Doktorsitesi.com

İsteklerin Ötesinde Güvenmek

Klinik Psikolog Handan Horasan
Klinik Psikolog Handan Horasan
8 Ekim 2025129 görüntülenme
Randevu Al
Her isteğimizin mutlaka karşılık bulması gereken dönem, bebeklik (0–1 yaş) dönemidir. Bu evrede insan, yoğun bir ihtiyaçlılık hâliyle bakım verenin hem fiziksel hem de duygusal varlığına muhtaçtır. İsteklerini ifade etme biçimi ise belirli ve sınırlıdır.
İsteklerin Ötesinde Güvenmek
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklikten Yetişkinliğe İsteklerin Psikolojik ve Manevi Dönüşümü

İnsanın her isteğinin anında ve eksiksiz karşılanması gereken yegâne evre bebeklik (0–1 yaş) dönemidir. Bu kritik süreçte birey, yoğun bir ihtiyaçlılık hali içinde bakım veren kişinin hem fiziksel hem de duygusal varlığına tam bağımlıdır. Bebeklerin isteklerini ifade etme biçimleri ise biyolojik sınırları gereği belirli ve kısıtlıdır.

Ancak yetişkinlik döneminde karşılaşılan pek çok psikolojik sorunun temelinde, bu bebeklik halinin sürdürülmesi yatar. Sürekli istemek, istekleri erteleyememek, hızlı tüketim arzusu ve sabırsızlık, yetişkin bireyin olgunlaşma sürecinin önündeki en büyük engellerdir. Bebeklikte doğal ve gerekli olan bu davranışlar, yetişkinlikte yerini tekâmülün duraksamasına ve varoluşsal bir boşluğa bırakır.

Israrın Ötesindeki Hikmet: Neden Her İstediğimiz Gerçekleşmez?

Hayatın akışında kimi zaman en çok arzuladığımız şeyler karşılık bulmaz. Cemalnur Sargut tarafından verilen şu örnek konuyu oldukça net özetler: "Dört yaşındaki bir çocuk, sırf şişesini beğendi diye ona zehirli bir ilacı verir misiniz?" Bizler de çoğu zaman sadece dış görünüşüne (zahirine) aldandığımız ve bize iyi geleceğini sandığımız şeyler için ısrarcı oluruz.

Oysa bizler, hem dünya hem de ahiret hayatımız için neyin hayırlı ve hikmetli olduğunu görebilecek derin bir basirete her zaman sahip olamayabiliriz. Bir isteği körü körüne sürdürmek, aslında kendisine zarar verecek bir nesneyi sadece ambalajı için isteyen çocuğun durumuna benzer. Bu noktada sergilenen yersiz ısrar, yaşam enerjisini düşürür ve olumsuz duyguların gölgesini artırarak hayatın doğal akışını bozar.

İlahi Esmaların Penceresinden İhtiyaç ve İstek Kavramı

Yaradan, bizim için neyin hayırlı olduğunu bizden daha iyi bilir. O, her şeyi kuşatan ilmiyle bizim sadece görünen değil, görünmeyen ihtiyaçlarımızı da gözetir. Bu süreci anlamlandırmak için aşağıdaki İlahi Esmaların derinliklerine bakmak gerekir:

Esma-ül HüsnaAnlamı ve Hikmeti
El-Âlim (ٱلْعَلِيم)Her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen; zahirde, batında, gizlide ve açıkta olanı kuşatan ilim sahibi.
El-Habîr (ٱلْخَبِير)Kullarının iç dünyalarını, niyetlerini ve gizli duygularını en iyi bilen; davranışların ardındaki sırları kuşatan.
El-Mukît (ٱلْمُقِيت)Her varlığın rızkını ve ihtiyacını veren; kimi zaman istediğimizi değil, gerçek ihtiyacımız olanı takdir eden.

Sabır ve Tevekkülün Üretken Gücü

İlginç bir şekilde, insanın hayatta en üretken olduğu zamanlar genellikle isteklerinin gerçekleşmediği dönemlerdir. Bu mahrumiyet hali, talep etmenin ve dua etmenin getirdiği muazzam bir enerjiyi açığa çıkarır. İsteklerin karşılanmaması, bireyi daha derin bir arayışa ve manevi bir yönelişe sevk eder.

Elde edilen bu enerji, şikâyet yerine ilahi plana güven kanalına yönlendirildiğinde gerçek bir dönüşüm başlar. Bu noktada devreye giren tevekkül, ruhu özgürleştirir. Unutulmamalıdır ki; Allah, samimiyetle gösterilen hiçbir güveni ve hiçbir tevekkülü asla zayi etmez.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Handan Horasan

Klinik Psikolog Handan Horasan

“Eğer bir insanı anlamak istiyorsam, tüm bilimsel bilgileri bir tarafa bırakıp, önyargısız bir tavır
benimserim.”
— Carl Gustav Jung
Psikolojiye ve insana yaklaşımımda bu sözü rehber ediniyorum. Akademik temellerim bu anlayışla
şekillendi. 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Ardından
Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Mesleki gelişim
sürecimde farklı psikoterapi ekollerini öğrenmek amacıyla çeşitli eğitim programlarına katıldım. Bu
süreçle birlikte, insanlara şifa olma niyetiyle başladığım mesleki yolculuğum bugün 8 yılı aşkın bir
süredir devam ediyor.
Eğitim hayatım sonrasında çeşitli hastane ve kliniklerde çalışma deneyimlerim oldu. Pandemi
süreciyle birlikte çevrim içi bireysel seanslara ağırlık verdim. Hâlen online ve yüz yüze görüşmelerle
aktif olarak danışan takibi yapıyor, aynı zamanda eğitim programlarında yer alıyorum.
Yaklaşık üç yıl süren Bütüncül Psikoterapi eğitimimin ardından sürecimi Dinamik Psikoterapi
eğitimleri ve süpervizyonlarıyla destekledim. Bunları Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile EMDR
Terapisi eğitim ve süpervizyonları izledi.
Son 3 yıldır ise Jungiyen Koçluk Okulunda aldığım koçluk eğitimiyle birlikte, bireysel ilgi alanım olan
Tasavvuf Düşüncesi ve Nefs İlmi üzerine yaptığım araştırma ve aldığım eğitimleri, psikoterapi
süreçlerine bütüncül bir bakış açısıyla entegre ediyorum. Bu çok katmanlı yaklaşımların, her danışan
için en uygun yöntemi belirleme sürecinde değerli katkılar sunduğunu tecrübe ettim.
Terapiye başlamak, güçlü bir içsel niyetin göstergesidir. Jung’un da dediği gibi:
“Bulmaya en çok ihtiyacınız olan şey, bakmayı en az istediğiniz yerdedir.”
Eğer sizde bakmaya hazırsanız yollarımız zaten kesişecektir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.