Doktorsitesi.com

Çocuklara Neden Doğru Model Olmalıyız?

Uzm. Psk. Arman Demirci
Uzm. Psk. Arman Demirci
18 Ekim 2018157 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklara Neden Doğru Model Olmalıyız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Model Alma Yoluyla Öğrenme Süreci

Model olma, çocukların dünyayı anlamlandırma ve yeni beceriler edinme süreçlerindeki en temel öğrenme yollarından biridir. Çocuklar, çevrelerindeki yetişkinleri sadece dinleyerek değil, aynı zamanda onların söylemleri ile davranışları arasındaki ilişkiyi gözlemleyerek öğrenirler. Bu süreçte, sergilenen davranış ve söylemlerin tutarlı olması, çocuğun doğru bir davranışı tam anlamıyla içselleştirmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Aslında bu durum sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de geçerlidir. Sosyal ilişkilerde, eşinizin veya arkadaşlarınızın söyledikleriyle yaptıkları çeliştiğinde bir güven kaybı ve çelişki hissedersiniz. Çocuklar için ise bu durum çok daha kritiktir; çünkü çocuklar, siz fark etmeseniz bile davranışları kopyalama konusunda üstün bir yeteneğe sahiptirler.

Söylem ve Davranış Çelişkisinin Çocuk Üzerindeki Etkileri

Ebeveynlerin çocuklarına verdikleri öğütler, kendi eylemleriyle desteklenmediğinde etkisini yitirir. Örneğin, bir baba çocuğuna ders çalışmanın öneminden bahsettikten hemen sonra kendi işleriyle ilgili "gereksiz ve sıkıcı" diyerek sızlanırsa, çocuk ödev yapmayı sadece "sızlanılacak bir zorunluluk" olarak algılayabilir. Benzer şekilde, çocuğuna kitap okumasını söyleyen bir annenin televizyon karşısına geçmesi, çocuğun istenmeyen ama yapması kolay olan davranışı seçmesine neden olur.

Çocuklar, ebeveynlerinin söylemlerinden ziyade eylemlerine odaklanma eğilimindedir. Bu noktada ebeveynlerin dikkat etmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Örnek Teşkil Etme: Çocuğun kazanması istenen davranış, önce ebeveyn tarafından sergilenmelidir.
  • Tutarlılık: Söylenen söz ile yapılan eylem birbirini doğrulamalıdır.
  • Gözlem Gücü: Çocukların her an birer "kopyalayıcı" olduğu unutulmamalıdır.

İşlem Öncesi Dönem ve Somut Modelleme İhtiyacı

Özellikle 2-7 yaş arası işlem öncesi dönemdeki çocuklar, davranışların soyut boyutlarını yetişkinler gibi analiz edemezler. Bu yaş grubundaki çocuklar, dünyayı somut veriler üzerinden algıladıkları için davranışları doğrudan kopyalama eğilimindedirler. Soyut düşünme yetisi henüz gelişmediği için, bir davranışın neden yapılması gerektiğini sadece anlatarak açıklamak yetersiz kalabilir.

Çocuk, yapması gereken davranışı öncelikle ebeveyninde somut bir örnek olarak görmek ister. Günümüzde bilgiye erişimin hızlanması ve uyaran sayısının artması, ebeveynlerin çocuk yanındaki tutum ve davranışlarında çok daha dikkatli olmalarını zorunlu kılmaktadır.

Davranışı İçselleştirme ve Otorite Figürü Arasındaki İlişki

Ebeveynlerin en büyük arzusu, çocuklarının başında kimse yokken de doğru davranışı sergilemeleridir. Eğer bir çocuk, davranışı sadece otorite figüründen çekindiği veya suçluluk hissetmemek için yapıyorsa, bu durum gerçek bir öğrenme değil, sadece geçici bir uyumdur. Otorite ortamdan ayrıldığında, davranış da genellikle son bulur.

DurumDavranışın KaynağıSonuç
Otorite KorkusuÇekinme ve SuçlulukOtorite yoksa davranış yapılmaz.
İçselleştirmeDoğru Model ve AnlamlandırmaHer koşulda davranış sürdürülür.

Sonuç: Siz Ne Yaparsanız Çocuğunuz Onu Yapar

Sonuç olarak, ebeveynler çocukları için en etkili aynadır. Siz sorunlarınızı nasıl çözüyorsanız, çocuğunuz da benzer yöntemleri benimseyecektir. Siz işinizi hangi disiplinle yapıyorsanız, o da kendi sorumluluklarına aynı şekilde yaklaşacaktır. Çocuğunuzda kalıcı bir davranış veya değer oluşturmak istiyorsanız, öncelikle bu değerleri kendi yaşamınızda uygulayarak ona doğru model olmanız gerekmektedir.

Etiketler

Aile etkisiPsikologAnneBabaAile iletişimiAile danışmanlığıModel olmakÇocukta davranışDoğru iletişim kurmaÇocukta davranış bozukluklarıUzman psikologOyun terapisiaile danışmanlığı ankaraoyun terapisi ankarauzman psikolog ankarapsikolog eryaman

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Arman Demirci

Uzm. Psk. Arman Demirci

Ufuk Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2012 yılında mezun oldum. Yine Ufuk Üniversitesi'nde Gelişim Psikolojisi alanında yüksek lisansımı tamamlayarak Uzman unvanını aldım. Lisans eğitiminden itibaren hep çocuklarla çalışmak istemiştim. Uzman olduktan sonra da eğitimlerimi ve okumalarımı çocuk gelişimi üzerinde yoğunlaştırdım. 2018 yılına kadar özel bir özel eğitim merkezinde özel eğitime muhtaç çocuklarla çalıştıktan sonra kendi ofisimde oyun terapisine devam ettim.
Şu anda Çankaya'daki ofisimde oyun terapisi ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerini veriyorum. Online terapi de yapıyorum. Oyun terapisi online terapiye uygun olmadığından sadece ebeveyn danışmanlığı hizmetini online olarak veriyorum.
Hem sosyal medya hesabımdan hem de internet sitemden oyun terapisi ve genel olarak çocuk ve aile ile ilgili haftalık yazılarımı paylaşıyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.