Doktorsitesi.com

EPİLEPSİ NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR? EPİLEPSİ AMELİYATI NEDİR? EPİLEPSİYLE YAŞAMAK NASILDIR?

Prof. Dr. Göksemin Demir
Prof. Dr. Göksemin Demir
23 Aralık 2025224 görüntülenme
Randevu Al
Epilepsi hakkında hasta ve hasta yakınlarının bilmesi gereken tüm konuların ele alındığı geniş kapsamlı bir makaledir.
EPİLEPSİ NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR? EPİLEPSİ AMELİYATI NEDİR? EPİLEPSİYLE YAŞAMAK NASILDIR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Epilepsi Nedir? Beynin Elektriksel Düzeni ve Nöbetler

Epilepsi, halk arasında nöbet hastalığı olarak da bilinen, tekrarlayan nöbetlerle karakterize kronik bir beyin hastalığıdır. Beyin hücrelerinin aşırı ve anormal elektrik üretmesi sonucu ortaya çıkan bu durum; bilinç, davranış ve hareketlerde kısa süreli, ani değişimlere neden olur. Epilepsi tanısı genellikle iki veya daha fazla nöbet geçirilmesi durumunda konulur ve elektroensefalografi (EEG) incelemesiyle doğrulanır.

Nöbetler sırasında görülen belirtiler, anormal elektriksel aktivitenin beynin hangi bölgesinde başladığına göre farklılık gösterir. Bazı nöbetlerde bilinç kaybı ve kontrolsüz vücut hareketleri gözlenirken, bazılarında dışarıdan fark edilmesi güç, silik belirtiler ortaya çıkabilir. Çoğu nöbet 30 saniye ile 2 dakika arasında sürer; ancak 5 dakikadan uzun süren nöbetler acil tıbbi müdahale gerektiren kritik bir durumdur.

Epilepsi Nöbet Tipleri ve Belirtileri

Epilepsi nöbetleri, başlangıç noktalarına göre üç ana gruba ayrılır. Her nöbet tipi, hastanın yaşam kalitesini farklı şekillerde etkileyebilir.

1. Kısmi (Fokal) Başlangıçlı Nöbetler

Bu nöbetlerde bilinç açık veya kapalı olabilir. Hastada gözlerini bir noktaya dikip bakma, otomatik hareketler (çiğneme, yalanma, yutkunma) veya elleriyle bir şeyleri çekiştirme gibi davranışlar görülebilir. Hasta nöbet anında sosyal açıdan uygunsuz hareketler yapabilir ve sonrasında bu süreci hatırlamayabilir.

2. Yaygın (Jeneralize) Başlangıçlı Nöbetler

Beynin tamamının etkilendiği, en yaygın bilinen nöbet tipidir. Genellikle bilinç kaybı ile seyreder. Alt türleri şunlardır:

  • Jeneralize Tonik Klonik (JTK): Vücutta kaskatı kesilme, yere düşme ve şiddetli kasılmalar görülür.
  • Absans (Petit Mal): Kişi vücut formunu kaybetmez ancak kısa süreliğine bilincini yitirir, boş bakar.
  • Myoklonik: Kollarda, bacaklarda veya gövdede anlık sıçrayıcı irkilmeler yaşanır.

3. Başlangıcı Belirlenemeyen Nöbetler

Nöbetin beynin hangi bölgesinden başladığının net olarak saptanamadığı durumlardır.

Aura Nedir? Nöbet öncesinde hastanın hissettiği öncü belirtilerdir. Mideden yükselen bulantı hissi, ani korku, deja vu (yaşanmışlık hissi) veya kötü koku/tat alma gibi duyumsamalar nöbetin habercisi olabilir.

