Doktorsitesi.com

İLERİ EVRE PARKİNSON HASTALIĞI'NDA İNTESTİNAL JEL TEDAVİSİ

Prof. Dr. Göksemin Demir
Prof. Dr. Göksemin Demir
23 Aralık 2025224 görüntülenme
Randevu Al
İleri evre Parkinson hastalığında kullanılan intestinal jel (bağırsak jeli) tedavisi hakkında genel bilgiler, kullanım amaçları, tedavi süreçleri, hakkında hasta ve yakınlarını bilgilendirmeye yönelik bir makaledir.
İLERİ EVRE PARKİNSON HASTALIĞI'NDA İNTESTİNAL JEL TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İleri Evre Parkinson Hastalığı Nedir?

Parkinson Hastalığı, beyinde dopamin adı verilen kimyasalın eksikliği sonucu ortaya çıkan ve genellikle ileri yaşlarda görülen bir hastalıktır. Hastalığın erken evrelerinde ağızdan alınan ilaçlar ve kombinasyonları etkili sonuçlar verirken, zamanla bu tedaviye yanıt azalmaya başlar. İlacın kan düzeyindeki dalgalanmalar sonucu hastalarda diskinezi (istem dışı hareketler) ve gün içinde aşırı hareketli (on) veya hareketsiz (off) dönemler gelişir. Motor hareketlerdeki bu değişkenliklerin yaşandığı süreç, ileri evre Parkinson hastalığı olarak tanımlanır.

İleri Evre Parkinson Tedavisinde Yeni Seçenek: Duodopa

İleri evre Parkinson hastalarında gastroparezi (mide-bağırsak hareketlerinin yavaşlaması) nedeniyle ağızdan alınan ilaçların kana karışması güçleşir. Bu durum, hastaların ilaç içmelerine rağmen "on" dönemine girememelerine yol açar. Levodopa/Karbidopa İntestinal Jel (LCIG), ticari adıyla Duodopa, beyin için gerekli olan dopamini doğrudan ince bağırsağa ileten bir yöntemdir. Bu tedavi, Parkinson tedavisinde altın standart kabul edilen Levodopa’nın sürekli infüzyon şeklinde uygulanan jel formudur.

LCIG Tedavisi Nasıl Uygulanır?

LCIG, özel bir pompa aracılığıyla beyne sürekli ve sabit hızda dopamin uyarısı sağlar. İlaç, PVC torba kasetler halinde sunulur ve her bir kaset yaklaşık 16 saatlik (hekim onayıyla 24 saat) kullanım için tasarlanmıştır. Jel formundaki ilaç, programlanabilir bir pompa vasıtasıyla doğrudan ince bağırsağın jejunum kısmına iletilir. Bu yöntem, ilacın en iyi emilim noktasından hızla beyne ulaşarak etkinliğini göstermesini sağlar.

Tedavinin Uygulama Aşamaları

LCIG tedavisi, hastanın ihtiyacına göre bireyselleştirilen iki aşamadan oluşur:

  1. Test Aşaması: Hastanın levodopa yanıtını değerlendirmek ve en uygun dozu belirlemek için yapılır. Genellikle burundan ince bağırsağa uzanan bir nazojejunal tüp aracılığıyla 2-3 gün boyunca uygulanır. Bu aşama zorunlu değildir; hekim uygun gördüğü hastaları doğrudan kalıcı aşamaya yönlendirebilir.
  2. Kalıcı Tedavi Aşaması: Test aşamasından sonra hastanın onay vermesiyle geçilen süreçtir. Endoskopi eşliğinde PEG-J (perkütan endoskopik gastrojejunostomi) yöntemiyle mideden ince bağırsağa kalıcı bir tüp yerleştirilir. Karın duvarında kalan küçük bir tüp ucuna pompa takılarak tedavi başlatılır.

Ücretsiz Hemşirelik Desteği ve Eğitim

Hastanede yatış süreci boyunca (yaklaşık 5-7 gün), Parkinson ve LCIG konusunda uzmanlaşmış bir hemşire hastaya eşlik eder. Bu süreçte şu hizmetler ücretsiz olarak sunulur:

  • İlaç yanıtının değerlendirilmesi ve doz belirlenmesi.
  • Yara yeri bakımı ve cihaz kullanımı eğitimi.
  • Sorun çözme ve günlük yaşam aktiviteleri eğitimi.
  • 7/24 ulaşılabilir destek hattı hizmeti.

LCIG Tedavisinin Avantajları ve Klinik Sonuçları

Bilimsel araştırmalar, LCIG tedavisinin ağızdan alınan ilaçlara bağlı gelişen istem dışı hareketleri ve "off" dönemlerini belirgin şekilde azalttığını kanıtlamıştır. Tedavinin öne çıkan avantajları şunlardır:

ÖzellikLCIG (Duodopa) Avantajı
Yaş Sınırı18 yaş üzerindeki tüm hastalarda kullanılabilir.
Doz AyarıHastanın ihtiyacına göre kolayca bireyselleştirilebilir.
Ek İlaç İhtiyacıAğızdan ek ilaç kullanımını anlamlı ölçüde azaltır.
Geri Dönüşİstenildiğinde sistem vücuttan zarar vermeden çıkarılabilir.
Yaşam KalitesiUyku kalitesini artırır ve günlük aktiviteleri kolaylaştırır.

Kimler LCIG Tedavisi İçin Uygundur?

