Doktorsitesi.com

Kendi Düşmanımız: İç Sesler ve Sabote Edici Şemalar

Psk. Öykünaz Banaz
Psk. Öykünaz Banaz
28 Şubat 202610 görüntülenme
Randevu Al
Bireylerin kendi potansiyellerini engelleyen iç sesler, çoğu zaman erken dönem uyumsuz şemalardan ve bilinçdışı çatışmalardan kaynaklanır. Psikodinamik perspektif, bu iç eleştirmenin geçmiş deneyimlerden devralınan içselleştirilmiş ebeveyn mesajlarıyla bağlantılı olduğunu öne sürerken; şema terapi yaklaşımı, değersizlik, kusurluluk ve başarısızlık şemalarının bireyin davranışlarını nasıl sabote ettiğini gösterir. Bu makale, içsel eleştirmenin kökenlerini, etkilerini ve terapötik olarak ele alınışını inceler.
Kendi Düşmanımız: İç Sesler ve Sabote Edici Şemalar

Hepimiz zaman zaman kendimizi eleştiririz; ancak bazı insanlar bu eleştiriyi öylesine yoğun ve sürekli yaşar ki adeta kendi düşmanları haline gelir. İç sesler, yalnızca anlık eleştiriler değildir; bireyin kendisine yüklediği, başarısızlığa, değersizliğe ve yetersizliğe dair derin inançları pekiştiren yapısal bir mekanizmadır. Psikodinamik perspektife göre bu sesler, erken çocuklukta ebeveynlerden veya bakım verenlerden alınan mesajların içselleştirilmiş bir yansımasıdır. “Sen yeterince iyi değilsin”, “Bunu başaramazsın” veya “Her zaman dikkatli olmalısın” gibi sözler, bireyin bilinçdışı dünyasında kalıcı bir eleştirmen figürüne dönüşür.

Şema terapi bu süreci daha yapılandırılmış bir şekilde açıklamaktadır. Değersizlik, kusurluluk, terk edilme veya başarısızlık şemaları, bireyin kendine yönelik olumsuz içsel diyaloglarını besler. Bu şemalar aktif olduğunda, kişi bilinçli düzeyde fark etmeden kendi kararlarını, hedeflerini ve ilişkilerini sabote edebilir. Örneğin, terfi fırsatı bulmuş bir birey, “Ben bunu hak etmiyorum” düşüncesiyle fırsatı geri çevirme eğilimi gösterebilir. Buradaki davranış, yalnızca düşünce değil; aktifleşen şemanın yarattığı bilinçdışı bir savunma mekanizmasıdır.

İç sesler, genellikle baskın olan modlarla bağlantılıdır. Şema terapide “İncinmiş Çocuk Modu”, sürekli kaygı ve korku ile ilişkilendirilirken, “Cezalandırıcı Ebeveyn Modu” bireyi suçluluk ve değersizlik duyguları ile kuşatır. Bu modların etkileşimi, kişinin kendi potansiyelini gerçekleştirmesini engelleyen sürekli bir içsel çatışma yaratır. Psikodinamik çalışmada ise bu çatışmalar, danışanın terapiste karşı geliştirdiği aktarım ilişkisi üzerinden gözlemlenebilir; danışan terapiste karşı aynı içsel eleştirmen seslerini getirir ve yeniden deneyimler.

Bilinçdışı süreçlerin fark edilmesi, iç sesleri yönetmenin ve şemaların etkisini azaltmanın ilk adımıdır. Danışan, kendi düşüncelerini sorguladıkça ve eleştirmen sesin kaynağını tanıdıkça, bu sesin gerçekliğinin göreceli olduğunu fark eder. Terapi süreci, içsel eleştiriyi yok etmek değil; onun yapıcı ve farkındalık getirici bir biçimde yönlendirilmesini sağlar. Örneğin, cezalandırıcı iç sesin yerine destekleyici ve gerçeğe dayalı bir yetişkin modu konumlandırmak, kişinin kendi potansiyeline ulaşmasını kolaylaştırır.

Sonuç olarak, iç sesler ve sabote edici şemalar bireyin kendi düşmanı olmasına yol açabilir; ancak bu durum değiştirilemez değildir. Psikodinamik anlayış ve şema terapi teknikleri, bireyin içsel eleştirmenini anlamasına, şemalarını fark etmesine ve kendi potansiyelini gerçekleştirmesine olanak tanır. Kendi düşmanımızla yüzleşmek, hem içsel özgürlüğün hem de kişisel başarının temel adımıdır.

Etiketler

PsikoterapiHayata açılan pencerelerimiz : şemalarTerk edilme şemasıKusurluluk şemasıŞema terapi nedir

Yazar Hakkında

Psk. Öykünaz Banaz

Psk. Öykünaz Banaz

İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünden tam burslu olarak yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine İstanbul Okan Üniversitesi’nde devam etmektedir.

Dinamik/analitik yönelimle ergen ve yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi çalışmalarını online ve yüz yüze olarak sürdürmektedir. Terapi süreçlerini etik ilkeler ve bilimsel temeller doğrultusunda, düzenli süpervizyon eşliğinde yürütmektedir.

Çalışmalarında bireyin içsel süreçlerini ve ilişki örüntülerini anlamaya odaklanan bir yaklaşım benimsemektedir. Mesleki gelişimini desteklemek amacıyla çeşitli terapi eğitimleri almış olup klinik çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.