Doktorsitesi.com

HAREKET BOZUKLUKLARINDA DERİN BEYİN STİMÜLASYONU

Prof. Dr. Göksemin Demir
Prof. Dr. Göksemin Demir
23 Aralık 202568 görüntülenme
Randevu Al
Derin beyin stimülasyonu ( DBS) hakkında genel bilgiler, kullanım alanları, ameliyat süreçleri hakkında hasta ve yakınlarını bilgilendirmeye yönelik bir makaledir.
HAREKET BOZUKLUKLARINDA DERİN BEYİN STİMÜLASYONU

Derin Beyin Stimülasyonu – Beyin Pili- Parkinson Pili

 

Genel Bilgiler
Derin beyin stimülasyonu Parkinson hastalığı, esansiyel tremor ve distoni gibi hareket bozukluklarının belirtilerini azaltmada ilaçlara ek olarak uygulanabilen bir tedavidir. En çok Parkinson hastalığında kullanıldığı için “beyin pili” veya “Parkinson pili” olarak da bilinir.

 

Derin beyin stimülasyonu (DBS) beynin bazı bölgelerine elektrotlar yerleştirilmesini içerir. Elektrotlar, beyin aktivitesini etkileyen elektriksel uyarıları iletir. Elektriksel uyarılar ayrıca beyinde hastalığa neden olan hücreleri ve nöro-kimyasalları da etkileyebilir.

Derin beyin stimülasyonunda uyarı miktarı, göğsün üst kısmında deri altına yerleştirilen kalp pili benzeri bir cihaz tarafından kontrol edilir. Derinin altından geçen bir tel bu cihazı beyindeki elektrotlara bağlar.

Neden Yapılır?
Derin beyin stimülasyonu, esansiyel tremor, Parkinson hastalığı ve distoni gibi hareket bozuklukları olan kişilerde kullanılan bir tedavidir. Ayrıca ilaca dirençli obsesif-kompulsif bozukluk, Tourette Sendromu gibi psikiyatrik durumlarda ve yine ilaca dirençli epilepsi nöbetlerinde nöbet sıklığını ve şiddetini azaltmak amacıyla Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi tarafından onaylanmış bir tedavidir. Ancak ülkemizde çoğunlukla hareket bozuklukları için kullanılmaktadır.

Derin beyin stimülasyonu, hastalık belirtilerinin ilaçlarla kontrol altına alınamadığı kişilerde, veya ilaç kullanımına bağlı istenmeyen etkiler oluştuğunda kullanılan güçlü ve etkili bir alternatiftir. Altta yatan hastalığın kökten tedavisi veya ilerlemenin durdurulması amacını taşımaz.

Karar Vermeden Önce
İlk olarak, tedavinin size getireceği faydaları ve olası riskleri gözden geçirin. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, motor dalgalanmaların ve ilaç komplikasyonlarının geliştiği orta- ileri evre Parkinson hastalığında DBS en iyi tıbbi tedaviden daha iyi bir şekilde belirtileri azaltır. Özellikle titreme, hareket yavaşlığı ve eklem tutukluğunda yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Bozulan yürüyüş üzerine de olumlu etkisi olmakla birlikte az önce sözü geçen 3 ana belirtiye göre daha az fayda eder. Gövdenin öne eğilmesi ve konuşma bozukluğuna derin beyin stimülasyonunun belirgin etkisi olmadığı gösterilmiştir.

 

Ameliyata Hazırlık Süreci

 

Ameliyattan önce, derin beyin stimülasyonunun sizin için güvenli ve iyi bir seçenek olduğundan emin olmak için bazı incelemeler yapılır. Psikiyatrik değerlendirme ve nöropsikolojik testler ruhsal ve bilişsel durumunuzun ameliyat öncesinde belirlenmesi için gereklidir. Ayrıca ameliyattan önce MRG gibi beyin görüntüleme çalışmaları da elektrotların yerleştirileceği bölgelerinin haritasını çıkarmaya yardımcı olur.

 

Ameliyat Süreci

 

Beyin ameliyatı için önce stereotaktik kafa çerçevesi adı verilen özel bir kafa çerçevesi başı sabit tutması için takılır. Ardından, beynin haritasını çıkarmak için beyin MRI veya BT gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Görüntüleme, elektrotları yerleştirmek için beyninizdeki uygun alanı navigasyon teknolojisiyle belirlemek için gereklidir.

Elektrotlar yerleştirilirken stimülasyonun etkilerini tam olarak test edilebilmek için bir süreliğine uyanık olmanız gerekeceğinden işlemden önce kafa derinizi uyuşturmak için lokal anestezi verilir. Beyin dokusunda ağrı reseptörleri olmadığı için bu bölgeye müdahale sırasında anesteziye ihtiyaç olmamaktadır. Bazı kişilerde ameliyatın bu kısmı, genel anestezi kullanılarak da yapılabilir.

