Doktorsitesi.com

Yaşadığın Fizyolojik Belirti Gerçekten Sana mı Ait? Bastırılmış Duygular mı, Üstlenilmiş Yük mü?

Psk. Öykünaz Banaz
Psk. Öykünaz Banaz5.0(19 Değerlendirme)
28 Şubat 2026247 görüntülenme
Randevu Al
Fizyolojik belirtiler her zaman bireyin kendi duygusal ve bedensel durumunun doğrudan bir yansıması olmayabilir. Psikodinamik perspektife göre bazı semptomlar, bilinçdışı düzeyde başkalarının yüklerini üstlenmenin veya bastırılmış duyguların bedensel ifadesi olabilir. Şema terapi yaklaşımı ise erken dönem uyumsuz şemaların ve aşırı sorumluluk algısının, bireyin kendi ihtiyaçlarını geri plana iterek başkalarının acısını bedensel olarak hissetmesine yol açtığını gösterir. Bu makale, “üstlenilmiş yük” kavramını ve fizyolojik belirtilerin psikolojik kökenlerini ele almaktadır.
Yaşadığın Fizyolojik Belirti Gerçekten Sana mı Ait? Bastırılmış Duygular mı, Üstlenilmiş Yük mü?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Fiziksel Belirtilerin Bilinçdışı ve İlişkisel Boyutları

Bazen baş ağrısı, mide rahatsızlığı, göğüs sıkışması ya da kronik yorgunluk gibi belirtiler, belirgin bir fiziksel neden olmaksızın ortaya çıkabilir. İlk bakışta bu semptomlar tamamen kişiye ait gibi görünse de, psikodinamik perspektif bu deneyimlerin çoğunlukla ilişkisel ve bilinçdışı boyutlarını derinlemesine inceler. Çocukluk döneminde bakım verenlerden veya yakın çevreden alınan duygusal mesajlar, bireyin kendilik algısını ve duygu ifade biçimlerini doğrudan şekillendirir.

Kimi zaman bireyler, kendi duygusal ihtiyaçlarını fark edemedikleri için çevrelerindeki kişilerin stresini, öfkesini veya hayal kırıklığını üstlenirler. Bu durum literatürde duygusal özdeşim süreci olarak tanımlanır ve bedende çeşitli somatik belirtiler şeklinde tezahür edebilir. Dolayısıyla, bedensel şikayetlerin kökeninde kişinin kendi sınırlarını koruyamaması ve başkalarının duygusal yüklerini sahiplenmesi yatabilir.

Şema Terapi ve Kişisel Sınırların Rolü

Şema terapi yaklaşımı, özellikle belirli şemalara sahip bireylerin kendi sınırlarını çizmekte zorlandığını ortaya koymaktadır. Bu bireyler, bilinçdışı bir süreçle başkalarının acısını veya stresini kendi bedensel deneyimleriymiş gibi hissedebilirler. Bu süreçte etkili olan temel şemalar şunlardır:

  • Aşırı sorumluluk
  • Boyun eğicilik
  • Duygusal yoksunluk
  • Terk edilme

Örneğin, ailesinde kronik bir hastası olan birey, kendi ihtiyaçlarını bastırarak sürekli kaygılı ve yorgun hissedebilir. Bu noktada yaşanan fizyolojik belirtiler kesinlikle "hayali" veya "sahte" değildir; ancak bu belirtiler çoğunlukla başkasının yükü ile ilişkilidir. Kişi, bu yükü kendi bedensel semptomlarına dönüştürerek taşımaya devam eder.

Terapi Sürecinde Farkındalık ve Dönüşüm

Bilinçdışı düzeyde gerçekleşen bu süreçler, çoğu zaman kişi tarafından fark edilmez. Birey kendisini sürekli yorgun, huzursuz veya hasta hissetse de, bu semptomu doğrudan kendi yaşam deneyimiyle ilişkilendirmekte güçlük çekebilir. Terapi sürecinde bu belirtilerin kaynağına dair farkındalık kazanmak, bedensel deneyim ile duygusal içerik arasında sağlıklı bir bağ kurmayı sağlar.

Yaklaşım TürüBelirtilerin Ele Alınış Biçimi
Psikodinamik ÇalışmaBelirtileri bilinçdışı çatışmaların bir sembolü olarak görür.
Şema TerapiHangi şemaların ve modların aktive olduğunu araştırır.

Bu farkındalık, kişinin kendi ihtiyaçlarını ayırt etmesine ve başkalarının yükünü gereksiz yere taşımaktan vazgeçmesine olanak tanır. Sonuç olarak, yaşadığımız fizyolojik belirtiler her zaman sadece bize ait olmayabilir. Bastırılmış duygular, erken dönem deneyimler ve ilişkisel dinamikler bedensel dışavurumlar yaratabilir. Bedeni dinlemek, onu yalnızca bir hastalık sinyali olarak değil, bilinçdışı duygusal mesajları çözümleme aracı olarak görmek terapötik dönüşümü başlatan en temel adımdır.

Etiketler

Somatizasyon bozuklukDinamik psikoterapiSomatizasyon
Yazar Hakkında
Psk. Öykünaz Banaz

Psk. Öykünaz Banaz

Terapiye gelen herkes bir krizle gelmiyor. Bazen kişi hayatında büyük bir aksaklık olmadığını bilir; yine de içinde tanımlayamadığı bir tıkanıklık, tekrar eden bir örüntü ya da uzun zamandır susturduğu bir yorgunluk taşır. Çalışmayı en anlamlı bulduğum yer burası: bir belirtiyi hızla ortadan kaldırmak değil, kişinin kendisini anlamasına eşlik etmek.

Psikoloji lisansımı İstanbul Arel Üniversitesi'nde tam burslu olarak yüksek onur derecesiyle tamamladım. Şu anda İstanbul Okan Üniversitesi'nde klinik psikoloji yüksek lisans eğitimimi sürdürüyorum. Ergen ve yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi çalışıyorum. Süreçlerimi etik ilkeler ve bilimsel temeller doğrultusunda, düzenli süpervizyon eşliğinde yürütüyorum. Türk Psikologlar Derneği üyesiyim.

Temel yönelimim psikodinamik/analitik. Yani bir belirtiyi tek başına değil, onun hangi ilişki geçmişinden ve hangi iç sesten beslendiğini de birlikte ele alıyoruz. İhtiyaca göre şema terapi ve bilişsel davranışçı terapi tekniklerinden yararlanıyor, mesleki gelişimimi çeşitli terapi eğitimleriyle sürdürüyorum.

Sık çalıştığım konular:

- Kendilik değeri, özgüven ve değersizlik hissi
- Kendine aşırı eleştirel yaklaşma; "hep güçlü olmalıyım" inancı
- İlişkilerde tekrarlayan döngüler
- Bağlanma zorlukları ve ayrılık kaygısı
- Sosyal kaygı ve utangaçlık
- Kaygının altında yatan örüntüler
- Duyguların beden üzerinden ifadesi (somatizasyon)
- Kendini tanıma ve anlam arayışı

Görüşmeler 45 dakikadır ve haftada bir düzenle, tek seferlik bir danışma değil bir süreç olarak planlanır. Online ve yüz yüze çalışıyorum.

Terapiyi yalnızca kriz anında başvurulan bir acil çözüm değil, hayatın içinde sürdürülen bir düşünme alanı olarak görüyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.