Doktorsitesi.com

Göz çevresi neden erken yaşlanır?

Doç. Dr. Gölge Acaroğlu
Doç. Dr. Gölge Acaroğlu
29 Eylül 2023142 görüntülenme
Randevu Al
Günümüz dünyasında kimse “yaşlanma” yı kendine yakıştıramıyor. Çünkü yaşımız ilerlese de aktif olarak çalışıyoruz, her türlü sosyal faaliyetin içinde yer alıyoruz ve her türlü fiziksel aktiviteyi yapabiliyoruz. Doğrusu gönlümüz “yaşlanmıyor” ama yüzümüz?
Göz çevresi neden erken yaşlanır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Göz Çevresi ve Yüz Yaşlanmasına Karşı Modern Çözümler

Günümüz dünyasında aktif çalışma hayatı ve sosyal faaliyetlerin içinde yer alan bireyler, yaşlanma belirtilerini kendilerine yakıştırmamaktadır. Ruhsal olarak her ne kadar genç ve dinamik hissetsek de, zamanın etkileri en çok yüz ve göz çevresinde kendini göstermektedir. Vücudun en hareketli bölgesi olan göz çevresi, aynı zamanda en ince deri yapısına sahiptir ve güneş ışınlarına en fazla maruz kalan alandır. Bu faktörler birleştiğinde, yaşlanma süreci öncelikle bu kritik bölgeden başlamaktadır.

Yüzümüz Neden ve Nasıl Yaşlanır?

Yüzdeki en erken yaşlanma belirtileri genellikle göz altları ve üst yüz bölgesinde gözlemlenir. Bu sürecin temelinde yatan üç ana neden bulunmaktadır:

  1. Elastikiyet Kaybı: Derinin gençlikteki esnek yapısını kaybetmesi.
  2. Hacim Kaybı: Yanak altı yağ dokusunda yaşla birlikte meydana gelen erime.
  3. Sarkma: Yukarıdaki nedenlere bağlı olarak dokuların yer çekimine karşı koyamaması.

Cerrahi olarak yüz gerdiren bireylerde bazen doğal olmayan bir "gerginlik" görülürken, genç bir insanın sahip olduğu dolgunluk ve parlaklık eksik kalabilmektedir. Bunun sebebi, cerrahi işlemle sadece sarkmanın giderilmesi, ancak deri kalitesinin ve kaybedilen yağ dokusunun yerine konulmamasıdır.

Ameliyatsız Göz Çevresi Gençleştirme Mümkün mü?

Birçok hasta, cerrahi müdahale olmaksızın sarkık üst göz kapakları, göz altı torbaları ve olukları için çözüm aramaktadır. Oküloplastik cerrahi bir seçenek olsa da, günümüzde cerrahi dışı (minimal invaziv) işlemlerle de oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu yöntemler, komplikasyon riskinin düşük olması, iyileşme süresinin kısalığı ve maliyet avantajı nedeniyle modern insan tarafından daha sık tercih edilmektedir.

Ameliyatsız Estetik Uygulamaların Avantajları

ÖzellikAmeliyatsız İşlemlerCerrahi İşlemler
İyileşme SüresiÇok kısa, sosyal hayata hemen dönüşDaha uzun iyileşme süreci
Risk OranıKomplikasyonlar az ve düzeltilebilirCerrahi riskler mevcuttur
MaliyetDaha ekonomikDaha yüksek maliyetli
UygulamaKlinik ortamında hızlı uygulamaAmeliyathane koşulları

Uygulanan Başlıca Gençleştirme Yöntemleri

Göz çevresi, üst kapaklar, gözyaşı oluğu, kaz ayağı kırışıklıkları ve alın çizgileri gibi alanlarda uyguladığımız temel yöntemler şunlardır:

  • Mikro İğneleme (Derma Pen®): Cilt yenileme ve doku onarımı sağlar.
  • Mezoterapi Uygulamaları: Gençleştirme, aydınlatma ve leke açma amaçlı kullanılır.
  • Kolajen İndükleme: Cilt altına yerleştirilen iplerle kolajen üretimi tetiklenir.
  • Gençlik Aşısı: Mezoterapi ile güçlendirilmiş hyalüronik asit nem dolgusudur.
  • Botilinum Toksin A (BOTOX®): Mimik çizgilerini ve kırışıklıkları giderir.
  • Dolgu Uygulamaları: Hacim kaybını gidermek ve gözyaşı oluğunu doldurmak için kullanılır.
  • Göz Altı Işık Dolgusu: Göz çevresindeki yorgun görünümü ve morlukları minimize eder.
  • Plazma Pen (PlasM®): Plazma enerjisi ile ameliyatsız göz çevresi gençleştirme sağlar.

Bu işlemler genellikle belirli aralıklarla tekrarlanması gereken uygulamalar olsa da, yüzdeki doğal ifadeyi bozmadan genç ve dinç bir görünüm elde edilmesine olanak tanır.

Etiketler

Göz çevresi neden erken yaşlanır?YaşlanmaMezoterapi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Gölge Acaroğlu

Doç. Dr. Gölge Acaroğlu

Doç. Dr. Gölge ACAROĞLU, lisans öncesi eğitiminin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1990 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda ihtisas eğitimini tamamlamış ve Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

15 yıla yakın süre boyunca SSK Ankara Eğitim Hastanesi ve Ulucanlar Göz Hastanesi'nde Nöro-Oftalmoloji - Kapak - Orbita birimleri sorumlusu ve başasistanı olarak görev yapmıştır. New York Columbia Üniversitesi’nde Tiroid Göz Hastalığı ve Optik Sinir Kılıfı Cerrahisi konularında ve San Fransisko Kaliforniya Üniversitesi’nde Nörooftalmoloji ve Oküloplastik birimlerinde klinik araştırmacı olarak çalışmalarda bulunmuştur. 2004 yılında Doçentliğini alan Doç. Dr. Gölge ACAROĞLU, 2010 yılı itibariyle serbest hekimlik yapmaktadır. 

Doç. Dr. Gölge ACAROĞLU'nun ağırlıklı olarak ilgi alanları arasında, genel oftalmoloji yanında optik sinir hastalıkları, (Multipl Skleroz, genetik optik atrofiler), oküler kas hastalıkları (miyastenia gravis, sinir-kas felçleri) çift görme, tiroid göz hastalığı, göz kapağı hastalıkları (şekil bozuklukları, tümörleri) ve beynin gözü ve görme alnını ilgilendiren hastalıkları (inme, beyin tümörleri) bulunmaktadır. Türk Oftalmoloji Derneği Nörooftalmoloji Birimi, Oküloplastik Birimi aktif üyesi, Avrupa Nörooftalmoloji Derneği (European Neuroophthalmology Society) aktif üyesi ve California Üniversitesi Oküloplastik Cerrahlar Derneği (Cutler Beard Society) üyesidir. Ayrıca kendisinin  yurt içinde ve dışında hakemli dergilerde 100’e yakın makalesi, 200’e yakın atıfı vardır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.