Doktorsitesi.com

Bağ Koptuğunda İlk Ne Kaybolur?

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
19 Ocak 20269 görüntülenme
Randevu Al
Bir ilişkide bağ koptuğunda çoğu insan ilk olarak sevgiyi kaybettiğini düşünür. “Artık sevmiyor” ya da “sevmiyorum” cümleleri sıkça kullanılır. Oysa klinik açıdan bakıldığında, bağın kopuşu çoğu zaman sevgiden önce gerçekleşir. Sevgi hâlâ orada olabilir; ancak ilişkiyi canlı tutan başka bir şey sessizce kaybolmuştur. Bağ koptuğunda ilk kaybolan şey genellikle meraktır. Karşı tarafın ne hissettiğini, ne düşündüğünü, iç dünyasında neler olup bittiğini merak etme hâli yavaş yavaş azalır. Kişi, artık sormaz. Sorduğunda da gerçekten duymak için değil, görevini yerine getirmek için sorar. Merakın bittiği yerde temas zayıflar.
Bağ Koptuğunda İlk Ne Kaybolur?

Merakla birlikte duygusal dikkat de kaybolur. Karşı tarafın yüz ifadesindeki değişimler, ses
tonundaki kırılmalar ya da davranışlardaki küçük farklılıklar fark edilmez hâle gelir. Oysa bağ
varken, bu küçük sinyaller ilişkiyi ayakta tutan görünmez köprülerdir. Bu köprüler yıkıldığında,
ilişki mekanik bir düzene dönüşür.
Bağ koptuğunda kaybolan bir diğer önemli unsur etkilenebilme kapasitesidir. Kişi, karşı
tarafın sözlerinden ya da duygularından eskisi kadar etkilenmez. Tartışmalar bile
sıradanlaşır. Öfke azalır ama bu bir iyileşme değildir; çoğu zaman vazgeçmenin işaretidir.
İlişkide “ne olursa olsun” hissi yerini “ne olursa olsun fark etmez” duygusuna bırakır.
Bu noktada sevgi hâlâ var olabilir. Kişi karşı tarafı sevebilir, onun iyiliğini isteyebilir. Ancak
bağın taşıyıcı unsurları zayıfladığı için bu sevgi ilişkiyi besleyemez. Sevgi, temas olmadan
tek başına ilişkiyi sürdüremez.
Bağ kopuşunda sıkça gözden kaçan bir başka kayıp da kendini açma isteğidir. Kişi
yaşadıklarını anlatmak istemez, paylaşım azalır. Çünkü anlatmanın bir karşılığı olmadığı hissi
oluşmuştur. Anlaşılmamak ya da karşılık bulamamak, zamanla suskunluğu getirir.
Bağ koptuğunda ilişki bitmiş gibi görünmeyebilir. Taraflar bir arada olmaya devam edebilir,
günlük hayat sürebilir. Ancak içerideki bağ gevşediği için ilişki artık canlı değildir. Bu durum
çoğu zaman “aynı evde yalnızlık” ya da “sessiz uzaklaşma” olarak yaşanır.
Terapi sürecinde bağ kopuşu ele alındığında, genellikle sevginin ne zaman bittiği değil;
merakın, temasın ve etkilenmenin ne zaman azaldığı konuşulur. Çünkü bağ, bu unsurlar
üzerinden onarılabilir. Sevgi ise çoğu zaman bu onarımın sonucunda yeniden hissedilir.
Bağ koptuğunda ilk kaybolan şey sevgi değildir. İlk kaybolan, ilişkiyi canlı tutan psikolojik
temas alanıdır. Bu fark edildiğinde, kişi ilişkide hâlâ neyin mümkün olduğunu ya da neyin
gerçekten bittiğini daha net görebilir.
Bağ, bir anda kopmaz. Yavaş yavaş sessizleşir. Ve çoğu zaman ilk giden şey sevgiden önce,
birbirine ulaşabilme hâlidir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.