Bebeklerin normal büyüme ve gelişimlerini sağlayan en uygun besin anne sütüdür. İlk altı ay anne sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm besinlerini almasını sağlar. Emzirme dönemi bebeğin fiziksel gelişimi dışında anne ile olan bağı, bağlanma süreci açısından önemi büyüktür.

Emzirme anne ile çocuğun sihirli bağıdır. Çocuk doğduktan sonraki haz noktası ağızdır. Emme, ısırma, çiğneme gibi eylemler onun zevk kaynağıdır. Emzirme anında anne ve bebek arasında duygusal bir beslenme de söz konusudur. Çocuğu doğduktan sonra ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlamak anne çocuk arasında ki bağı ve ilişkileri kolaylaştırır. Emzirmek bebeğe sadece süt vermek , beslenmesini sağlamak anlamına gelmez. Annenin emzirirken bedensel teması vardır. Annenin kokusu, teninin sıcaklığı, bebeğin sakinleşmesine kendini güvende hissetmesine yarar. Annenin emzirirken gülümsemesi, onunla konuşması bu bağı kuvvetlendirir.

Emzirmeyi bırakma süreci en az emzirmek kadar önemlidir. Dünya sağlık örgütü tarafından iki yaşa kadar bebeği emzirmek uygundur. Emzirmeyi bırakma konusunda bazı anneler geciktirmek isteyebilir. Annenin kendi içinde ki emzirme ihtiyacı öyle boyutlara gelebilir ki bebek memeden bir türlü kopamaz. Başka bir emzirme zorluğu ise çocuğum memeyi emzik haline getirmesidir. Bebek her ağladığında stresini dışa vurmasına yardımcı olmak yerine ağzına meme verilir ise bebek stresini regüle etmeyi öğrenemez. Meme ’ye ya da emziğe bağımlı hale gelir. Bu durumu yetişkinlerin stres anında kendini direk alkol ya da sigara içmek istemesine benzetebiliriz.

Eğer annenin memesi bir stres itme mekanizması haline gelmez ise , doğal ebeveynliğin izleyen bir annenin çocuğu doğru yaşta memesini kolayca bırakıp, gelişim seviyesinin gerekliğindeki başka bir şeye geçiş yapacaktır.


Mersin Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!