Doktorsitesi.com

Ergenlikte Kimlik Krizi mi, Varoluşsal Keşif mi?

Psk. Ezgi Bektaş Ünlü
Psk. Ezgi Bektaş Ünlü
7 Ocak 202624 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlik dönemi çoğu zaman “kimlik krizi” kavramıyla tanımlanır. Duygusal dalgalanmalar, ani ruh hâli değişimleri, otoriteyle çatışmalar ve yoğun sorgulamalar bu dönemin kaçınılmaz parçaları olarak görülür. Ancak ergenlik yalnızca bir kriz dönemi olarak ele alındığında, bu sürecin taşıdığı gelişimsel ve varoluşsal potansiyel gözden kaçabilir. Ergenlik, bireyin yalnızca çocukluktan yetişkinliğe geçişi değil; aynı zamanda kendisini, değerlerini ve yaşamla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımladığı bir keşif sürecidir. Bu nedenle şu soruyu sormak önemlidir: Ergenlik gerçekten bir kimlik krizi midir, yoksa daha derin bir varoluşsal keşif mi?
Ergenlikte Kimlik Krizi mi, Varoluşsal Keşif mi?

Kimlik Gelişiminin Doğal Bir Aşaması Olarak Ergenlik

Ergenlik, bireyin “Ben kimim?” sorusuyla yoğun şekilde karşılaştığı bir dönemdir. Çocuklukta dış otoriteler tarafından şekillenen kimlik algısı, bu dönemde sorgulanmaya başlar. Ergen, ailesinin, okulun ve toplumun sunduğu tanımların ötesinde kendi benliğini inşa etmeye çalışır.

Bu süreçte yaşanan kararsızlıklar, çelişkiler ve yön değişiklikleri çoğu zaman patolojik değil; gelişimsel olarak beklenen deneyimlerdir. Kimlik gelişimi, doğrusal bir ilerleme göstermez. Denemeler, vazgeçişler ve yeniden yön bulma çabaları bu sürecin doğal parçalarıdır.

Neden “Kriz” Olarak Algılanıyor?

Ergenliğin kriz olarak algılanmasının temel nedenlerinden biri, bu dönemin hem ergen hem de ebeveynler için belirsizlik içermesidir. Ergen, artık çocuk değildir; ancak henüz yetişkin de değildir. Bu ara alanda kalmak, hem ergen için hem de çevresi için kaygı yaratabilir.

Ebeveynler için kontrolün azalması, ergen için ise bağımsızlık ihtiyacı bu dönemi çatışmalı hâle getirebilir. Bu çatışmalar çoğu zaman “sorun” olarak etiketlenir. Oysa bu gerilim, bireyselleşme sürecinin bir göstergesi olabilir.

Varoluşsal Keşif Olarak Ergenlik

Varoluşçu bakış açısına göre ergenlik, bireyin yaşamla ilgili temel sorularla ilk kez derinlemesine temas ettiği bir dönemdir. “Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?”, “Benim için ne anlamlı?”, “Başkalarının beklentileri mi, kendi seçimlerim mi?” gibi sorular bu dönemde belirginleşir.

Bu sorgulamalar, yalnızca zihinsel değil; duygusal olarak da yoğun deneyimlenir. Kaygı, belirsizlik ve yalnızlık hissi bu süreçte sıkça eşlik edebilir. Ancak bu duygular, bireyin yaşamını bilinçli bir şekilde şekillendirmeye başladığının da işaretidir.

Kimlik Arayışı ve Kaygı İlişkisi

Ergenlikte kimlik arayışı çoğu zaman kaygıyla birlikte ilerler. Kimliğin henüz netleşmemiş olması, “yanlış seçim yapma” korkusunu beraberinde getirebilir. Bu kaygı, bazen içe çekilme, bazen öfke, bazen de aşırı uyum gösterme şeklinde ortaya çıkabilir.

Kaygının bu dönemde tamamen ortadan kaldırılması hedeflenmemelidir. Asıl önemli olan, kaygının neye işaret ettiğini anlamak ve ergenin bu duyguyla baş edebilme becerilerini desteklemektir.

Ailenin Rolü: Yön Vermek mi, Alan Açmak mı?

Ergenlikte kimlik gelişimi, yalnızca ergenin iç dünyasında yaşanmaz; aileyle kurulan ilişki bu sürecin temel belirleyicilerinden biridir. Aşırı yönlendirici ve kontrolcü tutumlar, ergenin kendi seçimlerini deneyimlemesini zorlaştırabilir.

Öte yandan tamamen geri çekilen, ilgisiz bir tutum da ergenin kendisini yalnız hissetmesine neden olabilir. Sağlıklı olan, ergenin sorgulamalarına alan açan; ancak ihtiyaç duyduğunda destek sunan dengeli bir ebeveynlik yaklaşımıdır.

Psikolojik Destek Sürecinde Kimlik ve Anlam

Ergenlikte yaşanan yoğun sorgulamalar ve kaygılar, her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak bu süreç, ergenin günlük işlevselliğini bozuyor, ilişkilerini ve akademik yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa psikolojik destek önemli bir kaynak hâline gelir.

Psikoterapi sürecinde ergen, kimlik arayışını güvenli bir ortamda keşfetme fırsatı bulur. Bu süreçte amaç, ergene hazır cevaplar sunmak değil; kendi sorularıyla temas edebilmesini ve kendi anlamını oluşturabilmesini desteklemektir.

Sonuç: Kriz mi, Dönüşüm mü?

Ergenlik, dışarıdan bakıldığında kriz gibi görünen; ancak içten bakıldığında derin bir dönüşüm süreci olan bir dönemdir. Kimlik karmaşası, çoğu zaman bir bozulma değil; yeniden yapılanmanın işaretidir.

Ergenlikte yaşanan bu varoluşsal keşif süreci, doğru destekle ele alındığında bireyin kendisini daha iyi tanımasına, değerlerini fark etmesine ve yaşamına daha bilinçli yön vermesine olanak tanır. Bu nedenle ergenliği yalnızca “atlatılması gereken zor bir dönem” olarak değil, anlamlı bir gelişim süreci olarak görmek önemlidir.

Yazar Hakkında

Psk. Ezgi Bektaş Ünlü

Psk. Ezgi Bektaş Ünlü

Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü Başkent Üniversitesi Psikoloji bölümünden ‘Onur Belgesi’ almaya hak kazanarak mezun olmuştur. Mezuniyetinden hemen önce Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde Avrupa Birliği Projeleri kapsamındaki ‘Çocuk ve Ergenlerde Sosyal Becerileri Geliştirme’ programında aktif rol alması sayesinde Türkiye’de ve birçok Avrupa Birliği ülkesinde yasa değişikliği sağlanmıştır.

Lisans eğitimi boyunca çocuk ve ergen psikolojisi, ebeveyn tutumları, grup terapileri, çocuğu ergenlik döneminde olan ebeveynlere yönelik destekleyici psikoloji çalışmaları, sınav kaygısı gibi alanlarda birçok araştırma yapmış, makale ve kitap yazmıştır.

Lisans eğitiminden sonra ST Clements University’de ‘Çift ve Aile Terapisi’ ve ‘Cinsel Terapi’ eğitimlerini tamamlayarak uygulayıcı sertifika almaya hak kazanmıştır. ‘Sigarayla Savaşanlar Derneği’ gibi birçok kurumda çocuk, ergen ve yetişkin danışan takibi yapmıştır. Ayrıca lisans sonrası eğitimleri devam ederken birçok kreşlerde ve okullarda görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.