Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Üstün Yetenekli Çocuklara Sahip Olmak

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
3 Ekim 2019102 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Üstün Yetenekli Çocuklara Sahip Olmak

Üstün yetenekli çocuklar günümüzde toplumun ve bireylerin hep dikkatini çekmişlerdir. Ebeveynleri tarafından doğru yönlendirilmiş veya kendi çabaları ile bu yeteneklerini ortaya çıkarabilen çocuklar vardır. Bunun yanı sıra fark edilmeyen ve birçok sorunla karşılaşan üstün yetenekli çocuklarımız da yok değildir. Peki ya çocuğunuz hem üstün yetenekli hem de dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna sahipse? Bu çocuklar nasıl çocuklardır ve özellikleri nelerdir? Ebeveynler olarak bu çocukların özelliklerini ve nasıl eğitim almalarını gerektiğini bilmek, çocuğun iyi anlaşılması ve zorluk çekmemesi açısından oldukça önemlidir. Makalenin amacı üstün yetenekli aynı zamanda dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı(DEHB) almış çocukların özellikleri ve eğitimleri hakkında ebeveynleri ve yaşadıkları toplumu bilgilendirmektir.

Bugüne kadar üstün yetenekli çocuklar için bir takım tanımlamalar yapılmıştır. Terman, zekâ bölümü (IQ) 140 ve üstü çocukları üstün yetenekli olarak tanımlamıştır. Bir diğer tanım ise; “Üstün ve Özel Yeteneklilik; bireyin, genetik özelliklerle varolan ve çevresel uyaranlarla gelişen; fiziksel büyüme ve gelişim, hareket gelişimi, algı– dikkat kontrolü, analiz, sentez, problem çözme gibi bilişsel gelişim, dili anlama ve ifade etme yeteneği, sosyal, duygusal ve estetik gelişim alanlarının birinde ve/veya birkaçında ya da hepsinde çeşitli gözlem ve ölçme araçlarıyla uzman kişiler tarafından gözlenen ve/veya ölçülebilen, yaşıtlarından ileri düzeyde olma durumudur.” (Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, 2009).

Öncelikle üstün yetenekli çocuklar, sınıflandırma, belleği kullanma, hatırlama, organize etme gibi metabilişsel stratejileri daha iyi kullanabilmektedirler (Kargı ve Akman, 2003). Üstün yetenekli çocuklar bugüne kadar tespit edilmiş bir takım özellikleri içlerinde barındırırlar. Bunlar; problem çözücü ve farklı düşünme yeteneği, hızlı öğrenme, meraklılık, yaşça kendinden büyük kişilerle arkadaşlık kurma, bağımsız çalışma isteği, çok soru sorma, farklı konulara merak duyma, soyut düşünme ve kavrama becerileri gibi özelliklerdir. Bu özellikler normal çocuklarda görülmekte birlikte, Silverman ve arkadaşlarına göre (1986) üstün yetenekli çocuklarda bu özelliklerin %75 ini göstermeleri gerekmektedir. En doğru tanı için uzmanlar tarafından değerlendirmelerin yapılması gerektiği de unutulmamalıdır. Bu özelliklerin çoğunu gözlemleyen ebeveynlerin erken dönemde uzmandan yardım almaları VE gereken bireysel zekâ testlerini yaptırmaları çocuğun gelişimi için önemlidir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) dikkatsizlik, hiperaktivite ve tepkiselliği içine alır. DEHB olan çocuklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri gösterirler. Tipik özellikleri dikkatsiz, aşırı hareketli, saldırgan, kural tanımayan, disipline karşı direnen çocuklardır. DEHB sahip çocuklar, matematik alanında olmak üzere sayıları bilme, kullanma ve hatırlamada yüksek performans göstermektedirler (Lovecky ve Silverman, 1998). Okullarda not almakta, fikirleri organize etme de zorluk yaşarlar. Fakat akranlarına oranla öğrenmeleri daha hızlıdır. Çok hassastırlar. Oyunlarda ve kural koymada üstün fikirlere sahip oldukları gözlemlenmiştir. Zaman zaman fikirleri yanlış anlayabilirler. Bu çocukları anlamak belki de sanıldığı kadar anlamak zor değildir. Ortamda mutlaka kendilerini belli ederler. Verilen aynı görevi daha karmaşık şekilde yerine getirebilirler.