Epilepsinin Nedenleri ve Tetikleyici Faktörler

Epilepsi her yaşta ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla çocukluk döneminde başlar. Beyin dokusunu etkileyen pek çok faktör bu hastalığa zemin hazırlayabilir:

  • Genetik ve metabolik hastalıklar
  • Kafa travmaları ve beyin tümörleri
  • Doğum sırasında oksijensiz kalma veya anne karnındaki enfeksiyonlar
  • Menenjit gibi beyin enfeksiyonları ve inme
  • Aşırı alkol veya madde kullanımı
  • Demansın ileri evreleri

Nöbetleri tetikleyen unsurlar arasında ise uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, ilaç düzensizliği ve hormonal değişiklikler (özellikle kadınlarda adet döngüsü) yer alır.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Epilepsi tanısı esas olarak klinik bir tanıdır. Doktorun detaylı tıbbi öykü alması ve fizik muayene yapması esastır. Tanı sürecinde kullanılan temel araçlar şunlardır:

YöntemAçıklama
EEG (Elektroensefalografi)Beynin elektriksel aktivitesini ölçer, nöbet odağını belirler.
MRG ve BTBeyindeki yapısal problemleri (tümör, hasar vb.) görüntüler.
Video EEG MonitörizasyonuUzun süreli kayıt ile nöbet anını ve beyin dalgalarını eş zamanlı inceler.
Kan TestleriAltta yatan metabolik durumların ayırıcı tanısı için kullanılır.

İlaç ve Cerrahi Tedavi

Tedavinin temel amacı nöbetleri tamamen durdurmaktır. Hastaların büyük çoğunluğu düzenli ilaç kullanımı ile nöbet kontrolü sağlar. İlaç tedavisine dirençli durumlarda ise şu cerrahi yöntemler uygulanabilir:

  1. Rezektif Cerrahi: Nöbet odağının cerrahi olarak çıkarılması.
  2. Fonksiyonel (Palyatif) Cerrahi: Nöbet yayılım yollarının kesilmesi.
  3. Vagus Sinir Stimülatörü (Epilepsi Pili): Beyne elektriksel sinyaller göndererek nöbet sıklığını azaltan cihaz.

Nöbet Anında İlkyardım: Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?

Nöbet geçiren birine müdahale ederken en önemli kural soğukkanlı kalmaktır. Müdahaleler sadece yaralanmayı önlemeye yönelik olmalıdır.

  • Yapılması Gerekenler: Hastayı yan yatırın, başının altına yumuşak bir destek koyun, çevredeki tehlikeli eşyaları uzaklaştırın ve nöbet süresini takip edin.
  • Yapılmaması Gerekenler: Ağzına sert cisim sokmayın, çenesini açmaya çalışmayın, hastayı zorla tutarak hareketlerini engellemeyin, su içirmeyin veya kolonya koklatmayın.

Şu durumlarda mutlaka acil yardım (112) çağırılmalıdır:

  • Nöbet 5 dakikadan uzun sürerse,
  • Hasta nöbet sonrası uyanmıyor veya nefes alamıyorsa,
  • Bu kişinin ilk nöbetiyse,
  • Nöbet suda gerçekleşmişse veya kişi hamileyse.

Epilepsi ile Yaşam: Spor, Ehliyet ve Gebelik

Epilepsi hastaları, doğru yönetimle aktif bir hayat sürebilirler. Ancak bazı kısıtlamalar ve kurallar mevcuttur:

  • Spor: Düzenli aerobik egzersizler faydalıdır. Ancak boks, dalgıçlık, yamaç paraşütü gibi hayati risk taşıyan sporlar önerilmez.
  • Ehliyet: Son düzenlemelere göre; son 3 yıl boyunca nöbetsiz olduğunu belgeleyen veya ilk nöbet sonrası 2 yıl nöbet geçirmeyen hastalar, nöroloji heyeti değerlendirmesiyle ehliyet alabilir.
  • Gebelik: Epilepsili kadınlar sağlıklı bebek sahibi olabilirler. Ancak gebeliğin mutlaka planlı olması ve nöroloji uzmanı takibinde yürütülmesi hayati önem taşır.
  • Meslek Seçimi: Pilotluk, cerrahlık, şoförlük, polislik ve askerlik gibi yüksek dikkat veya silah kullanımı gerektiren meslekler epilepsi hastaları için uygun değildir.

Epilepsiyi Taklit Eden Durumlar

Her bayılma veya kasılma epilepsi değildir. Senkop (bayılma), kan şekeri düşüklüğü, ritim bozuklukları ve özellikle psikolojik travmalara bağlı gelişen psikolojik ataklar epilepsi ile karıştırılabilir. Bu durumların ayrımında Video EEG Monitörizasyonu altın standarttır.