Tedavinin başarısı için uygun hasta seçimi kritik öneme sahiptir. LCIG tedavisi şu kriterleri taşıyan hastalar için uygundur:

  • Ağızdan alınan levodopa tedavisine yanıt veren,
  • Belirgin "on-off" dalgalanmaları yaşayan,
  • Günlük yaşamını etkileyen diskinezileri (istem dışı hareket) olan,
  • Günde en az 5 kez ağızdan ilaç kullanmak zorunda kalan ileri evre hastalar.

Tedavinin Riskleri ve Takip Süreci

PEG-J işlemi genel olarak güvenli olsa da cerrahi riskler (kanama, perforasyon) mevcuttur. En sık karşılaşılan durumlar yara yeri enfeksiyonu ve tüp tıkanıklığıdır. Bu riskleri minimize etmek için düzenli yara bakımı, sistemin yıkanması ve kabızlığı önleyici beslenme düzeni önemlidir. Tedavi sonrası süreçte hasta; nöroloji uzmanı, gastroenteroloji uzmanı ve uzman hemşireler tarafından düzenli aralıklarla takip edilir.

Sonuç olarak; Duodopa, motor dalgalanmaları kontrol altına alınamayan ileri evre Parkinson hastaları için semptom kontrolü ve yaşam kalitesi sunan güçlü bir tedavi metodudur.

Etiketler

Parkinson tedavisiJel tedavisiHareket bozuklukları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Göksemin Demir

Prof. Dr. Göksemin Demir

30 Mart 1973’de, Elazığ’da doğdu. İlköğreniminden sonra orta öğretimini Antalya Anadolu Lisesi’nde tamamladı.
Tıp eğitimine, 1990 yılında Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesinde başladı ve 1996 yılında mezun oldu. Nöroloji Bilim alanına duyduğu merak nedeniyle Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı oldu ve 1997 Kasım’ında İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı’nda asistanlığa başladı. Prof. Dr. Fethi İdiman ve Prof. Dr. Egemen İdiman hocaların danışmanlığında uzmanlık tezini hazırladı ve“Multiple Skleroz ve Nöroimmunoloji” konusunda başta İsveç, Karolinska Enstitüsü olmak üzerinde Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde kısa süreli eğitimlere katıldı.

2002 yılında uzman olduktan sonra yaklaşık bir yıl yine Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Karşıyaka Polikliniği’nde ve Medikososyal Kurumu’nda, ayrıca bir yıl İzmir, Özel Kent Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalıştı.

2004 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçent olarak akademik kariyerine başladı. 2006 yılında TÜBİTAK bursunu kazanarak, üniversitenin görevlendirmesiyle Amerika Birleşik Devletleri, Oregon Health and Science University Comprehensive Epilepsi Center’da 1 yıl süre ile “visitig fellow” olarak çalıştı.
Ertesi yıl yurda dönerek yine çok disiplinli bilimsel projelere katıldı, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği’nde uzun süreli EEG monitörizasyon ünitesini hayata geçirdi.
2011’de doçent, 2017’de profesör oldu.
2015-2017 yılları arasında Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nde davetli öğretim üyesi olarak uzmanlık alanında dersler verdi.
26 yıl boyunca tıp eğitimi ve öğretimi faaliyetlerinde aktif rol alarak onlarca nöroloji uzmanının, yüzlerce hekimin yetişmesine katkıda bulundu. Ayrıca üniversitenin diğer eğitim birimleri olan yüksek okullarda hemşirelik, diş hekimliği ve fizyoterapi öğrencilerinin mesleklerine hazırlanmalarına katkı yaptı.
Lisans üstü eğitim kapsamında 6 uzmanlık tez yöneticiliği yaptı. Ulusal ve uluslararası düzeyde 60’tan fazla bilimsel makale ve bildiri yayınladı, araştırmaları yüzlerce atıf aldı.
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniğinde özelleşmiş epilepsi polikliniğini kurdu. “Epilepsi ve parkinson hastalığı” ile ilgili çalışmalarında özellikle “ilaca dirençli Epilepsi” ve “ileri evre Parkinson” hastalıklarında “cerrahi tedaviler” ve “cihaz destekli tedaviler” konularında uzmanlaştı. Çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı bilimsel platformlarda Pamukkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi adının “Spesifik tedavilerin yapıldığı referans merkez” olarak yer almasını sağladı.
Nöroloji uzmanlarına yönelik olarak hareket bozukluklarında botulinum toksin uygulamaları, ileri evre parkinson hastalığında cihaz destekli tedaviler ve ilaca dirençli epilepside cerrahi tedaviler konularında dersler ve kurslar verdi.
Pandemi sürecinde, hayata dair bakış açısını geliştiren Prof. Dr. Göksemin Demir, yoga ile tanıştı ve “Bana iyi gelen hastalarıma da iyi gelir" diyerek yeni bir keşif yolculuğuna çıktı. Önce yoga eğitmeni oldu daha sonra Hollanda’da bulunan Yoga Terapi Enstitüsü’nden aldığı 2 yıllık eğitimin sonunda “yoga terapisti” oldu.
Epilepsi ve Parkinson Hastalığı’nda uyguladığı son teknolojik yöntemlerle “yoga terapi” gibi “bütüncül tedavi” yaklaşımlarını birleştirme idealiyle Şubat 2024’de emekli olduktan sonra mesleğine özel sektörde devam etme kararı aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.