Bu çocuklar diğer üstün yetenekli çocuklarla karşılaştırldıklarında; bilişsel eksiklikler, daha az sistematik düşünme yeteneği, çalışan belleği yeterince kullanamama, parça-bütün ilişkisiyle problem çözme, çalışmalarını daha az tamamlama, acele etme, sıkça proje konularını değiştirme, basit alıştırmaları yapmak için bile çok uzun zaman harcama eğilimi göstermektedirler. Akılda tutulması gereken diğer şey ise, bu çocuklar sınıfındaki normal çocuklarla değil, üstün zekâlı yaşıtları ile kıyaslanmalıdır. Günümüzde ebeveynlerin ve öğretmenlerin merak ettikleri konulardan bir tanesi de üstün yetenekli aynı zamanda DEHB tanısına sahip çocukların eğitimlerinin nasıl olması gerektiğidir. Öncelikle, bu çocuklar güçlü oldukları alanda ilerleme, zayıf oldukları alanda ise güçlendirilmeye ihtiyaç duyarlar. İyi bir uzman rehber aracılığıyla bu yönde çalışmalar yürütülmelidir. Çünkü DEHB sahip çocuklar dikkatini sürdürmede zorluk yaşamaktadırlar. Bu açıdan önce zayıf noktalarına odaklanmak püf noktadır. Bu süreçte duygusal ve davranışsal problemler yaşayabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çocuklar için özel sınıfların açılması onları organize edebilmek açısından önemlidir. Türkiye’ de bunun için birçok çalışma yapılmaya devam etmektedir. Erken eğitim programları bu çocukları keşfetmek için iyi bir fırsattır. Erken dönemde yeteneklerin belirlenmesi onların gelişimine katkı sağlar. Ayrıca, üstün yetenekli çocuklar için, Fen liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Bilim Sanat Merkezleri, TÜBİTAK merkezleri kurulmuştur. Özetle, bu programlar çocuğun zayıf ve güçlü yönlerinin ortaya çıkarılmasına fırsat verir. Onlar için en uygun ortamlar yaratılmaktadır. Önemli olan, ebeveynlerin çocuklarının farkına varması ve onlar için uygun koşulları sağlamasıdır. DEHB bozukluğu ve üstün yetenekli olmak konusunda bilinçlenmeli ve gerekli yardımı uzmanlardan alarak, çocukların kendilerinin farkına varmasını sağlamaktır.

SEVGİLERİMLE...

İnstagram/psikologayvalik

KAYNAKÇA Dönmez, N.B., (2004). Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar Ve Eğitimleri. Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitim, 284-306 Kargı, E. ve Akman, B. (2003). Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Sahip Üstün Yetenekli Çocuklar. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,24 : 212-214.

Etiketler

İlişkilerÇocukYetişkinÜstün yetenekli çocuklarDikkat eksikliğiErgendikkat eksikliği ve hiperaktivitepsikologayvalikayvalık keşif psikolojiayvalık emdrüztün zekalı çocuklar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

 Uzm.Klinik.Psikolog,Özlem ŞEN İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (2011-2016) Psikoloji lisans diplomasını almaya hak kazanmış, mezun olduğu yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek lisansını tamamlamıştır. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversites’nde  Sosyal Hizmetler Bölümüne devam etmektedir.
Milliyet Pembenar  yazarıdır. İletişim alanında TRT spikeri Muratcan Canbay’dan iletişimde dil ve diksiyon dersleri almıştır.
Lisans yıllarında takım arkadaşlarıyla psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve 20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde “ Can you control your future? “ adlı çalışmaları yayınlanmıştır.
18.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresine katılmış olup, “Travma Gruplarıyla Gönüllü Psikolog Olarak Çalışma ve Bunların Yaratabileciği İkinci Travma” çalışma grubuna katılmıştır. 19.Ulusal Psikoloji Kongresi’nde Uzm. Psk. Pınar ÖZBEK’in “Genç Yetişkinlerde Öz Farkındalık ve Geliştirilmesi: Yöntem Dağarcığı Oluşturma, Program Tasarlama ve Uygulama Süreçleri” çalıştayına ,aynı zamanda Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk’ un “Terapist Hataları: Bir Danışanı Kaybetmenin Bin Bir Yolu” konulu çalıştayına  katılım göstermiştir.
Lisans eğitimi boyunca alana yönelik teorik birikimini arttırmak ve pratik deneyimler edinebilmek için çeşitli stajlar yapmıştır. Zorunlu stajlarını Boğaziçi Üniversitesi, Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tamamlamış, Gönüllü stajında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin AMATEM, Poliklinik servisi, B1 servisi ve Çocuk Ergen Polikliniğinde gözlem ve pratik imkanı bulmuştur.
Yar. Doç. Dr. Oytun ERBAŞ’ın Aşkın Nörobiyolojisi kongresine katılmıştır. Lisans eğitimi seçmeli ders kapsamında İnsan cinselliği, Adli psikoloji, Sağlık psikolojisi , Nöropsikolojik değerlendirme derslerini başarıyla tamamlamıştır.
Psikolojide test geliştirme dersi için gerekli olan “İnsanların Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adlı ölçeği takım arkadaşları ile birlikte geliştirmiş ve uygulamıştır.
Lisan eğitimi boyunca Medya ve Şiddet,Trafikte agresif sürücü tutumları ve cinseyete göre farklılıklar, Bireysel ve Kollektivist kültürlerdeki mültecilerin stres farklılıkları “Pseudoneglect” konuları ve birçok konuda proposallar yazmış ve araştırmalar yapmıştır.
İleri Düzey İngilizce ve B1.3 düzeyinde Almanca bilmektedir. Klinik psikoloji programı kapsamında bitirme projesini “Medyanın Çocukların Gelişimi Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin İncelenmesi” üzerine tamamlamıştır. Klinik Yüksek Lisansı sürecinde BDT eğitimini tamamlamıştır.
Empati Psikolojik Danışma Derneği tarafından düzenlenen Çocuk ve Ergen Testleri eğitimine katılmış olup,  EK-1 ‘ de yer alan testleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yüksek lisans eğitiminde psikolojik testler dersini almış olup testleri uygulamaktadır.
Psikoloji Akademisi’nden almış olduğu WISC-R Zeka Testi uygulayıcı sertifikasına sahiptir.
Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk ve Eğitmen Asena Yurtsever’den EMDR I. Düzey Temel Eğitimini almış bulunmaktadır.
Kurucusu olduğu Ayvalık Keşif Psikoloji Hizmet Merkezi’nde EMDR terapisti olarak çocuk,ergen ve yetişkinler  ile çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.