Doktorsitesi.com

Yaş ve doğurganlık

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
14 Ekim 200615335 görüntülenme
Randevu Al
Yaş ve doğurganlık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İleri Yaşta Anne Olmak: Doğurganlık ve Gebelik Süreci

Günümüzde kadınlar; kariyer hedefleri, maddi güvence arayışı veya zihinsel olarak anneliğe hazır hissetme isteği gibi nedenlerle evlilik ve gebelik yaşını sürekli olarak ileriye ertelemektedir. Basında yer alan yardımcı üreme tekniklerine dair bazı iyimser haberler, ileri yaşlarda gebe kalabilme konusunda kadınlara güven verse de biyolojik gerçekler yaşın doğurganlık üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir.

Bir kadın için en uygun doğurganlık dönemi 18-24 yaşlar arasıdır. Gebelik yaşı ertelendikçe kısırlık problemleri artmakta, gebelik süreci zorlaşmakta ve hem doğum hem de gebelik komplikasyonları riskli seviyelere ulaşmaktadır. Bu durum temel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir: İleri yaşın doğurganlık üzerine etkileri ve gebelik süreci üzerindeki etkileri.

İleri Yaşın Doğurganlık Üzerine Etkileri

Biyolojik nedenlerden dolayı yaş ilerledikçe doğurganlık potansiyeli azalır. İstatistiksel verilere göre, 30 yaş altındaki bir kadının herhangi bir ayda gebe kalma şansı %20 iken, 40 yaş üzerinde bu oran %5 seviyesine gerilemektedir. Tüp bebek gibi ileri tedavi yöntemlerinde dahi 40 yaş sonrası başarı şansı düşerken, düşük ve anomalili bebek riski artış göstermektedir.

Doğurganlıktaki bu düşüşün temel nedenleri şunlardır:

  • Genel sağlık durumundaki değişimler,
  • Yumurtlama fonksiyonlarındaki bozulmalar,
  • Yumurta hücresinin yapısal kalitesindeki azalmalar.

Ek olarak, 40 yaşına kadar geçen sürede yaşanabilecek enfeksiyonlar, dış gebelikler, cerrahi müdahaleler veya endometriozis gibi durumlar üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir. Normal şartlarda infertilite tetkikleri için 1 yıl beklenirken, kadın yaşı 40'ın üzerindeyse bu süre 6 ay ile sınırlı tutulmalıdır.

Erkeklerde Yaşa Bağlı Fertilite Değişimi

Yaşlanma yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkiler. Erkeklerde kadınlardaki gibi keskin bir menopoz dönemi olmasa da yaşla birlikte testislerde hafif küçülme, sperm şekli ve hareketliliğinde azalma görülür. Testosteron düzeyindeki düşüş libidoyu etkileyebilir; ancak erkeklerde fertilite (üreme yeteneği) genellikle ömür boyu devam eder.

Yumurtalık ve Yumurta Hücresindeki Değişimler

Kadınlar doğuştan yaklaşık 300.000 yumurta hücresine sahiptir. Her adet döneminde seçilen bir yumurta olgunlaşırken, yaklaşık 500-1000 yumurta hücresi imha olur (atrezi). Menopoz yaklaştığında yumurta sayısı birkaç bine düşer ve bu hücreler hormonal uyarılara (FSH ve LH) yeterli yanıtı veremez.

Yumurta kalitesindeki düşüş, döllenme kabiliyetini azaltırken genetik bozukluk riskini artırır. Özellikle Down Sendromu gibi kromozomal anomaliler ileri yaş gebeliklerinde daha sık görülür. Aşağıdaki tabloda anne yaşına göre risk oranları belirtilmiştir:

Anne YaşıDown Sendromu RiskiToplam Kromozomal Anomali Riski
201/16671/526
301/9521/385
351/3781/192
401/1061/66
451/301/21
491/111/8

Yaşa Bağlı Düşük Riskleri

Genetik problemi olan yumurtaların döllenme sonrası hayatta kalma şansı düşüktür. Bu durum, 40 yaş üstü kadınlarda kendiliğinden düşük riskini önemli ölçüde artırır.

