Doktorsitesi.com

Evlilik ve Aşk

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
31 Mart 2016142 görüntülenme
Randevu Al
Evlilik ve Aşk
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erich Fromm’un Perspektifinden Aşkın Tanımı

Erich Fromm (1956), aşkı bireyin kendi kişisel benliğini ve bağımsız kişiliğini koruyarak, kendi dışındaki bir kişiyle birleşmesi olarak tanımlar. Bu süreç, kişinin içindeki güçlerin büyümesine ve gelişmesine olanak tanıyan bir paylaşma ve etkileşim yaşantısıdır. Fromm’a göre aşk, bireyin yalnızlık kaygısından kurtulma ihtiyacıyla bir başkasıyla birleşme yoluna gitmesidir.

Bu birleşmenin sağlıklı bir zeminde ilerleyebilmesi için tarafların kişisel benlik bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunması kritik bir öneme sahiptir. Özgürlüğün ve bireyselliğin kaybolmadığı bir ilişki yapısı, sağlıklı bir birlikteliğin temelini oluşturur.

Gerçek Aşkın Temel Nitelikleri Nelerdir?

Gerçek aşk, karşılıklı sevme ve sevilme eylemlerinin bir arada bulunduğu bir yapıdır. Bu süreçte akıl ve duygu eş güdümlü bir şekilde çalışır; sevilen kişi, derin bir tanışma ve bilgi birikimi neticesinde seçilir. Gerçek aşkta taraflar, sevgiyi hem vermeyi hem de almayı öğrenmişlerdir.

İlişki içerisinde karşındaki kişinin ihtiyaçlarını ve kişiliğini en az kendisininki kadar önemsemek esastır. Bu doğrultuda şiddet, zorlama ve sömürüden kesinlikle kaçınılır. Gerçek aşkın temel amacı, tarafların birbirlerinin benliğini yüceltmesi ve yaşamlarını zenginleştirerek renklendirmesidir.

Gerçek Aşkı Belirleyen 4 Önemli Faktör

Literatürde gerçek aşkı tanımlayan dört temel nitelik şu şekilde sıralanmaktadır:

  1. Empatik Anlayış: Seven kişi, sevdiği kişinin duygularını ve yaşantılarını derinlemesine anlar ve paylaşır.
  2. Gelişime Odaklanma: Seven kişi, sevilenin iyiliği, mutluluğu ve kişisel gelişimiyle yakından ilgilenir.
  3. Benlik Saygısı: Seven kişi, sevilenin mutluluğu için tüm kaynaklarını seferber ederken, onun davranış bağımsızlığını ve benlik bütünlüğünü asla kısıtlamaz.
  4. Gönüllü Paylaşım: Kişi, kendi olanaklarını sevilenin refahı için sunmaktan büyük bir zevk duyar.

Bu nitelikler ışığında, gerçek aşkın içerisinde empati, bilgi, anlayış, kabul ve saygı unsurlarının barındığı görülmektedir. Unutulmamalıdır ki sevme yeteneği doğuştan gelen bir özellik değil, sonradan öğrenilen bir beceridir.

Karı-Koca İlişkilerinde Ortaya Çıkan Sorunlar

Evlilik birliği içerisinde karı-koca ilişkilerinin doğurduğu temel sorunlar genel olarak dört ana başlık altında toplanabilir:

Sorun KategorisiAçıklama
Psiko-Sosyal SorunlarGelenek, görenek, dinsel inançlar, ahlaki yaptırımlar ve sosyal değerlerin etkileşiminden doğan süreçler.
Sosyo-Ekonomik SorunlarBirlikte yaşamı sürdürmeye yönelik ekonomik ve sosyal kaynaklı problemler.
Üç Kuşak ÇatışmasıAnne-baba, çocuklar ve yakın akrabalar arasındaki ilişkilerden kaynaklanan, özellikle geleneksel aile yapısında evliliği sarsabilen sorunlar.
Cinsel SorunlarKarı-koca arasındaki cinsel yaşamdan kaynaklanan uyumsuzluklar ve problemler.

İlişkideki Sorunlar Ne Zaman Çözüm Gerektirir?

Her evlilikte belirli düzeyde tartışma ve sorunların yaşanması doğal bir süreçtir. Ancak, ortaya çıkan bu sorunlar belirli kriterleri aştığında profesyonel bir çözüm gerektirir. Eğer yaşanan problemler hoşgörü sınırını aşıyorsa, kişilerin günlük yaşamlarını olumsuz etkiliyorsa ve iletişimi bozuyorsa bu durum kritiktir.

Ayrıca, sorunların bireyin başarı ve becerisini zayıflatması, gereksiz yere ortaya atılması, mantıkla çelişmesi veya yaşam gerçekleriyle bağdaşmaması, durumun ciddiyetini gösterir. Bu noktada, ilişkinin sağlıklı devam edebilmesi için etkin çözüm yollarına başvurulmalıdır.

Etiketler

Gerçek aşkın nitelikleriKarı - koca ilişkisinin doğurduğu sonuçlarKarı- koca ‘nın cinsel sorunlarıKarşılıklı sevmek ve sevilmek neden önemli

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

1968 yılının baharında köy evinde  dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tutak Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda okudum. 8 yıllık eğitimimden sonra okul birincisi olarak girdiğim Devlet Parasız Yatılı okul sınavları sonucunda Diyarbakır Çevre Sağlığı Meslek Lisesini kazandım.1987 yılında mezuniyetimin ardından Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlık Teknisyeni olarak devlet memurluğu görevime başladım.1988 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ) bölümünü kazanarak 1992 yılında mezun oldum. Aynı süreçte Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tuzluçayır Sağlık Ocağı’nda da devlet memurluğu görevimi sürdürdüm.
1994 yılında ikinci defa girdiğim üniversite sınavı sonucunda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünü kazandım. Eğitim sürecimde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık  memurluğu görevimi sürdürdüm.
2003 yılında Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne psikolog olarak atandım ve 17 yıl aynı hastanede olmak üzere toplamda 32 yıl devlette görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.