Doktorsitesi.com

Cinsellik hakkında doğru bilinen yanlışlar

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
18 Temmuz 20171708 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsan cinselliği sadece üreme odaklı olmayıp; biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve hazcı boyutları bir arada barındıran doğal bir süreçtir.
  • Toplumda kökleşmiş olan yanlış inanışlar ve cinsel mitler, bireylerde ciddi psikofizyolojik sorunlara ve cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır.
  • Cinsel sağlık bilincinin artırılması ve mitlerin yıkılması için bilimsel temelli, kapsamlı bir cinsel sağlık eğitimine erişim hayati önem taşımaktadır.
Cinsellik hakkında doğru bilinen yanlışlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinsellik Kavramının Çok Boyutlu Yapısı

Cinsellik kavramı, canlılığın başlangıcından itibaren var olan evrensel bir olgudur. Bu kavram sadece insanlar için değil, aynı zamanda hayvanlar ve bitkiler alemi için de geçerli bir biyolojik gerçekliği temsil eder. Ancak insan cinselliğini diğer canlılardan ayıran temel fark, konunun sadece üreme odaklı olmamasıdır.

İnsan cinselliğinden bahsederken üreme fonksiyonunun yanı sıra; hedonist (hazcı), toplumsal ve ruhsal boyutları da ele almak gerekir. Bu bağlamda cinsellik; yemek yemek veya su içmek kadar doğal ve temel bir güdüdür. Sigmund Freud’un da vurguladığı üzere, cinsellik insan davranışlarına yön veren ancak çoğu zaman toplumsal baskılarla bastırılan bir kavramdır.

Cinsel Mitler ve Cinsel İşlev Bozuklukları Arasındaki İlişki

Cinselliğin yoğun olarak bastırıldığı toplumlarda, cinsel mitler ve buna bağlı olarak gelişen cinsel işlev bozuklukları oldukça sık görülmektedir. Bu yanlış inanışlar üzerine konuşulmadığı ve sağlıklı bir bakış açısı geliştirilmediği sürece, mevcut sorunlar sadece halının altına itilmiş olur. İnsan, evrimsel olarak üremeye kodlanmış olsa da psikolojik, sosyolojik ve biyolojik bir bütündür.

Cinselliğin sadece "ayıp" veya "üreme" olarak algılandığı toplumlarda, bu üç boyutun göz ardı edilmesi ciddi psikofizyolojik problemlere yol açar. Cinsel işlev bozuklukları, büyük oranda bireylerin cinsel sağlık eğitimi hakkına erişimiyle doğrudan ilişkilidir. Eğitim olanaklarının kısıtlı olması, toplumda yanlış bilgilerin yani mitlerin kökleşmesine zemin hazırlar.

Toplumda En Sık Rastlanan 10 Cinsel Mit

Cinsel sağlık bilincinin oluşması için öncelikle doğru bilinen yanlışların analiz edilmesi gerekir. İşte toplumda en yaygın görülen cinsel mitler:

  1. Cinsel Davranışı Erkek Başlatır: En yaygın yanlış inanışlardan biridir. Bu bakış açısı cinselliği heteroseksist bir kalıba sokarken, erkeğe aşırı sorumluluk yükler. Oysa rıza olduğu müddetçe eylemi hangi partnerin başlattığının bir önemi yoktur.
  2. Cinsellik Sadece Penis-Vajina İlişkisidir: Cinsellik sadece organlarla sınırlı değildir; kullanılan dil ve cinsiyet kimliği gibi unsurlar da bu kapsama girer. İnsan, bütünsel olarak cinsel bir varlıktır.
  3. Mastürbasyon Kirli ve Zararlıdır: Özellikle ergenlik döneminde kaygı yaratan bu inanış yanlıştır. Mastürbasyon bir özdoyumdur ve aşırıya kaçılmadığı sürece kişiye herhangi bir zararı yoktur.
  4. Partner Varsa Mastürbasyona Gerek Yoktur: Bireyin cinsel tercihleri kendine özeldir. Partneri olan birinin mastürbasyondan hoşlanmaya devam etmesi tamamen normal bir durumdur.
  5. AIDS/HIV Sadece Eşcinsellerde Görülür: Bu enfeksiyon, korunmasız ilişki ve hijyenik olmayan enjeksiyonlarla her bireye bulaşabilir. Durumun cinsel yönelimle bir ilgisi yoktur.
  6. Penis Boyu Cinsel Doyum İçin Kritiktir: Araştırmalar, penis boyu ile cinsel doyum arasında doğrudan bir ilişki olmadığını kanıtlamıştır.
  7. Erkek, Kadına Nasıl Zevk Vereceğini Bilir: Bu mit, erkeğe gereksiz bir yükleme yaparken kadını pasifize eder. Cinsel doyum karşılıklı bir süreçtir.
  8. Sevişme Sırasında Konuşulmaz: Aksine, partnerlerin duygu ve düşüncelerini rahatça ifade etmesi sağlıklı bir ilişki için en önemli unsurdur.
  9. Geri Çekilme Yöntemi Kesin Koruma Sağlar: Bu yöntemde gebelik riski diğer modern yöntemlere göre çok daha yüksektir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaz.
  10. İlk Cinsel Birleşme Her Zaman Sancılıdır: Vajinismus gibi sorunların temelinde yatan bu inanış bilimsel değildir. Vajina esneyebilen bir organdır ve ağrı durumu kişiden kişiye değişen öznel bir süreçtir.

Sonuç: Kapsamlı Cinsel Sağlık Eğitiminin Önemi

Yukarıda belirtilen maddeler, toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışların sadece küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu ve benzeri mitlerin ortadan kaldırılmasının en etkili yolu, bireylere doğru ve kapsamlı bir cinsel sağlık eğitimi sunulmasıdır. Bilimsel temelli bir yaklaşım, hem bireysel hem de toplumsal cinsel sağlığın korunması için temel şarttır.

Etiketler

Cinsel perhizCinsellikCinsellik korkusuPsikolojik vajinismusPsikolojikCinsel soğuklukCinsel işlevCinsel ilişkiPsikolojik destekPsikolojik belirtilerCinsel temasCinsel yaşamPsikologPsikolojik iktidarsızlıkCinsellik tedavisiCinsel takıntının nedenleriCinsel birleşmeCinsel i̇lişkide ağrı problemiCinsel sorunCinsel isteksizlik nedenleriCinsel istek bozukluklarıCinsel hastalıkPsikolojik değerlendirmePsikolojik tedaviCinsel hayatCinsel aktiviteCinsel korunma yöntemiCinsellikte korunma yollarıPsikolog kimdirPsikolojik stresPsikolojik nedenlerPsikolojik sebep erken boşalmaPsikolojik danışmanlık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.