Anne YaşıKendiliğinden Düşük Olasılığı (%)
20 - 24%9,5
35 - 39%17,7
40 - 44%33,8
45 ve üstü%53,2

İleri Yaşın Gebelik Üzerine Etkileri

35 yaşından sonra gebelikle ilgili tıbbi problemler yaşla orantılı olarak artar. Bu süreçte en sık karşılaşılan sistemik rahatsızlıklar diyabet ve hipertansiyondur.

  • Diyabet (Şeker Hastalığı): Tip 2 diyabet veya gebeliğe bağlı gelişen gestasyonel diyabet, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), erken doğum ve plasenta problemlerine yol açabilir.
  • Yüksek Tansiyon: Gebelik öncesi var olan veya süreçte ortaya çıkan tansiyon, ani bebek ölümü ve plasentanın erken ayrılması gibi hayati riskler taşır.

Diğer Klinik Riskler

  • Çoğul Gebelik: Yaşla birlikte çoğul gebelik ihtimali artar.
  • Dış Gebelik: Geçmiş enfeksiyonlar ve tüp hareketliliğinin azalması nedeniyle risk yüksektir.
  • Plasenta Previa: Plasentanın rahim ağzına yakın yerleşmesi ve buna bağlı kanamalar daha sık görülür.
  • Gelişme Geriliği (IUGR): Dolaşım sistemi sorunları nedeniyle bebekte rahim içi gelişme geriliği görülebilir.
  • Sezaryen Gereksinimi: Komplikasyon riskleri nedeniyle sezaryen operasyonlarına 2-3 kat daha fazla ihtiyaç duyulur.

İleri Yaşta Gebelik Planlayanlar İçin Öneriler

Sağlıklı bir gebelik süreci için şu adımlar kritik öneme sahiptir:

  1. Genel Sağlık Kontrolü: Tansiyon ve şeker gibi kronik hastalıklar kontrol altına alınmalıdır.
  2. Kilo Yönetimi: İdeal kiloda olmak gebelik komplikasyonlarını azaltır.
  3. Vitamin Takviyesi: Sinir sistemi anomalilerini önlemek için folik asit kullanımı ihmal edilmemelidir.
  4. Genetik Tarama: Gebelik oluştuğunda amniyosentez veya koryon villus örneklemesi gibi testlerle genetik durum değerlendirilmelidir.

İleri yaşta anne olmak çeşitli sağlık riskleri barındırsa da, bu dönemdeki kadınların 20'li yaşlardaki anne adaylarına göre daha bilinçli ve bebeklerine karşı daha yüksek bağlılık sergiledikleri gözlemlenmektedir.

Etiketler

Yaş ve doğurganlıkİleri yaşın gebelik üzerine etkileri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

. Kozmetik ve Fonksiyonel Jinekolojide Öncü Hekim ve Uluslararası Eğitmen
. Seksolog, Avrupa Cinsel Tıp Derneği Tarafından Fellow (FECSM, Akademi Üyesi)
. “HERA Vajinismus Tedavi, Eğitim ve Araştırma Derneği” Kurucusu ve Başkanı
. “Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Seksoloji Derneği (ISAGSS)” Kurucusu ve Başkanı
. İrlanda Merkezli Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Koleji (ECAMS) Geçmiş Dönem Kıdemli Öğretim Üyesi ve Uluslararası Eğitmeni

İlkler ve Yenilikler
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ genital estetik ameliyatları, genital estetik cerrahi dışı tedavileri ve kadınlarda cinsel sağlık alanlarında, tüm dünyada ve ülkemizde öncü hekimler arasında yer almaktadır.

