Doktorsitesi.com

Eşler Sanal Aleme Neden Yöneliyor ?

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
20 Haziran 20141945 görüntülenme
Randevu Al
  • Teknolojinin gelişmesiyle zayıflayan aile içi iletişim ve istişare kültürü, bireyleri duygusal tatmin arayışıyla sanal dünyaya ve sosyal medyaya yöneltmektedir.
  • Kadınlar ilgi ve değer görme, erkekler ise saygı ve huzur bulma amacıyla internete sığınmakta, bu durum resmi veya duygusal boşanma oranlarını artırmaktadır.
  • Evlilikleri korumak için çiftlerin empati kurması, açık iletişim yöntemlerini benimsemesi ve birbirlerine kaliteli zaman ayırarak sanal dünyanın risklerinden uzaklaşması gerekmektedir.
Eşler Sanal Aleme Neden Yöneliyor ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile İçi İletişim ve Sanal Dünyaya Yönelim Nedenleri

Gelişen teknoloji ve kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi, günümüzde aile içi iletişimin giderek zayıflamasına neden olmaktadır. Aile yapısının temel taşlarından biri olan istişare kültürü, yerini bireyselleşmeye bıraktıkça bireyler yalnızlaşmakta ve bu durum eşleri sanal aleme yöneltmektedir. Sosyal medya mecralarında kurulan sanal arkadaşlıklar, ne yazık ki birçok yuvanın sarsılmasına ve yıkılmasına zemin hazırlamaktadır.

Eşlerin Sanal Dünyadaki Arayışları ve Beklentileri

Kadınlar ve erkekler, evliliklerinde bulamadıkları duygusal tatmini farklı gerekçelerle internet dünyasında aramaktadır. Bu süreçte tarafların dile getirdiği temel şikayetler şu şekilde özetlenebilir:

TarafTemel Şikayet ve Yönelim Nedeni
Kadınlarİlgi görmeme, iltifat eksikliği ve kendini değerli hissetme arzusu.
ErkeklerSaygı görmeme, sürekli eleştirilme, hobilerin kısıtlanması ve huzur arayışı.

Kadınlar genellikle eşlerinden bekledikleri tatlı sözleri ve ilgiyi dışarıda ararken; erkekler, yaptıkları işlere saygı duyulmamasından ve evdeki huzursuzluktan kaçarak kendilerini anlayan birilerini bulmak amacıyla sosyal medyaya sığınmaktadır.

Boşanma Oranları ve Duygusal Boşanma Kavramı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, resmi boşanma oranlarının ciddi bir artış gösterdiğini kanıtlamaktadır. Ancak madalyonun bir de görünmeyen yüzü bulunmaktadır. Resmi olarak evli görünen fakat bağları tamamen kopmuş olan duygusal boşanmış aileler, toplumda giderek yaygınlaşmaktadır. İnternet kullanımı tek neden olmasa da, sanal arkadaşlıklar evliliklerin devamlılığını tehdit eden en kritik unsurlar arasında yer almaktadır.

Sosyal Medyanın Aile Yapısı Üzerindeki Tehdidi

Türkiye'de yaklaşık 40 milyon internet ve sosyal medya kullanıcısı bulunmaktadır. Bu devasa rakam, aile hayatı için hem bir iletişim aracı hem de ciddi bir tehdit unsuru oluşturabilmektedir. Aile fertleri arasındaki iletişimin kopması, dünyanın en önemli kurumu olan ailenin dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun en net göstergesidir.

Eşler, evdeki problemlerden kaçmak ve kendilerini daha değerli hissetmek için şu aşamalardan geçerek sanal dünyaya hapsolmaktadır:

  • Evde beklenen ilginin bulunamaması sonucu sahte profil oluşturma.
  • Arkadaşlık sitelerinde kısa sürede kurulan samimiyetle aile ve çocukların ihmal edilmesi.
  • Sanal ortamdaki yanıltıcı profillere güvenerek gerçek hayat ve iletişim bilgilerinin paylaşılması.
  • Başlangıçtaki duygusal açlığı gideren iltifatların zamanla farklı beklentilere dönüşmesi.

Evlilikte Mutluluğu Korumak İçin Çözüm Önerileri

Çiftlerin evliliklerini sağlıklı bir zeminde sürdürebilmeleri için karşılıklı empati kurmaları ve birbirlerinin ihtiyaçlarına odaklanmaları gerekmektedir. İlişkideki sınırların doğru tespit edilmesi ve tarafların birbirine karşı her zaman dürüst ve gerçekçi davranması hayati önem taşır. Hayatın sadece güzel sözlerden ibaret olmadığı, zorlukların da doğal karşılanması gerektiği unutulmamalıdır.

Sağlıklı bir aile yapısı için şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Saygı ve Tahammül: Problemler karşısında güveni koruyarak sabırlı olunmalıdır.
  2. Net İletişim: İstekler dolaylı yollarla değil, açık ve net bir şekilde ifade edilmelidir.
  3. Aktif Zaman Yönetimi: Aile hayatı sadece iş, yemek ve televizyondan ibaret görülmemeli; eşler birbirine özel vakit ayırmalıdır.
  4. Sorumluluk Bilinci: İş sorunları kapıda bırakılmalı ve eve girildiğinde özel hayata yoğunlaşılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; eşini mutlu eden bir birey, aslında kendi mutluluğuna da yatırım yapmaktadır. Sorunlarını konuşarak çözen ve evliliğine anlam katan çiftler, sanal dünyanın yıkıcı etkilerinden korunmayı başaracaktır.

Etiketler

Aile danışmanıEşlerin sanal aleme yönelmesiSanal arkadaşlarEşlerin birbirini mutlu etmesiEvli çiftler ve sanal alemEvli çiftler internete neden yöneliyorEvli insanlar ve sanal arkadaşlıklar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.