Etiketler

Epilepsi nöbetleriEpilepsi tanısıEpilepside günlük yaşamEpilepsi cerrahisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Göksemin Demir

Prof. Dr. Göksemin Demir

30 Mart 1973’de, Elazığ’da doğdu. İlköğreniminden sonra orta öğretimini Antalya Anadolu Lisesi’nde tamamladı.
Tıp eğitimine, 1990 yılında Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesinde başladı ve 1996 yılında mezun oldu. Nöroloji Bilim alanına duyduğu merak nedeniyle Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı oldu ve 1997 Kasım’ında İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı’nda asistanlığa başladı. Prof. Dr. Fethi İdiman ve Prof. Dr. Egemen İdiman hocaların danışmanlığında uzmanlık tezini hazırladı ve“Multiple Skleroz ve Nöroimmunoloji” konusunda başta İsveç, Karolinska Enstitüsü olmak üzerinde Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde kısa süreli eğitimlere katıldı.

2002 yılında uzman olduktan sonra yaklaşık bir yıl yine Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Karşıyaka Polikliniği’nde ve Medikososyal Kurumu’nda, ayrıca bir yıl İzmir, Özel Kent Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalıştı.

2004 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçent olarak akademik kariyerine başladı. 2006 yılında TÜBİTAK bursunu kazanarak, üniversitenin görevlendirmesiyle Amerika Birleşik Devletleri, Oregon Health and Science University Comprehensive Epilepsi Center’da 1 yıl süre ile “visitig fellow” olarak çalıştı.
Ertesi yıl yurda dönerek yine çok disiplinli bilimsel projelere katıldı, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği’nde uzun süreli EEG monitörizasyon ünitesini hayata geçirdi.
2011’de doçent, 2017’de profesör oldu.
2015-2017 yılları arasında Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nde davetli öğretim üyesi olarak uzmanlık alanında dersler verdi.
26 yıl boyunca tıp eğitimi ve öğretimi faaliyetlerinde aktif rol alarak onlarca nöroloji uzmanının, yüzlerce hekimin yetişmesine katkıda bulundu. Ayrıca üniversitenin diğer eğitim birimleri olan yüksek okullarda hemşirelik, diş hekimliği ve fizyoterapi öğrencilerinin mesleklerine hazırlanmalarına katkı yaptı.
Lisans üstü eğitim kapsamında 6 uzmanlık tez yöneticiliği yaptı. Ulusal ve uluslararası düzeyde 60’tan fazla bilimsel makale ve bildiri yayınladı, araştırmaları yüzlerce atıf aldı.
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniğinde özelleşmiş epilepsi polikliniğini kurdu. “Epilepsi ve parkinson hastalığı” ile ilgili çalışmalarında özellikle “ilaca dirençli Epilepsi” ve “ileri evre Parkinson” hastalıklarında “cerrahi tedaviler” ve “cihaz destekli tedaviler” konularında uzmanlaştı. Çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı bilimsel platformlarda Pamukkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi adının “Spesifik tedavilerin yapıldığı referans merkez” olarak yer almasını sağladı.
Nöroloji uzmanlarına yönelik olarak hareket bozukluklarında botulinum toksin uygulamaları, ileri evre parkinson hastalığında cihaz destekli tedaviler ve ilaca dirençli epilepside cerrahi tedaviler konularında dersler ve kurslar verdi.
Pandemi sürecinde, hayata dair bakış açısını geliştiren Prof. Dr. Göksemin Demir, yoga ile tanıştı ve “Bana iyi gelen hastalarıma da iyi gelir" diyerek yeni bir keşif yolculuğuna çıktı. Önce yoga eğitmeni oldu daha sonra Hollanda’da bulunan Yoga Terapi Enstitüsü’nden aldığı 2 yıllık eğitimin sonunda “yoga terapisti” oldu.
Epilepsi ve Parkinson Hastalığı’nda uyguladığı son teknolojik yöntemlerle “yoga terapi” gibi “bütüncül tedavi” yaklaşımlarını birleştirme idealiyle Şubat 2024’de emekli olduktan sonra mesleğine özel sektörde devam etme kararı aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.