Doktorsitesi.com

SOSYAL FOBİ

Uzm. Psk. Gülşah Hatipoğlu
Uzm. Psk. Gülşah Hatipoğlu
4 Nisan 2023180 görüntülenme
Randevu Al
Etrafımızdaki birçok kişi diğer insanların bakışı, incelemesi altında olduğu sosyal ortamlarda gerginlik, kaygı hisseder. Diğer kişilerin kendisine baktığını hissetmek, tehdit edici bakışlar görmek insanda rahatsızlık hissi doğurur. Özellikle bakışın nedenini bilememek duyulan kaygıyı daha korkutucu duruma getirir. Sosyal fobi kişinin bulunduğu ortamdaki diğer insanlar tarafından yargılanacağı, eleştirileceği durumlardan sürekli korkma, aşağılanacağı, utanç duyacağı ya da komik duruma düşecek şekilde davranacağından korkma durumudur. Sosyal fobisi olan kişiler bulundukları sosyal çevrelerde veya yetenek gerektiren durumlarda olumsuz değerlendirilip aşağılanacağı konusunda aşırı bir endişe duyarlar. Sosyal fobisi olan bir kişinin düşünceleri olumsuz olarak harekete geçer. Hareket edemez, içine kapanır, endişe duyar, bütün vücudunu gerginlik kaplar. Kişinin vücudunda hakim olan stres bedensel tepkilerle kendini açığa çıkarır.
SOSYAL FOBİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Fobi: Toplumsal Kaygı ve Yargılanma Korkusu

Sosyal fobi, bireyin diğer insanlar tarafından incelendiği, bakışların üzerinde olduğu sosyal ortamlarda hissettiği yoğun gerginlik ve kaygı durumudur. Kişinin çevresindekiler tarafından yargılanacağı, eleştirileceği veya aşağılanacağı konusundaki sürekli korkusu, bu durumun temelini oluşturur. Özellikle bakışların nedenini kestirememek, duyulan kaygıyı daha korkutucu ve yönetilemez bir hale getirebilir.

Sosyal fobisi olan bireyler, yetenek gerektiren durumlarda veya sosyal çevrelerde olumsuz değerlendirilme endişesi taşırlar. Bu süreçte kişinin düşünceleri olumsuz yönde tetiklenir; birey içine kapanır, hareket kabiliyeti kısıtlanır ve tüm vücudunu bir gerginlik kaplar. Vücutta hakim olan bu yoğun stres, kısa sürede belirgin bedensel tepkilerle dışa vurulur.

Sosyal Fobinin Fizyolojik Belirtileri

Sosyal fobi, bireyin o anki düşünce yapısına ve rahatsızlığın boyutuna göre farklı şiddetlerde fizyolojik tepkiler doğurabilir. Kişi, çevresindekilerin kendisini izlediği düşüncesiyle kaygılanırken, aynı zamanda bu kaygının dışarıdan fark edileceği korkusunu da yaşar. Bu durum, belirtilerin daha da şiddetlenmesine yol açan bir döngü yaratır.

Sosyal fobi sırasında sıkça görülen bedensel belirtiler şunlardır:

  • Yüz kızarması ve ateş basması
  • Kalp çarpıntısı ve göğüste sıkışma hissi
  • Terleme (özellikle el ve ayaklarda)
  • Ellerde titreme ve uyuşma
  • Mide bulantısı veya kusma isteği
  • Ağız kuruluğu ve boğuluyormuş hissi
  • Baş dönmesi, baygınlık hissi ve sık idrara çıkma

Bu belirtiler, bireyin bulunduğu ortamdan aniden uzaklaşma veya kaçma davranışı sergilemesine neden olabilir. Bu kaçınma eğilimi, zamanla kişiyi tam bir sosyal çekingenliğe itebilir.

Duygusal Tepkiler ve Kontrol Kaybı

Sosyal fobi, temelde başkalarının önünde konuşmaktan veya bir ortama katkıda bulunmaktan çekinme durumudur. Birey, konuştuğu takdirde alay edileceği veya küçük düşeceği korkusuna kapılır. Sağlıklı bir birey duygularını yönetebilirken, sosyal fobide kaygı ve korkular insanı yönetmeye başlar.

Bu süreçte birey, hayatının kontrolünü elinden kaçırarak duygularının esiri haline gelir. Yaşadığı korkuların gerçeğe dönüşmemesi adına, çözüm olarak kendisini sosyal ortamlardan tamamen soyutlamayı seçer. Bu durum, bireyin sosyal gelişimini ve günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlar.