Beyin cerrahı, tel şeklindeki elektrotları önceden ince hesaplamalarla yeri belirlenen bölgelere yerleştirir. Ameliyat sırasında hem nörolog hem de cerrah doğru elektrot yerleşimini sağlamaya yardımcı olmak için beyninizi dikkatle izler.

Ameliyatın ikinci bölümünde beyin cerrahı jeneratörü göğüs derisinin altına, köprücük kemiğinin yakınına yerleştirir. Cihazın bu kısmı pilleri içerir. Bu işlem sırasında genel anestezi olarak bilinen sizi uyutan bir ilaç kullanılır. Beyin elektrotlarından gelen kablolar cildinizin altına yerleştirilir ve pille çalışan jeneratöre bağlanır.
 

Pil Açma Süreci

Ameliyattan yaklaşık 7-10 gün sonra cihaz açılır ve nöroloğunuzun sizin için en iyi ayarları bulma süreci başlar. Pil açma sürecini sizi takip eden nöroloğun yapması elzemdir çünkü pil ayarları yapılırken aynı zamanda ilaç dozlarında da bazı değişiklikler yapmak gerekeceği için bu işlemleri aynı doktorun yapıyor olması yaşanabicek aksakları başından önleyecektir.

Piliniz açılmak üzere randevunuza geldiğinizde doktorunuz önce sizi muayene eder ve daha sonra beyine yerleştirilen elektrotlar üzerinde bulunan farklı temas noktalarını bir programlayıcı yardımıyla uyarır. Doktorunuz sizi bir kaç defa muayene edecek ve sürekli sorular sorarak hangi noktanın size en iyi klinik faydayı sağladığını belirlemeye çalışacaktır. İlk seferinde yaklaşık 1-2 saat süren bu pil ayarlama sürecinde uyarıya bağlı bazı geçici uyuşma, kasılma, çift görme , konuşmada tutulma, davranış değişiklikleri, denge bozukluğu gibi yan etkiler olabilir. Uyarı kesildiğinde bu yan etkiler hemen düzelir. Stimülasyon miktarı durumunuza göre özelleştirilir.

 

İlk 1 ay doktorunuz pile ince ayarlar yapmak ve ilaçlarınızın dozunu ayarlamak için sizi haftada 1 görmek isteyebilir, ancak pil ayarları yerleştikten sonra rutin kontrol sıklığına dönebilirsiniz.

En uygun ayarı bulmak bazen 4 ile 6 ay kadar sürebilir.

Genellikle stimülasyon süreklidir ancak bazı durumlarda pili gece kapatıp sabah tekrar açmanız söylenebilir. Bu sizin durumunuza bağlıdır. Pili eve götürdüğünüz bir uzaktan kumanda ile açıp kapatabilirsiniz. Bazen de pil evde küçük değişiklikler yapmanıza izin verecek şekilde programlanabilir.

Pil ömrü, ne sıklıkta kullanıldığına ve ayarlarına göre değişir. Pilin değiştirilmesi gerektiğinde, sadece göğüste cilt altına yerleştirilen pil kısmı değiştirilir ve bu da 1 günlük hastane yatışı gerektirir.

Riskler
Derin beyin stimülasyonunun genellikle düşük riskli olduğu düşünülmektedir. Ancak her tür ameliyatın komplikasyon riski vardır. Doğru hasta seçimi ve tecrübeli bir ekiple bu riskler %1’in altındadır. Ayrıca beyin stimülasyonunun kendisi de bazı geçici yan etkilere neden olabilir.
 

Ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonları arasında;

  • Beyin içine kanama

  • İnme

  • Nöbet geçirme

  • Enfeksiyon

  • Baş ağrısı

  • Kafa karışıklığı ve konsantrasyon güçlüğü

  • Donanımla ilgili komplikasyonlar

  • İmplantasyon bölgesinde geçici ağrı ve şişlik

 

Beklentiyi Yönetmek

Ağızdan alınan tedavilerin yeterli gelmediği veya istenmeyen etkilere neden olduğu orta-ileri evre Parkinson hastalığında derin beyin stimülasyonu;

1. titreme, hareket yavaşlığı, eklem tutukluğu gibi belirtileri azaltarak,

2. “on” “off” dönemi dalgalanmalarını azaltarak

3. ilaca bağlı gelişen istemsiz aşırı hareketleri (diskinezi) gidererek

4. bir süreliğine olsa da ilaç dozunun azaltılmasını sağlayarak daha kaliteli bir yaşam sürmenize yardımcı olan güçlü bir tedavi yöntemidir.

