Doktorsitesi.com

Çocukluk Çağı Depresyonu

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
19 Ekim 2022124 görüntülenme
Randevu Al
“Son zamanlarda çocuğunuzun içe kapandığını gözlemlediğiniz oldu mu? Ya da çocuğunuzun ani duygu değişimleri olduğunu? Çocuğunuzun okula gitme istemediği ve ya kusma, karın ağrısı gibi belirtiler gösterdiği olmuş muydu? Ölüm korkusu yaşadığına şahit oldunuz mu?”
Çocukluk Çağı Depresyonu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluk Çağı Depresyonu Nedir?

Çocukluk çağı depresyonu; çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde sıklıkla görülebilen, bireyin kendisini mutsuz, üzgün ve sevilmeyen bir çocuk olarak hissettiği ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Genellikle yetişkinlere özgü bir durum olduğu düşünülse de depresyon, çocukların da deneyimlediği klinik bir tablodur. Bu rahatsızlık, çocukların duygusal gelişimini ve sosyal yaşamını doğrudan etkileyen bir süreçtir.

Araştırmalar, çocukluk çağı depresyonunun doğumdan 6 ay sonra ortaya çıkabildiğini ve ilerleyen yaşlarda görülme sıklığının arttığını göstermektedir. Psikoloji biliminin önemli bir alanı haline gelen bu durumun görülme oranları şu şekildedir:

DönemGörülme Sıklığı
Okul Öncesi Dönem%1 (Her 100 çocuktan biri)
Ergenlik Dönemi%8 (Her 100 çocuktan sekizi)

Çocukluk Çağı Depresyonunun Temel Nedenleri

Çocukluk çağı depresyonunun gelişiminde birçok farklı faktör rol oynayabilmektedir. Bu nedenlerin başında anne yoksunluğu gelmektedir. Bebeklerin doğumdan itibaren anneleriyle kurdukları göz teması ve tensel temas, temel güven duygusunun gelişimi için kritik öneme sahiptir. Bu bağın kurulamaması, çocukta depresyon belirtilerinin oluşmasına ve yetişkinlik döneminde de benzer sorunların yaşanmasına zemin hazırlayabilir.

Ailevi Faktörler ve Yaşam Olayları

Ebeveynleri boşanan çocuklarda depresyon riski oldukça yüksektir. Bu süreçte çocuklar, ailelerinin kendi hataları yüzünden boşandığı gibi yanlış bir düşünceye kapılabilirler. Ayrıca bir ebeveynle yaşarken, diğer ebeveynin kendisini unutacağı veya sevmeyeceği endişesini taşıyabilirler.

Bir diğer önemli neden ise kardeş sahibi olmaktır. Özellikle ilk ve tek çocuklarda bu durum daha sık gözlemlenir. Çocuklar yeni gelen kardeşe karşı şiddet eğilimi gösterebilir ya da tam tersine aşırı sevgi gösterip fiziksel depresyon belirtileri sergileyebilirler.

Sağlık ve Başarı Durumu

Kronik bir hastalığa sahip olan çocuklarda da depresyon görülebilmektedir. Çocuğun alışık olduğu ev ortamından ayrılarak hastaneye yatması, psikolojik dengesini sarsarak depresyonu tetikleyebilir. Bunun yanı sıra, okulda başarı sağlayamayan çocuklarda da özgüven kaybına bağlı olarak depresif süreçler sıklıkla izlenmektedir.

Okul Dönemi Çocuklarında Depresyon Belirtileri

7-11 yaş arasını kapsayan okul döneminde çocuklar, aile dışındaki çevreden, özellikle arkadaş ve öğretmenlerinden yoğun şekilde etkilenirler. Bu dönemde ortaya çıkan çocukluk çağı depresyonu belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Okula gitme konusunda isteksizlik ve reddetme,
  • Karın ağrısı ve mide bulantısı gibi açıklanamayan fiziksel şikayetler,
  • Ani duygu değişimleri ve kontrol edilemeyen öfke nöbetleri,
  • Aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşma, içe kapanma,
  • Alkol ve madde kullanımına yönelik eğilim,
  • Yoğun ölüm korkusu yaşanması.

Profesyonel Destek ve Müdahalenin Önemi

Özellikle anne veya baba kaybı yaşayan çocukların bu hassas dönemde sevdiklerinden yoğun destek görmesi gerekir. Bu desteğin yetersiz kaldığı durumlarda mutlaka profesyonel bir yardıma başvurulmalıdır. Çocukların yaşadığı depresyon süreci kendiliğinden geçmiyor ise bir uzmana danışmak, ileriki yaşamlarında kalıcı sorunlar yaşamamaları açısından kritik bir öneme sahiptir.

Hazırlayanlar: Uzm. Psk. Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU
Psikolog Ayşe GÖKOĞLU

Etiketler

Depresyon nedirÇocuklarda depresyon

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.