Duygusal Yeme

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Duygusal Yeme Nedir? Psikolojik Temelleri ve Tanımı
Duygusal yeme, bireyin biyolojik açlık hissi yerine duygusal durumlar ve ruhsal stres faktörleri nedeniyle yemek yemeye yönelmesi, bu durumu kontrol edememesi olarak tanımlanır. Bir yeme bozukluğu türü olarak kabul edilen bu durum, kişinin olumsuz duygulara tepki olarak aşırı yemek yeme eğilimi göstermesidir. Bu davranış; öğün saati geldiği için veya sosyal bir gereklilikten değil, tamamen duygusal boşlukları doldurma amacıyla ortaya çıkar.
Araştırmalar, obezite ile mücadelede duygusal yemenin üstesinden gelinmesinin kritik olduğunu vurgulamaktadır. Obeziteyi sonlandırmak için bu yeme davranışına yönelik psikolojik tedavi yöntemleri geliştirilmesi gerektiği bilimsel bir gerçektir.
Duygusal Yemenin Gelişimi ve Diğer Yeme Bozuklukları ile İlişkisi
Duygusal yeme kavramı, başlangıçta bulimia nevroza hastalarının aşırı yeme ataklarını destekleyen bir unsur olarak literatüre girmiştir. Zamanla bu durumun tıkınırcasına yeme atakları ile de doğrudan ilişkili olduğu saptanmıştır. Günümüzde, özellikle kilo verme girişimlerinde ve diyet süreçlerinde duygusal yeme davranışının etkisi giderek daha fazla hissedilmektedir.
Duygusal Yeme Kimlerde Daha Sık Görülür?
Bu yeme tepkisi genellikle olumsuz duygularla baş edemeyen belirli gruplarda yoğunlaşır. Yapılan araştırmalara göre duygusal yeme şu kişilerde daha yaygındır:
- Obez bireyler,
- Yeme bozukluğu yaşayan kadınlar,
- Normal kiloda olup sürekli diyet yapan bireyler,
- Düşük benlik saygısına sahip olanlar,
- Yetersizlik duygusuyla mücadele edenler,
- Vücut kitle indeksi yüksek ve kilo kontrolü zayıf olan bireyler.
Duygusal Yemeyi Tetikleyen Faktörler ve Ortam
Araştırmalar, duygusal yemenin genellikle dışarıda değil, evde ve gizlice yapıldığını göstermektedir. Bu davranışı tetikleyen temel unsurlar şunlardır:
- Stres ve Kaygı: Günlük yaşamın getirdiği gerginlikler.
- Duygusal Durumlar: Depresif ruh hali, öfke, can sıkıntısı ve hatta aşırı mutluluk.
- Rol Modeller: Anne ve babanın yeme alışkanlıklarının kopyalanması.
- Yaş Grupları: Özellikle çocuklar, ergenler ve obez bireyler risk grubundadır.
Duygusal Yeme Hakkındaki Bilimsel Teoriler
Duygusal yemenin kilo artışına etkisi ve diyet süreçlerini sabote etmesi nedeniyle, konu üzerine pek çok teori geliştirilmiştir. Bu teoriler şunlardır:
| Teori Adı | Temel Yaklaşımı |
|---|---|
| Psikosomatik Teori | Bireylerin duygularını tanıma becerisinden yoksun olması ve açlık yerine duygulara yanıt vermesi. |
| Kaplan ve Kaplan Teorisi | Kişinin kaygı ile açlık hissini ayırt edememesi, kaygıyı azaltmak için yemeğe yönelmesi. |
| İçsel-Dışsal Teorisi | Obez bireylerin içsel açlık sinyallerine duyarsız kalıp, sadece dışsal uyaranlara (koku, görüntü) göre yemesi. |
| Kısıtlama Teorisi | Katı diyet yapmanın ters etki yaratarak tıkınırcasına yemeye ve aşırı kiloya neden olması. |
| Kaçış Teorisi | Olumsuz duygulardan ve egoyu tehdit eden farkındalıktan kaçmak için dikkati yemeğe odaklamak. |
Schachter’in İçsel-Dışsal Obezite Teorisi Detayları
Bu teoriye göre, normal kilodaki bireylerde korku ve kaygı besin tüketimini baskılarken; obez bireylerde içsel uyaranlara karşı duyarsızlık nedeniyle bu baskılanma gerçekleşmez. Stres anında midedeki kasılmaların azalması normal bireylerde yemeyi durdururken, obez bireyler bu sinyalleri anlamlandıramaz ve yemeye devam etmek için dışsal uyaranlara ihtiyaç duyarlar.
Uzman Klinik Psikolog Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU
Yazan: Psikolog Ezgi ŞAHİN
Kaynakça:
- Aslan, B. ve Köseler, E. (2022). Bireylerin Duygusal Açlık Durumlarının, Umutsuzluk Düzeylerinin ve Besin Tüketimlerinin Değerlendirilmesi.
- İnalkaç, S. ve Arslantaş, H. (2018). Duygusal yeme.
- Sevinçer, G. M. ve Konuk, N. (2013). Emosyonel yeme.

