Kendimi Tanıyamıyorum: İçsel Yabancılaşma Hissi Neden Olur?

Bazı insanlar hayatlarının belirli dönemlerinde kendilerine yabancılaştıklarını hissederler. Eskiden keyif aldıkları şeyler anlamsız gelmeye başlayabilir, karar vermek zorlaşabilir veya kişi kendi tepkilerini tanımakta güçlük yaşayabilir. Bazen bu durum “Ben aslında kimim?” sorusuna dönüşebilir. Kişi dışarıdan bakıldığında hayatını sürdürüyor olsa bile iç dünyasında bir kopukluk hissedebilir.
Psikolojik açıdan bakıldığında kendilik algısı sabit bir yapı değildir; yaşam boyu gelişir ve değişir. Özellikle stresli yaşam olayları, kayıplar, önemli karar dönemleri veya kimlik geçişleri kişinin kendilik algısını etkileyebilir. Bununla birlikte bazı durumlarda içsel yabancılaşma hissi daha derin psikolojik süreçlerle bağlantılı olabilir. Kişi uzun süre kendi ihtiyaçlarını geri plana attığında, duygularını bastırdığında veya çevresel beklentilere uyum sağlamak için kendisinden uzaklaştığında zamanla içsel temas zayıflayabilir.
Bir başka önemli faktör duygularla ilişkidir. İnsanlar bazen zorlayıcı duygulardan kaçınmak için duygusal mesafe geliştirebilirler. Bu durum kısa vadede koruyucu olabilir ancak uzun vadede kişinin kendisiyle bağlantısını azaltabilir. Kişi ne hissettiğini anlamakta zorlanabilir, duygularını isimlendiremeyebilir veya içsel boşluk hissi yaşayabilir. Bu deneyim çoğu zaman kişinin zayıflığından değil, zihnin korunma mekanizmalarından kaynaklanır.
Kendine yabancılaşma hissi bazen geçmiş deneyimlerle de bağlantılı olabilir. Özellikle çocukluk döneminde kişinin duygularının yeterince görülmediği, ihtiyaçlarının önemsenmediği veya kabul görmek için uyum sağlamak zorunda kaldığı ortamlarda büyüyen kişilerde kendi iç deneyimine güvenmek zorlaşabilir. Yetişkinlikte kişi ne istediğini, ne hissettiğini veya neye ihtiyacı olduğunu anlamakta zorlanabilir. Bu durum zamanla kimlik belirsizliği hissine dönüşebilir.
Psikoterapi sürecinde amaç kişiye hazır bir kimlik sunmak değil, kişinin kendi iç deneyimini keşfetmesine yardımcı olmaktır. Kişi zamanla duygularını daha net fark etmeye, ihtiyaçlarını anlamaya ve kendisiyle daha güçlü bir temas kurmaya başlayabilir. Psikodinamik yaklaşımda bu süreç çoğu zaman geçmiş deneyimlerle bugünkü hisler arasındaki bağlantıların kurulmasıyla ilerler. İçsel deneyim anlam kazandıkça yabancılaşma hissi azalabilir.
Kendini tanıyamamak çoğu zaman kaybolmuş olmak değil, yeniden keşif sürecinin başlangıcıdır. İnsan zihni değişim dönemlerinde geçici belirsizlikler yaşayabilir. Bu süreç anlaşıldığında kişi kendisiyle daha bütünlüklü bir ilişki kurabilir.






