Doktorsitesi.com

Boşanma Sürecini Çocuğun En Az Problemle Atlatmasının Yolları Nelerdir?

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
31 Mart 202183 görüntülenme
Randevu Al
Boşanma Sürecini Çocuğun En Az Problemle Atlatmasının Yolları Nelerdir?

Aile toplumun temel yapı taşlarındandır. Çocuk için ise sevgiyi, şefkati ve bakımı aldığı en doğal ortamdır. Evlilikte yaşanan birtakım sıkıntıların çözülememesi ile boşanma kararı alınabilir. Boşanma kararı, iki erişkin insanın verdiği hayatlarını değiştirecek ciddi bir süreçtir. Bununla birlikte eğer boşanacak olan kişinin çocukları var ise aynı şekilde onlarında hayatları değişecektir.

Çocuğa boşanmanın söylenmesi ebeveynlerin en zorlandıkları kısımlardan biridir. Çocuğa boşanma kararı kesin olarak verilmeden bir şey söylenmemesi gerekmektedir. Anne ve babanın bu kararı olabildiğince yalın ve anlaşılır ifadeler ile birbirlerini kötülemeden ve suçlamadan anlatması ve bununla birlikte bu karar çocuğa söylenirken anne ve babanın bunu birlikte söylemesi çok daha doğru olur. Karar açıklandıktan sonra bu durumun gerçekleşmesinde çocuğun suçunun olmadığını belirtmek gerekir. Ek olarak anne ve babanın her zaman onun yanında olacağını ve onu sevmeye devam edeceklerinin de söylenmesi çocukta güven duygusu oluşturur. Unutulmamalıdır ki, her çocuk boşanma sürecini atlatmada farklılık gösterir. Bazı çocuklar hafif atlatırken bazıları ise zor bir süreçten geçer.

Çocuğa nasıl söylenmesini bir örnek ile açıklayacak olursak… “Sen, annen/baban ve ben artık aynı evde yaşamayacağız. Bunun sebebi artık annen / baban ve benim ilişkimin düzgün gitmemesi. Bu durumun senin ile ilgili olmadığını bilmeni istiyoruz. Biz her zaman senin annen ve baban olarak hayatında yer almaya devam edeceğiz. Senin hayatında değişen tek şey artık bir değil iki evinin olması olacak. Bu konu hakkında soruların varsa veya duygularını bizimle paylaşmak istersen seni dinlemeyi çok isteriz.” 

    Ailenin dağılması çocuk üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği gibi olumlu etkiler de yaratabilir. Eğer boşanma öncesinde aile içerisinde sürekli bir çatışma hali ve mutsuzluk var ise bu sürecin bitmesi çocuk için çok daha sağlıklı olacaktır. İki ebeveynle kurulan sağlıklı bir ilişki, aile içindeki istikrar veya sorunlu ebeveynle daha az temasa geçme çocuğun yaşadığı ortamı düzeltmek ile birlikte iyi olma halini de olumlu yönde etkiler. 

    Boşanma sürecinin sancılı geçmesi çocuk için de sürecin zor geçeceğinin göstergesidir. Tarafların birbirini suçlaması, kötü sözler söylemesi gibi sağlıksız davranışlar çocukta öfke yaratabilir ve bununla birlikte suçluluk hissetme, okul başarısında düşüş, değersiz hissetme, sürekli ağlama hissi gibi depresif bulguların gözlenmesi olasıdır. Bununla birlikte boşanma sonrası ilk zamanlarda çocukta ebeveynlere karşı kaybetme korkusu veya yalnız kalma korkusu oluşabilir. Bunların yanında çocuk eğer gerekli desteği alamazsa zayıf benlik algısı, özgüven kaybı, çekingenlik bunların sonucunda geç sosyalleşme gibi olumsuz etkiler yaşayabilmektedir.

    Peki, çocuğun bu süreçte olumsuz etkilenmemesi için ebeveynlerin neler yapması gerekir?

Boşanmanın getireceği belirsizliği, kaygı ve endişe gibi duyguları en aza indirgemek için ebeveynler tutarlı davranmalıdır. 

Anne ve baba çocuğu aralarındaki tartışmalarda aracı olarak kullanmamalıdır.

Çocuk bu süreçte kesinlikle taraf olmamaya zorlanmamalıdır.

Bu süreç hakkındaki duygu ve düşünceleri hakkında konuşmak için mutlaka cesaretlendirilmelidir.

Çocuk anne ve babanın tekrar birleşeceği düşüncesinde ise bunun kesin bir dille olmayacağı açıklanmalı ve bu sayede çocuğun hayal kırıklığına uğranması önlenmelidir.

Çocuğa uygun bir dille ve ayrıntılı olmadan boşanma sebebi söylenmelidir ki bu sayede çocuk kendini boşanmanın sorumlusu olarak görüp olumsuz duygulara kapılmasın.

En önemlisi ise boşanma sonrasında iki tarafta çocukla kaliteli bir ilişki kurmalı ve ebeveynlik rollerini unutmamalıdırlar.

Etiketler

Çocuk psikolojisiErgen psikolojisiboşanma süreci ve çocuk psikolojisiçocuklara boşanma nasıl açıklanmalıdır

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.