 

Ancak unutmamak gerekir ki Parkinson hastalığı kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Derin beyin stimülasyonu ameliyatı son teknoloji bir tedavi olsa da hastalığı ortadan kaldırmaz veya ilerlemesini durdurmaz. İlaç gereksinimini azaltabilir ama tamamen ortadan kaldırmaz.
 

Derin beyin stimülasyonu herkeste aynı sonuçları vermez, çünkü Parkinson kişiye özgü yönleri de olan bir hastalıktır ve başarısı çeşitli faktörlere bağlıdır. Ameliyattan önce ne tür bir iyileşme bekleyebileceğiniz konusunda sizi takip eden hareket bozukluklarında deneyimli nöroloğunuzla görüşmeniz gerekir.
 

 

Etiketler

Parkinson tedavisiServikal distoniEsansiyal tremorDerin beyin stimülasyonu nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Göksemin Demir

Prof. Dr. Göksemin Demir

30 Mart 1973’de, Elazığ’da doğdu. İlköğreniminden sonra orta öğretimini Antalya Anadolu Lisesi’nde tamamladı.
Tıp eğitimine, 1990 yılında Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesinde başladı ve 1996 yılında mezun oldu. Nöroloji Bilim alanına duyduğu merak nedeniyle Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı oldu ve 1997 Kasım’ında İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı’nda asistanlığa başladı. Prof. Dr. Fethi İdiman ve Prof. Dr. Egemen İdiman hocaların danışmanlığında uzmanlık tezini hazırladı ve“Multiple Skleroz ve Nöroimmunoloji” konusunda başta İsveç, Karolinska Enstitüsü olmak üzerinde Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde kısa süreli eğitimlere katıldı.

2002 yılında uzman olduktan sonra yaklaşık bir yıl yine Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Karşıyaka Polikliniği’nde ve Medikososyal Kurumu’nda, ayrıca bir yıl İzmir, Özel Kent Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalıştı.

2004 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçent olarak akademik kariyerine başladı. 2006 yılında TÜBİTAK bursunu kazanarak, üniversitenin görevlendirmesiyle Amerika Birleşik Devletleri, Oregon Health and Science University Comprehensive Epilepsi Center’da 1 yıl süre ile “visitig fellow” olarak çalıştı.
Ertesi yıl yurda dönerek yine çok disiplinli bilimsel projelere katıldı, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği’nde uzun süreli EEG monitörizasyon ünitesini hayata geçirdi.
2011’de doçent, 2017’de profesör oldu.
2015-2017 yılları arasında Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nde davetli öğretim üyesi olarak uzmanlık alanında dersler verdi.
26 yıl boyunca tıp eğitimi ve öğretimi faaliyetlerinde aktif rol alarak onlarca nöroloji uzmanının, yüzlerce hekimin yetişmesine katkıda bulundu. Ayrıca üniversitenin diğer eğitim birimleri olan yüksek okullarda hemşirelik, diş hekimliği ve fizyoterapi öğrencilerinin mesleklerine hazırlanmalarına katkı yaptı.
Lisans üstü eğitim kapsamında 6 uzmanlık tez yöneticiliği yaptı. Ulusal ve uluslararası düzeyde 60’tan fazla bilimsel makale ve bildiri yayınladı, araştırmaları yüzlerce atıf aldı.
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniğinde özelleşmiş epilepsi polikliniğini kurdu. “Epilepsi ve parkinson hastalığı” ile ilgili çalışmalarında özellikle “ilaca dirençli Epilepsi” ve “ileri evre Parkinson” hastalıklarında “cerrahi tedaviler” ve “cihaz destekli tedaviler” konularında uzmanlaştı. Çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı bilimsel platformlarda Pamukkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi adının “Spesifik tedavilerin yapıldığı referans merkez” olarak yer almasını sağladı.
Nöroloji uzmanlarına yönelik olarak hareket bozukluklarında botulinum toksin uygulamaları, ileri evre parkinson hastalığında cihaz destekli tedaviler ve ilaca dirençli epilepside cerrahi tedaviler konularında dersler ve kurslar verdi.
Pandemi sürecinde, hayata dair bakış açısını geliştiren Prof. Dr. Göksemin Demir, yoga ile tanıştı ve “Bana iyi gelen hastalarıma da iyi gelir" diyerek yeni bir keşif yolculuğuna çıktı. Önce yoga eğitmeni oldu daha sonra Hollanda’da bulunan Yoga Terapi Enstitüsü’nden aldığı 2 yıllık eğitimin sonunda “yoga terapisti” oldu.
Epilepsi ve Parkinson Hastalığı’nda uyguladığı son teknolojik yöntemlerle “yoga terapi” gibi “bütüncül tedavi” yaklaşımlarını birleştirme idealiyle Şubat 2024’de emekli olduktan sonra mesleğine özel sektörde devam etme kararı aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.