Doktorsitesi.com

Çiftler arası çatışmalar

Klinik Psikolog Asım Eren
Klinik Psikolog Asım Eren
28 Mart 2019170 görüntülenme
Randevu Al
Çiftler arası çatışmalar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Çatışma Kavramı ve Tanımı

İlişkilerde çatışma, bireylerin karşılıklı olarak birbirlerinin ihtiyaçlarına müdahale etmesi ya da değer ve anlayış uyuşmazlıkları neticesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, kavga ve gerilim durumlarıdır. Çatışma anları, bir ilişkinin gerçeklik sınavı olarak kabul edilir. Bu kritik anlarda ilişkinin dokusu ya güçlenerek pekişir ya da zayıflayarak kopma noktasına gelir.

Çatışma süreçlerinde genellikle gizli kalmış psikolojik yaralar, biriktirilmiş kırgınlıklar ve örtülü düşmanlık duyguları gün yüzüne çıkar. Bu durum, çiftlerin birbirine daha fazla yakınlaşmasıyla sonuçlanabileceği gibi, aradaki mesafenin geri dönülemez şekilde açılmasına da neden olabilir.

Psikososyal Açıdan Çatışma Nedenleri

İlişkilerde yaşanan gerilimlerin temelinde yatan psikososyal faktörler çeşitlilik göstermektedir. Bu faktörler, ilişkinin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen unsurlardır:

  • Farklılıkların Reddi: Çiftlerin birbirlerinin bireysel farklılıklarını kabullenmekte zorlanması.
  • İletişim Yetersizliği: Sorunların zamanında konuşulmaması ve çözüme ulaştırılmaması.
  • Rol Çatışmaları: Aile içinde görev ve sorumluluk paylaşımı (kimin ne yapacağı) konusundaki belirsizlikler.
  • Değer Görme İhtiyacı: Özellikle kadınların, eşleri tarafından bir birey olarak yeterli değeri görmediklerine dair hissettikleri eksiklik.

Huzurlu ve Huzursuz Çiftler Arasındaki Davranış Farkları

Araştırmalar, çatışma yaşayan huzursuz çiftler ile sağlıklı ilişki yürüten çiftler arasında belirgin davranışsal farklar olduğunu göstermektedir. Huzursuz çiftlerin sergilediği tipik davranışlar şunlardır:

Davranış TürüHuzursuz Çiftlerin Eğilimi
Olumlu DavranışlarÇok daha az sergilenir.
Olumsuz İfadelerSıkça dile getirilir ve vurgulanır.
TepkisellikOlumsuz durumlara karşı çok daha hızlı ve sert tepki verilir.
Görüş BirliğiBirbirlerinin fikirlerine katılma oranı oldukça düşüktür.

Evlilikte İletişim Becerileri ve Saldırganlık

Evlilikte iletişim, ilişkinin memnuniyet düzeyini belirleyen en temel unsurdur. Saldırganlık eğilimi gösteren bireyler, duygu ve düşüncelerini ifade etmede, özellikle de olumlu duyguları paylaşmada yetersiz kalırlar. Bu kişiler, verdikleri mesajların etkisinin farkında olmadıkları gibi, mesajları eşleri tarafından anlaşılmadığında daha fazla olumsuz tutum sergileme eğilimindedirler.

Çatışma yaşayan çiftlerde iletişim yetersizliği şu şekillerde gözlemlenir:

  1. Mesaj Karmaşası: Verilen mesajlar dağınıktır ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet verir.
  2. Beden Dili Uyumsuzluğu: Sözlü ifadeler ile jest ve mimikler (beden dili) birbiriyle çelişir.
  3. Eleştirel Tutum: Saygı çerçevesinden uzaklaşarak sürekli bir eleştiri hali hakimdir.

Sözel İstismar ve Sağlıklı İletişimin Rolü

İletişim eksikliği, zamanla yerini istismar ve şiddet döngüsüne bırakabilir. Evliliklerde en sık rastlanan tür olan sözel istismar; sürekli suçlayıcı bir dil kullanma, tehditkar tavırlar ve utandırıcı davranışlar bütünüdür. Sözel istismara maruz kalan eş; yetersizlik, değersizlik ve umutsuzluk hisleriyle depresyona sürüklenebilir.

Sağlıklı İletişimin Avantajları

Buna karşın, sağlıklı iletişim becerilerine sahip mutlu çiftler; uzlaşmacı, birbirini destekleyici ve sosyal olarak takdir edici bir tutum sergilerler. Sağlıklı iletişim, çatışmaları yumuşatarak ilişkinin uzun ömürlü ve huzurlu olmasını sağlayan en önemli mekanizmadır.

Etiketler

Çift terapisiTerapiçiftler arası çatışma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asım Eren

Klinik Psikolog Asım Eren

Uzm. Psk. Asım EREN, 1970 yılında İzmit'te doğmuştur. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek Lisansını ise İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.