Doktorsitesi.com

Yemekler sakinleştirici “geçiş” tiriciler değildir

Klinik Psikolog Derya Arslan
Klinik Psikolog Derya Arslan
18 Nisan 2023183 görüntülenme
Randevu Al
Besinler, zorlayıcı yaşantılarla aramızda birer geçiş nesnesi haline gelebilir! Bizi sakinleyen, regüle eden ve dikkat dağıtan; böylece var olan anlamını yitiren yemekler ile ilişkimiz farklılaşıyor olabilir.
Yemekler sakinleştirici “geçiş” tiriciler değildir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendilik Oluşumu ve Geçiş Nesnelerinin Kökeni

Kendilik oluşumu sürecinde bebek, annesinden farklı bir birey olduğunu ilk kez memeden ayrılma aşamasında algılamaya başlar. Anneden bağımsız bir dünyanın varlığı ise ancak geçiş nesneleri aracılığıyla kavranabilir. Bu süreçte bebek, ayrılığın yarattığı yıkımı hafifletmek ve süreci kolaylaştırmak adına bir nesneye sıkıca sarılır.

Söz konusu nesne genellikle bir oyuncak veya bir battaniye gibi yumuşak dokulu ve duygusal boşluğu kapatan bir yapıdadır. Bu nesneler, bebeğin dış dünyayı güvenli bir şekilde keşfetmesine olanak tanıyan ilk köprülerdir.

Yetişkinlikte Geçiş Alanları ve Duygusal Örüntüler

Bebeklik döneminde başlayan bu davranış biçimi, yetişkinlik döneminde de benzer bir örüntüyle kendisini gösterir. Bireyler; ayrıldıkları kişilerden, terk ettikleri yerlerden veya vedalaştıkları duygulardan kopuşu kolaylaştırmak adına yeni geçiş nesneleri ve geçiş alanları yaratabilmektedir.

Bu geçiş süreçlerinde sığınılan limanlar şu şekillerde tezahür edebilir:

  • Belirli bir kişi veya yeni bir sosyal çevre,
  • Yerleşik alışkanlıklar,
  • Çeşitli besin grupları ve yeme rutinleri.

Duygusal Boşluğu Doldurma Aracı Olarak Besinler

Bir yerden taşınırken, bir ilişkiden ayrılırken veya zorlayıcı bir duyguyu geride bırakırken oluşan boşluk, bazen tahammül edilmesi güç bir hal alır. Bu noktada kişi, durumu kontrol edebilmek adına adeta bir geçiş battaniyesi gibi kendisini saran, yumuşak ve teselli edici yiyeceklere yönelebilir.

Sürekli yemek yeme, tıkınırcasına tüketim ve gizli-özel yeme saatleri oluşturulması, aslında o duygudan geçişi kolaylaştırma çabasıdır. Kişi, var olan duygusal boşluklarını yiyeceklere sarılarak gidermeye çalışır ve besine tutunarak hem fiziken hem de duygusal olarak doluluk hisseder.

İşlevsel Olmayan Çözümler ve Sağlıklı Alternatifler

Besine tutunarak kopuşun hissettirdiği zorlayıcı duyguları gidermek, geçişi anlık olarak kolaylaştırsa da bu yöntem işlevsel değildir. Bu durum, bireyin besinle olan sağlıklı ilişkisinin bozulmasına ve uzun vadede ciddi sorunların yaşanmasına neden olur.

Besinlerin yarattığı geçiş alanı yerine, psikolojik sağlığı destekleyecek alternatif alanlar yaratmak mümkündür. Aşağıdaki yöntemler, geçiş süreçlerini daha sağlıklı yönetmenize yardımcı olabilir:

Sağlıklı Geçiş YöntemleriUygulama Biçimi
Fiziksel TemasYumuşak bir battaniyeye sarılarak güven hissini pekiştirmek.
Sosyal DestekYakın çevreden ve güvenilen kişilerden yardım istemek.
Canlılarla Bağ KurmaBir hayvanı sevmek ve onunla vakit geçirmek.
Altruizm (Özgecilik)Başka insanlara yardım ederek manevi tatmin sağlamak.

Etiketler

Psikolojik belirtilerObezite tedavisiAnoreksiya nervozaYeme bozukluğuYeme bozukluğu tedavisiYeme bozukluğu terapisiDuygusal yeme sendromuOrtoreksiyaAnne bebek ilişkisiBeslenme bebekBulimia nervoza tedavisiYeme bozukluğu nedirTıkınırcasına yemeGece yeme sendromu nedirNesne ilişkisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Derya Arslan

Klinik Psikolog Derya Arslan

Derya Arslan, Klinik Psikolog & Psikoterapist, psikodiyet psikoloğu/yeme bozukluğu uzmanı, grup danışmanı ve grup atölyeleri yürütücüsüdür. Arslan, klinik uzmanlığını “Yetişkinlerin Kendini Sabotaj Eğilimleri ve Olumsuz Değerlendirilme Korkusu Düzeylerinin Yeme Tutumları Üzerine Etkisinin İncelenmesi’’ adlı çalışması ile almıştır. İstanbul Psikodrama Enstitüsü- Zerka Moreno Uluslararası Psikodrama Enstitüsünde iki öğrenci yaşantı grubu ve psikodrama eğitimi hazırlık aşamasını tamamlamıştır. Aynı enstitüde Psikodrama Grup Terapisi Temel aşama eğitimini tamamlamıştır. Arslan, Psikodinamik psikoterapi, Psikodrama, aile terapisi, travma ve iyileşme odaklı terapi, çift terapisi, şema terapi, bilişsel davranışçı terapiler, ilişki odaklı psikoterapi, yeme bozuklukları, deneyimsel terapi teknikleri, sanat terapi, yaratıcı drama eğitimleri almıştır. Cinsel terapi, cinsel istismar, aşk-ilişkiler, sanat, drama, dans ve hareket terapisi, somatik bozukluklar, uyku bozuklukları, kaygı, öfke, benlik ve kendilik psikolojisi ile ilgili bir çok seminer ve programda yer almıştır. Özel okul ve özel eğitim okulu, sivil toplum kuruluşu ve dernekte mesleki görevini sürdürmüş, psikososyal destek vermiş, eğitim ve sempozyum koordinatörlüğü görevleri yürütmüştür. Bağcılar, tarlabaşı gibi bölgelerde dezavantajlı gruplara yönelik yapılan destek çalışmalarına katkı sağlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.