Doktorsitesi.com

Bir anne adayının doğum yöntemine nasıl karar veriyorsunuz?

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi
Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi
27 Temmuz 2015328 görüntülenme
Randevu Al
  • Sezaryen doğum kararı, gebeliğin başından doğum anına kadar gelişebilecek tıbbi zorunluluklar veya anne adayının sağlık durumu doğrultusunda belirlenmektedir.
  • Dünya genelinde sezaryen oranları %25 ile %45 arasında değişirken, sefalo-pelvik uyuşmazlık, plasenta sorunları ve fötal malpozisyonlar gibi pek çok tıbbi gerekçe bu yöntemi zorunlu kılabilmektedir.
  • Doğum şekli belirlenirken NST, ultrasonografi ve biyofizik skorlama gibi tetkiklerin yanı sıra annenin psikolojik durumu da göz önünde bulundurularak hekimle birlikte ortak bir karar verilmelidir.
Bir anne adayının doğum yöntemine nasıl karar veriyorsunuz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sezaryen Doğum ve Tıbbi Gerekçeler

Doğum şeklinin belirlenmesi, bazen anne adayının ilk muayenesinde netleşirken bazen de gebeliğin ilerleyen safhalarında veya doğum sancılarının başlamasıyla ortaya çıkabilmektedir. Bu durum literatürde zorunlu sezaryen endikasyonları olarak tanımlanır. Günümüzde dünya genelinde sezaryen oranları ülkeden ülkeye %25 ile %45 arasında değişmekle birlikte, yaygın ortalama %30 civarındadır. Bu istatistik, her üç gebeden birinin sezaryenle, diğer %70’lik kesimin ise vajinal yolla doğum yaptığını göstermektedir.

Sezaryen Endikasyonları: Tıbbi Gerekçeler Nelerdir?

Doğumun sezaryen yöntemiyle gerçekleştirilmesini gerektiren başlıca tıbbi durumlar şunlardır:

  • Sefalo-pelvik uyuşmazlık: Bebeğin başı ile anne leğen kemiği arasındaki uyumsuzluk.
  • Plasenta previa: Çocuk eşinin (plasenta) rahmin alt kısmını kapatması.
  • Plasenta dekolmanı: Plasentanın vaktinden önce ayrılması.
  • Akut gebelik toksikozları: Preeklampsi ve eklampsi durumları.
  • Uterus kontraksiyon bozuklukları: Rahim kasılmalarındaki düzensizlikler.
  • Servikal rijidite: Rahim ağzının açılmaya müsaade etmemesi veya geçirilmiş servikal operasyonlar.
  • Vajinal nedbe dokuları: Geçirilmiş genital fistül ve total perine yırtığı operasyonları.
  • Kanser vakaları: Serviks, vajen ve rektum kanserleri.
  • Fötal malprezentasyon ve malpozisyonlar: Bebeğin uygun olmayan açılarla (yüz, alın, mentoposterior veya transvers geliş) kanala girmesi.
  • Primigravid makat geliş: İlk bebekte görülen ters geliş durumu.
  • Kordon ve damar sorunları: Kordon sarkması ve vasa previa.
  • Tümör previa: Doğum kanalını tıkayan kitleler.
  • Tekrarlayan bebek ölümleri: Daha önceki gebeliklerinde anne karnında bebek kaybı yaşayanlar.
  • Mükerrer sezaryen: Daha önce sezaryen ile doğum yapmış olmak.
  • Geçirilmiş uterus ameliyatları: Myomektomi, histerotomi ve metroplasti operasyonları.
  • Yaşlı ilk gebelik: 35 yaş üzerindeki ilk hamilelikler.
  • İntrauterin asfiksi: Kordon dolanması gibi nedenlerle doğum eyleminde bebeğin oksijensiz kalması.
  • İnfertilite tedavileri: Tüp bebek veya yardımcı üreme teknikleri ile sağlanan gebelikler.
  • İntrauterin gelişme geriliği: Bebek gelişiminin ileri derecede yavaşlaması veya durması.
  • Erken membran rüptürü: Su kesesinin erken açılması ve suni sancı ile doğumun sağlanamaması.
  • Psikolojik faktörler: Kontrol edilemeyen gebelik psikozu ve yoğun doğum korkusu.

Doğum Şekline Karar Verme Süreci

Doğum zamanı yaklaştığında, en sağlıklı yöntemi belirlemek adına kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütülür. Bu aşamada annenin genel sağlık durumu ve gerekli tetkikleri titizlikle incelenir. NST (Non-Stres Test) ve fötal doppler gibi ileri tetkiklerin yanı sıra, ultrasonografi ile biyofizik skorlama yapılarak kritik veriler elde edilir.

İzlenen Kritik Parametreler

Doğum yöntemi belirlenirken aşağıdaki unsurlar detaylıca gözlemlenir:

İncelenen ParametreDeğerlendirme Kriteri
Amniyon SıvısıSıvı miktarının yeterliliği
Plasenta YapısıKireçlenme ve yaşlanma durumu
Bebek SağlığıBiyofizik skorlama ve gelişim düzeyi
Anne PsikolojisiDoğum korkusu ve psikolojik hazırlık

Sonuç olarak doğum hekimi; tecrübesi, tıbbi şartlar ve veriler ışığında en uygun yöntemi önerecektir. Bu süreçte anneye herhangi bir dayatma yapılmamalı, anne psikolojisi de göz önüne alınarak ortak bir karara varılmalıdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi, 12.06.1957 tarihinde Hatay'ın Dörtyol ilçesinde dünyaya geldi. Tıp eğitimini 1974 ile 1981 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayan Dr. Sipahi,  Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki ihtisasını ise 1984 ile 1989 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD'da tamamladı ve uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.