte Bağlanma Türleri

Bağlanma StiliTemel Özellikleri
Güvenli BağlanmaÖzgüveni yüksek, bağımsız, kolay ilişki kurabilen ve sevilmeye değer hisseden bireylerdir.
Saplantılı BağlanmaKendini değersiz hisseden, sürekli onay bekleyen ve terk edilme kaygısı yaşayan bireylerdir.
Korkulu BağlanmaAşırı sevgi ihtiyacı duyan ancak reddedilme korkusuyla insanlardan uzak duran bireylerdir.
Kayıtsız BağlanmaDiğer insanlara güvenmeyen, aşırı özerklik düşkünü ve başkalarından destek beklemeyen bireylerdir.

Yetişkinlikteki Güvensiz Bağlanma Detayları

Saplantılı bağlanan yetişkinler, ilişkilerinde gerçekçi olmayan beklentilere sahiptir ve sevilmeye layık olmadıklarına dair derin bir inanç taşırlar. Korkulu bağlanan bireyler ise düşük özgüven nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınır ve diğer insanları reddedici olarak algılarlar.

Kayıtsız bağlanan yetişkinler, geçmişte bakım verenleri tarafından reddedildikleri için kimseye ihtiyaç duymamayı bir savunma mekanizması haline getirirler. Bu kişiler, özgüvenlerini korumak adına insanlardan uzak durur ve bireyselliklerine aşırı önem verirler. Başkalarının onları desteklemeyeceğine dair sarsılmaz bir inançları vardır.

Değişim ve Profesyonel Destek

Bebeklikten itibaren şekillenen bu bağlanma stilleri kader değildir. Mevcut bağlanma örüntülerinizi fark etmek ve bunları daha sağlıklı bir yapıya dönüştürmek terapi süreci ile mümkündür. Yaşam kalitenizi ve ilişki dinamiklerinizi iyileştirmek için uzman kadromuzla yanınızdayız.

Uzman Psikolog Damla KANKAYA
Psikoloji Öğrencisi Nesrin AYDIN

Etiketler

Ebeveyn çocuk ilişkisiçocuklarda bağlanmabağlanmapsikolojibağlanma stili

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.