Çalışmalarının Bazıları:
Dr. Eserdağ Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM) ve Avrupa Seksoloji Federasyonu tarafından düzenlenen ‘board’ sınavını başarıyla geçerek, ‘fellowship’ (akademi üyeliği) unvanını kazanan ülkemizin ilk jinekolog hekimlerindendir.
Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları tedavilerinin, jinekolog hekimler tarafından benimsenmesinde ve yaygınlaşmasında öncülük etmiştir.
Vajinismus tedavileri alanında çalışan ülkemizdeki ilk ulusal derneği kurmuştur (Hera Vajinismus Eğitim, Araştırma ve Tedavi Derneği, Kuruluş; 2015).
İlk defa 2002 yılında vajinismus tedavilerine başlamış ve vajinismusta kısa sürede sonuç alma konseptini geliştirmiştir.
Dr. Süleyman Eserdağ, ülkemizde genital estetik eğitimlerini ve hands-on kurslarını düzenleyen ilk hekimdir.
Oldukça saygın, İrlanda merkezli Avrupa Estetik Koleji ECAMS’a (European College and Aesthetic Medicine and Surgery) atanan ilk Türk hekim olmuştur (2015). Bu fakülte çatısı altında 2015 ve 2017 yılları arasında, genital estetik alanında pek çok ülkede uluslararası eğitimler düzenlemiştir.
Genital estetik ve cinsel tedaviler konusunda çalışan ülkemizdeki ilk uluslararası derneği kurmuştur (ISAGSS, Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Cinsel Tedaviler Derneği, 2017).
ISAGSS; genital estetik uygulamalarını seksoloji temelli ele alarak uygulayan dünyadaki ilk dernek olmuştur. Dr. Süleyman Eserdağ, bu dernek çatısı altında bugüne kadar beş kıtadan 1000’den fazla hekimi birebir eğitmiştir.
2018 ve 2019 yıllarında estetik genital cerrahi ve seksoloji alanında düzenlediği uluslararası kongreler de bu alandaki ülkemizin ilk kongrelerindendir. Alanında oldukça önemli yabancı ismi ülkemize davet etmiş ve ülkemizin isminin bu alanda da duyulmasını sağlamıştır (RAGSS Kongreleri; 2018 ve 2019).
Orgazm aşıları olarak bilinen “O-Shot” ve “G-Shot” uygulamalarını ülkemize ilk defa getiren, bu tedavi isimlerini tescil ettirerek ülkemizdeki isim hakkına sahip tek kişidir.
“Barbie Vajina Estetiği” ismini ve konseptini ülkemize ilk getiren hekimdir. 2015 yılında “Cosmopolitan” dergisindeki röportajından sonra bu konsept ülkemizde hızla yayılmış ve popülerlik kazanmıştır (Cosmopolitan dergisi, Vajina estetiğinde yeni trend: “Barbie estetiği”).
Genital estetik alanında ülkemizin ilk kitabını yazmıştır (Kadın Genital Estetiği ve Fonksiyonel Cerrahisi kitabı, 2021). Bu kitap iki ay sonra İngilizce olarak da basılmıştır.
Ülkemizde cinsel tıp ve genital estetik alanında yayınlanan, yazarları arasında 50 kadar hekimin yer aldığı, ülkemizin ilk multidisipliner (çok branşlı) kitabının editörleri arasında yer almıştır (Cinsel Tıp ve Genital Estetik Kitabı; İstanbul Tıp Kitabevleri, 2020).
2023 yılında İngilizce olarak yazdığı “Aesthetic and Functional Female Genital Surgery” kitabı İsviçre merkezli Springer Nature kitabevi tarafından basılarak dağıtılmıştır. Bu kitap, genital estetik ve fonksiyonel cerrahisi alanında ülkemizin uluslararası literatüre kazandırdığı ilk ve tek kitaptır. 400’den fazla görsel ve 23 ayrı bölümden oluşan bu kitap yayınlandığı ilk günden itibaren uluslararası bilim camiasında son derece ilgi çekici bulunmuş ve pek çok yabancı hekimin takdirini kazanmıştır.
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde yılda 20’den fazla toplantıya konuşmacı olarak davet edilmektedir. Kendi çalışma alanlarında, 50’den fazla uluslararası kongrede konuşma yapmıştır. Avrupa’nın en büyük cinsel tıp kongresi ESSM (Avrupa Cinsel Tıp Derneği),estetik alanında lider konumundaki IMCAS (Paris),IMCAS (Asya) ve AMWC (Monaco) gibi kongrelerde konuşmalar yapmış ve dernek olarak da afiliye olmuştur.
Ülkemizin ilk “Rejeneratif Jinekoloji” kongresini düzenlemiştir (5-8 Şubat, 2025, Antalya)
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ hastalarını İstanbul Nişantaşı kliniğinde kabul etmekle beraber, yıllar içinde kurmuş olduğu İstanbul Suadiye, Ankara, İzmir kliniklerine de danışmanlık hizmeti vermektedir. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Kadın Sağlığı Anabilim Dalında yarı zamanlı öğretim üyesidir.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.