Sosyal Fobi Ne Zaman ve Nasıl Başlar?

Sosyal fobinin kökenleri oldukça erken yaşlara, genellikle 10 yaşın altına kadar uzanmaktadır. Temelleri çocukluk yıllarında atılan bu rahatsızlıkta, özellikle 1-3 yaş arası özerklik evresi kritik bir öneme sahiptir. Bu dönemde çocuğun bağımsızlık ihtiyacı baskılanırsa, ileride sosyal fobi gelişme riski artar.

Sosyal fobinin gelişim süreciyle ilgili şu noktalar dikkat çekicidir:

  • Çocukluk Dönemi: Aşırı korumacı, cezalandırıcı veya anneye bağımlı yetiştirilen çocuklarda utanç duygusu yerleşir.
  • Ergenlik Dönemi: Araştırmalar, rahatsızlığın genellikle 13-14 yaşlarında belirginleştiğini göstermektedir.
  • Tedavi Arayışı: Sosyal fobikler, durumun bir hastalık olduğunu bilmedikleri için genellikle belirtiler başladıktan 15-20 yıl sonra uzmana başvururlar.

Sosyal Fobinin Görülme Sıklığı ve Cinsiyet Dağılımı

Sosyal fobinin toplumda görülme sıklığı üzerine yapılan araştırmalar, cinsiyetler arasında dikkat çekici farklar ortaya koymaktadır. Kadınlarda görülme oranı daha yüksek olsa da, kliniklere başvuru oranında erkeklerin önde olduğu gözlemlenmektedir.

Araştırma TürüKadın OranıErkek OranıTemel Gözlem
Alan Çalışmaları%62.7 - %70Daha DüşükKadınlarda sosyal kaygı daha yaygındır.
Klinik ÇalışmalarDaha DüşükDaha YüksekErkekler tedavi arayışında daha aktiftir.

Erkeklerin tedavi için daha fazla başvurma nedeni, toplumsal rollerinden dolayı (ev geçindirme, para kazanma) bu durumun yetersizlik olarak algılanacağı korkusudur. Sosyal fobi, tedavisi mümkün olan psikolojik bir rahatsızlıktır. Belirtilerin erken fark edilmesi tedavi sürecini olumlu etkiler; bu nedenle kendinizde veya çocuğunuzda benzer belirtiler gözlemliyorsanız profesyonel destek almanız önemlidir.

Etiketler

Sosyal fobi belirtileriSosyal fobi nedenleriKadınlarda sosyal fobierkeklerde sosyal fobi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Gülşah Hatipoğlu

Uzm. Psk. Gülşah Hatipoğlu

Bursa doğumludur.Liseyi Nilüfer Fatih Lisesi eşit ağırlık bölümünde tamamlamıştır. Psikoloji Bölümü lisans eğitiminden 2007-2012 yılları arasında İstanbul Okan Üniversitesi’nde burslu okuyarak mezun olmuştur. Lisans eğitimi süresince Bursa Medical Park Hastanesi, Özel Sevgi Dünyamız Rehabilitasyon Merkezi ve Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Anabilim dalında stajlarını gerçekleştirmiştir. 
Yükseklisans eğitimini 2012-2014 yılları arasında İstanbul Ticaret Üniversitesi PsikolojiBölümü Uygulamalı Psikoloji alanında tamamlamış, “Sosyal Fobi ve Depresyon Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” üzerine çalışma yürüterek uzmanlığını almıştır.  2013-2014 yılları arasında Özel Bilgiç Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bireyler ve aileleriyle bireysel görüşmeler yapmış, psikolojik destek vermiştir.  2014-2015 yılları arasında Bursa Medical Park Hastenesi Onkoloji Kliniği’nde çalışmış, yatan onkoloji hasta ve yakınlarına,Kadın Hastalıkları Kliniği’nde yatan hasta ve yakınlarına,Yenidoğan Yoğun Bakım Kliniği’nde bulunan hasta yakınlarına psikososyal destek çalışmalarında bulunmuştur.  2015 yılında Çağdaş Öncü Okulları’nın açılmasıyla birlikte kurum psikoloğu olarak göreve başlamış,3 yıl boyunca çocuk ve ergenlerin gelişimlerini takip etmiş,  bireysel görüşmeler yapmış ve bu doğrultuda ailelere ve öğrencilere psikolojik destekte bulunmuştur.  2018 yılında Mia Psikolojik Danışmanlık Merkezi’ni Uzm. Psk. Ebru Ağdereile birlikte kurmuş olup, danışanlarına hizmet vermeye devam etmektedir.  Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.