Doktorsitesi.com

BEDEN ALGI BOZUKLUĞU NEDİR

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
4 Şubat 2021256 görüntülenme
Randevu Al
  • Beden Algı Bozukluğu, kişinin gerçekte var olmayan veya çok küçük olan fiziksel kusurları saplantı haline getirerek sosyal ve mesleki işlevselliğini yitirmesidir.
  • Bu bozukluğa sahip bireyler, dış görünüşleriyle ilgili günde ortalama 3 ila 8 saat vakit harcayarak sürekli aynaya bakma veya kendini kıyaslama gibi kompulsif davranışlar sergilerler.
  • Tedavi sürecinde en etkili yöntem, hatalı inançların düzeltildiği bilişsel davranışçı terapinin ilaç desteğiyle eş zamanlı olarak uygulanmasıdır.
BEDEN ALGI BOZUKLUĞU NEDİR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Beden Algı Bozukluğu: İçsel Sorgulamalar ve Farkındalık

Beden Algı Bozukluğu (BDB) yaşayan bireylerde, dış görünüşe dair yoğun bir kaygı ve sürekli devam eden bir içsel sorgulama hali dikkat çekmektedir. "Acaba dışarıdan nasıl görünüyorum?", "İnsanlar bana baktığında şişman birini mi görüyor?" veya "Fiziksel kusurlarımı saklamalı mıyım?" gibi sorular zihni sürekli meşgul edebilir. Eğer bu ve benzeri sorulara verdiğiniz yanıtlar olumluysa, beden algı sürecinizi profesyonel bir bakış açısıyla yeniden değerlendirmeniz gerekebilir.

Tarihsel ve Kültürel Süreçte Değişen Beden Algısı

İnsanlık tarihi boyunca var olan ideal vücut şekli ve görünüm arzusu, zamanın ve kültürün dinamiklerine göre sürekli değişim göstermektedir. 19. yüzyılda güce dayalı bir fiziksel görüntü arzulanırken, 21. yüzyılda kadınlar için "Barbie bebek" görünümü normalleşmiş, diğer tüm vücut tipleri ise "kusurlu" olarak algılanmaya başlanmıştır. Erkeklerde ise kaslı ve sporcu bir yapıya sahip olma düşüncesi, normalitenin tek ölçütü haline gelmiştir.

Gerçek beden görünümü ile bireyin zihnindeki beden algısı arasındaki farkın açılması, kişide derin bir tatminsizliğe yol açar. Bu tatminsizlik düzeyi arttıkça, bireyin günlük yaşam işlevlerini bozan problemler ortaya çıkar. Bu durumun ilerlemiş ve şiddetli hali, klinik olarak bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır.

Beden Algı Bozukluğu (BDD) Tanımı

Beden Algı Bozukluğu, kişinin sahip olmadığı ya da minimal düzeyde olan bir bedensel kusuru olduğundan çok daha büyük görmesi, bunu bir takıntı (obsesyon) haline getirmesi ve bu duruma bağlı olarak aşırı endişe duymasıdır. Bu takıntılı düşünceler sonucunda bireyler; kusur olarak gördükleri bölgeleri örtmek için estetik operasyonlara yönelme veya sosyal izolasyon gibi çeşitli kaçınma davranışları sergileyebilirler.

DSM-5 Tanı Ölçütlerine Göre Beden Algı Bozukluğu

Dünya genelinde psikiyatrik tanıların temelini oluşturan DSM-5 kriterlerine göre, Beden Algı Bozukluğu tanısı için şu ölçütler dikkate alınır:

  • Dış görünümde, başkaları tarafından gözlenemeyen ya da önemsenmeyecek düzeyde olan bir veya birden fazla kusur algısı ile aşırı uğraşma.
  • Kişinin dış görünüş kaygıları nedeniyle; aynaya bakma, aşırı makyaj yapma, derisini yolma gibi tekrarlayan davranışlar veya kendini başkalarıyla kıyaslama gibi zihinsel eylemlerde bulunması.
  • Bu düşünsel uğraşların; sosyal, mesleki veya diğer önemli işlevsellik alanlarında klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya veya işlevsellik kaybına neden olması.
  • Bu belirtilerin, bir yeme bozukluğu kapsamında vücut yağı veya ağırlığı ile ilgili kaygılarla daha iyi açıklanamıyor olması.

Beden Algı Bozukluğunun Nedenleri ve Risk Faktörleri

Beden Algı Bozukluğunun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte; biyolojik, genetik ve sosyokültürel faktörlerin birleşimi etkili olmaktadır. Nöropsikolojik testler ve beyin görüntüleme çalışmaları; duygusal bilgi işleme süreçlerinde rol oynayan fronto-striatal ve temporoparietal-oksipital bölgelerin BDB üzerinde etkili olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, birinci derece yakınlarında bu bozukluk görülen kişilerde hastalığın ortaya çıkma riski 4 kat daha fazladır.

Cinsiyete Göre Odaklanılan Fiziksel Bölgeler

Genellikle 18-24 yaş aralığında başlayan bu bozuklukta, odaklanılan bölgeler cinsiyete göre farklılık gösterebilmektedir:

CinsiyetGenellikle Odaklanılan Bölgeler
KadınlarCilt, kalçalar, göğüsler ve bacaklar
ErkeklerBoy, penis boyu, vücut kılları ve kas kütlesi

Kompulsif Davranışlar ve Günlük Hayata Etkileri

BDB tanısı alan bireyler, görünüşleri hakkında günde ortalama 3 ila 8 saat düşünmektedir. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile benzerlik gösteren bu durumda, en yaygın görülen kompulsif davranışlar şunlardır:

  • Sürekli aynada görünüşü kontrol etmek veya tam tersi aynalardan kaçınmak.
  • Kendi görünüşünü diğer insanlarla kıyaslamak.
  • Başkalarından dış görünüşü hakkında sürekli güvence istemek.
  • Kusurları kamufle etmek için aşırı egzersiz, makyaj veya kıyafet değiştirme stratejileri kullanmak.

Bu meşguliyetler, hastaların yaklaşık %40'ının mesleki ve sosyal hayatlarını sürdürmelerini ciddi şekilde zorlaştırmaktadır.

Tedavi Yöntemleri: Terapi ve İlaç Desteği

Beden Algı Bozukluğu tedavisinde en etkili ve yaygın yöntem Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) uygulamalarıdır. Terapi sürecinde şu adımlar izlenir:

  1. Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Hastanın dış görünüşüyle ilgili hatalı inançlarının düzeltilmesi.
  2. Davranışsal Müdahale: Kompulsif eylemlerin ve güvenlik sağlayıcı davranışların azaltılması.
  3. İlaç Tedavisi: Genellikle Serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) ve antidepresanlar kullanılır.

Tedavi sürecindeki en kritik nokta, ilaç tedavisi ve psikoterapinin eş zamanlı uygulanmasıdır. Sadece tek bir yöntemin kullanılması gelişimi yavaşlatabilir. Profesyonel bir destek almak isterseniz uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Damla KANKAYA
Mustafa KODAK


Kaynakça: 11. Bienvenu OJ, et al. The relationship of obsessive–compulsive disorder to possible spectrum disorders. Biol Psychiatry. 2000. 12. Feusner JD, et al. The pathophysiology of body dysmorphic disorder. Body Image. 2008.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekPsikolojik belirtilerPsikologPsikolojik değerlendirmePsikolojik tedaviPsikoloji

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.