Doktorsitesi.com

Cinsellik hakkında doğru bilinen yanlışlar

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
18 Temmuz 20171643 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsan cinselliği sadece üreme odaklı olmayıp; biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve hazcı boyutları bir arada barındıran doğal bir süreçtir.
  • Toplumda kökleşmiş olan yanlış inanışlar ve cinsel mitler, bireylerde ciddi psikofizyolojik sorunlara ve cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır.
  • Cinsel sağlık bilincinin artırılması ve mitlerin yıkılması için bilimsel temelli, kapsamlı bir cinsel sağlık eğitimine erişim hayati önem taşımaktadır.
Cinsellik hakkında doğru bilinen yanlışlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinsellik Kavramının Çok Boyutlu Yapısı

Cinsellik kavramı, canlılığın başlangıcından itibaren var olan evrensel bir olgudur. Bu kavram sadece insanlar için değil, aynı zamanda hayvanlar ve bitkiler alemi için de geçerli bir biyolojik gerçekliği temsil eder. Ancak insan cinselliğini diğer canlılardan ayıran temel fark, konunun sadece üreme odaklı olmamasıdır.

İnsan cinselliğinden bahsederken üreme fonksiyonunun yanı sıra; hedonist (hazcı), toplumsal ve ruhsal boyutları da ele almak gerekir. Bu bağlamda cinsellik; yemek yemek veya su içmek kadar doğal ve temel bir güdüdür. Sigmund Freud’un da vurguladığı üzere, cinsellik insan davranışlarına yön veren ancak çoğu zaman toplumsal baskılarla bastırılan bir kavramdır.

Cinsel Mitler ve Cinsel İşlev Bozuklukları Arasındaki İlişki

Cinselliğin yoğun olarak bastırıldığı toplumlarda, cinsel mitler ve buna bağlı olarak gelişen cinsel işlev bozuklukları oldukça sık görülmektedir. Bu yanlış inanışlar üzerine konuşulmadığı ve sağlıklı bir bakış açısı geliştirilmediği sürece, mevcut sorunlar sadece halının altına itilmiş olur. İnsan, evrimsel olarak üremeye kodlanmış olsa da psikolojik, sosyolojik ve biyolojik bir bütündür.

Cinselliğin sadece "ayıp" veya "üreme" olarak algılandığı toplumlarda, bu üç boyutun göz ardı edilmesi ciddi psikofizyolojik problemlere yol açar. Cinsel işlev bozuklukları, büyük oranda bireylerin cinsel sağlık eğitimi hakkına erişimiyle doğrudan ilişkilidir. Eğitim olanaklarının kısıtlı olması, toplumda yanlış bilgilerin yani mitlerin kökleşmesine zemin hazırlar.

Toplumda En Sık Rastlanan 10 Cinsel Mit

Cinsel sağlık bilincinin oluşması için öncelikle doğru bilinen yanlışların analiz edilmesi gerekir. İşte toplumda en yaygın görülen cinsel mitler:

  1. Cinsel Davranışı Erkek Başlatır: En yaygın yanlış inanışlardan biridir. Bu bakış açısı cinselliği heteroseksist bir kalıba sokarken, erkeğe aşırı sorumluluk yükler. Oysa rıza olduğu müddetçe eylemi hangi partnerin başlattığının bir önemi yoktur.
  2. Cinsellik Sadece Penis-Vajina İlişkisidir: Cinsellik sadece organlarla sınırlı değildir; kullanılan dil ve cinsiyet kimliği gibi unsurlar da bu kapsama girer. İnsan, bütünsel olarak cinsel bir varlıktır.
  3. Mastürbasyon Kirli ve Zararlıdır: Özellikle ergenlik döneminde kaygı yaratan bu inanış yanlıştır. Mastürbasyon bir özdoyumdur ve aşırıya kaçılmadığı sürece kişiye herhangi bir zararı yoktur.
  4. Partner Varsa Mastürbasyona Gerek Yoktur: Bireyin cinsel tercihleri kendine özeldir. Partneri olan birinin mastürbasyondan hoşlanmaya devam etmesi tamamen normal bir durumdur.
  5. AIDS/HIV Sadece Eşcinsellerde Görülür: Bu enfeksiyon, korunmasız ilişki ve hijyenik olmayan enjeksiyonlarla her bireye bulaşabilir. Durumun cinsel yönelimle bir ilgisi yoktur.
  6. Penis Boyu Cinsel Doyum İçin Kritiktir: Araştırmalar, penis boyu ile cinsel doyum arasında doğrudan bir ilişki olmadığını kanıtlamıştır.
  7. Erkek, Kadına Nasıl Zevk Vereceğini Bilir: Bu mit, erkeğe gereksiz bir yükleme yaparken kadını pasifize eder. Cinsel doyum karşılıklı bir süreçtir.
  8. Sevişme Sırasında Konuşulmaz: Aksine, partnerlerin duygu ve düşüncelerini rahatça ifade etmesi sağlıklı bir ilişki için en önemli unsurdur.
  9. Geri Çekilme Yöntemi Kesin Koruma Sağlar: Bu yöntemde gebelik riski diğer modern yöntemlere göre çok daha yüksektir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaz.
  10. İlk Cinsel Birleşme Her Zaman Sancılıdır: Vajinismus gibi sorunların temelinde yatan bu inanış bilimsel değildir. Vajina esneyebilen bir organdır ve ağrı durumu kişiden kişiye değişen öznel bir süreçtir.

Sonuç: Kapsamlı Cinsel Sağlık Eğitiminin Önemi

Yukarıda belirtilen maddeler, toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışların sadece küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu ve benzeri mitlerin ortadan kaldırılmasının en etkili yolu, bireylere doğru ve kapsamlı bir cinsel sağlık eğitimi sunulmasıdır. Bilimsel temelli bir yaklaşım, hem bireysel hem de toplumsal cinsel sağlığın korunması için temel şarttır.

Etiketler

Cinsel perhizCinsellikCinsellik korkusuPsikolojik vajinismusPsikolojikCinsel soğuklukCinsel işlevCinsel ilişkiPsikolojik destekPsikolojik belirtilerCinsel temasCinsel yaşamPsikologPsikolojik iktidarsızlıkCinsellik tedavisiCinsel takıntının nedenleriCinsel birleşmeCinsel i̇lişkide ağrı problemiCinsel sorunCinsel isteksizlik nedenleriCinsel istek bozukluklarıCinsel hastalıkPsikolojik değerlendirmePsikolojik tedaviCinsel hayatCinsel aktiviteCinsel korunma yöntemiCinsellikte korunma yollarıPsikolog kimdirPsikolojik stresPsikolojik nedenlerPsikolojik sebep erken boşalmaPsikolojik danışmanlık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.