Doktorsitesi.com

İLİŞKİLERDE MUHABBET VE MEVEDDET

Klinik Psikolog Handan Horasan
Klinik Psikolog Handan Horasan
27 Mayıs 2025287 görüntülenme
Randevu Al
Kendileri ile sükûnete kavuşasınız diye, sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ( meveddet) ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir (Rum suresi /21).
İLİŞKİLERDE MUHABBET VE MEVEDDET
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kur’an-ı Kerim’de Sevgi ve Sükûnetin Kaynağı

Rum Suresi 21. ayet-i kerimede Allah, insanın iç huzuru ve toplumsal dengesi için eşler arasındaki bağı şu şekilde tarif eder: “Kendileri ile sükûnete kavuşasınız diye, sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi (meveddet) ve merhamet var etmesi de O’nun varlığının ve kudretinin delillerindendir.” Bu ilahi beyan, sevginin yalnızca bir duygu değil, yaratılışın temel bir nişanesi olduğunu ortaya koymaktadır.

Muhabbet ve Meveddet: Duygudan Eyleme Geçiş

İslam literatüründe sevgi kavramı derin anlam katmanlarına sahiptir. Genellikle birbirinin yerine kullanılan muhabbet ve meveddet kavramları arasında keskin bir fark bulunmaktadır. Bu farkı şu şekilde kategorize etmek mümkündür:

KavramTanım ve Mahiyet
MuhabbetKalpte hissedilen, içsel ve duygusal sevgi yoğunluğudur.
MeveddetKalpteki sevginin somut eylemlere, davranışlara ve fiillere dönüşmüş halidir.

Allah, partnerlerin birbirine olan bağını tanımlarken meveddet kelimesini kullanarak, sevginin yalnızca sözde kalmaması gerektiğini, fiillerle dışa vurulmasının esas olduğunu vurgular. Kalpteki sevgi eyleme dökülmediği sürece durağanlaşır ve özünü kaybeder.

Yaradılışın Dinamiği ve Her An Yenilenen Sevgi

Kainatın işleyişinde durağanlığa yer yoktur; her şey her an bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. İbn Arabi bu hakikati, "Yaratman gibi, sevgin de hep yenidir benim için" sözüyle ifade eder. Hareketli ve her an dönüşen bu sistem içerisinde durmak, bir bakıma yaradılışın fıtratına aykırıdır.

İlahi rahmetin bir tecellisi olarak, en büyük günahkarların bile her sabah yeni bir güne uyanması, Allah’ın sevgisinin ve merhametinin her an yeniden üretildiğinin bir kanıtıdır. Bu bağlamda, sevginin sürekliliği, onun her an taze bir eylemle beslenmesine bağlıdır.

Sevginin Dereceleri ve "Koma" Analojisi

Sevgi, tıpkı müzikteki notalar gibi farklı frekanslara ve derinliklere sahiptir. Bir müzik aleti olan ud çalarken fark edilen bir gerçeklik, sevginin doğasını anlamamıza yardımcı olur: Tam sesler arasında dokuz tane koma adı verilen farklı ses aralığı bulunur.

Sevginin de tıpkı bu sesler gibi farklı dereceleri mevcuttur:

  • Latif ve Yüce Sevgi: Kalpleri coşturan, gönle doğrudan ulaşan en saf haldir.
  • Alt Seviye Sevgi: Kişinin kendi çıkarları ve gururunun okşanması için beslediği, katkılı ve yapay sevgidir.
  • Eylemsiz Sevgi: Söze dökülen ancak davranışla desteklenmeyen, düşük dereceli bağlılıktır.

Sonuç: Sevgi Potansiyelini Özgür Bırakmak

Bir kişinin sevdiğini söyleyip günlerce arayıp sormaması, o sevginin ya gerçek olmadığını ya da derecesinin çok düşük olduğunu gösterir. Doğru notaya basmamak, sevilenin gözlerine bakmamak ve sevgi potansiyelini eylemsizliğe hapsetmek, bu kutsal duyguya yapılan bir haksızlıktır. Sevgi, ancak doğru eylemlerle zuhur ettiğinde gerçek değerine ulaşır ve insanı sükûnete erdirir.

Etiketler

EvlilikAile ve evlilikDuygusallıkBağlanmaAile ve iletişimİlişki terapisiMuhabbetManeviyatromantik ilişkilerSevgi dili

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Handan Horasan

Klinik Psikolog Handan Horasan

“Eğer bir insanı anlamak istiyorsam, tüm bilimsel bilgileri bir tarafa bırakıp, önyargısız bir tavır
benimserim.”
— Carl Gustav Jung
Psikolojiye ve insana yaklaşımımda bu sözü rehber ediniyorum. Akademik temellerim bu anlayışla
şekillendi. 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Ardından
Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Mesleki gelişim
sürecimde farklı psikoterapi ekollerini öğrenmek amacıyla çeşitli eğitim programlarına katıldım. Bu
süreçle birlikte, insanlara şifa olma niyetiyle başladığım mesleki yolculuğum bugün 8 yılı aşkın bir
süredir devam ediyor.
Eğitim hayatım sonrasında çeşitli hastane ve kliniklerde çalışma deneyimlerim oldu. Pandemi
süreciyle birlikte çevrim içi bireysel seanslara ağırlık verdim. Hâlen online ve yüz yüze görüşmelerle
aktif olarak danışan takibi yapıyor, aynı zamanda eğitim programlarında yer alıyorum.
Yaklaşık üç yıl süren Bütüncül Psikoterapi eğitimimin ardından sürecimi Dinamik Psikoterapi
eğitimleri ve süpervizyonlarıyla destekledim. Bunları Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile EMDR
Terapisi eğitim ve süpervizyonları izledi.
Son 3 yıldır ise Jungiyen Koçluk Okulunda aldığım koçluk eğitimiyle birlikte, bireysel ilgi alanım olan
Tasavvuf Düşüncesi ve Nefs İlmi üzerine yaptığım araştırma ve aldığım eğitimleri, psikoterapi
süreçlerine bütüncül bir bakış açısıyla entegre ediyorum. Bu çok katmanlı yaklaşımların, her danışan
için en uygun yöntemi belirleme sürecinde değerli katkılar sunduğunu tecrübe ettim.
Terapiye başlamak, güçlü bir içsel niyetin göstergesidir. Jung’un da dediği gibi:
“Bulmaya en çok ihtiyacınız olan şey, bakmayı en az istediğiniz yerdedir.”
Eğer sizde bakmaya hazırsanız yollarımız zaten kesişecektir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.