Doktorsitesi.com

Varikosel nedir? Tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

Prof. Dr. Tahir Karadeniz
Prof. Dr. Tahir Karadeniz
21 Ocak 20151184 görüntülenme
Randevu Al
  • Varikosel, testislerdeki toplardamarların genişlemesiyle oluşan ve erkek kısırlığının cerrahiyle düzeltilebilen en yaygın nedenidir.
  • Hastalığın teşhisinde fiziksel muayene ve Doppler ultrasonografi kullanılırken, sperm kalitesindeki bozulmalar tedavinin gerekliliğini belirlemektedir.
  • Tedavide altın standart olan mikrocerrahi yöntemi, düşük nüks riski ve yüksek başarı oranıyla sperm parametrelerinde iyileşme sağlamaktadır.
Varikosel nedir? Tanı ve tedavisi nasıl yapılır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varikosel Nedir?

Varikosel, erkeklerde testislerdeki kirli kanı taşımakla görevli olan toplardamarların (venlerin) yapısal bozukluğu nedeniyle işlevini yitirmesi ve kanı kalbe geri taşıyamaması durumudur. Bu işlevsel bozukluk sonucunda toplardamarlar içerisinde biriken kirli kan, damarların şişmesine ve buruşuk bir görünüm almasına neden olur. Bacaklarda görülen varislerin testislerdeki karşılığı olan bu durum, erkek kısırlığının (erkek infertilitesi) en sık rastlanan ve cerrahi ile düzeltilebilen nedenlerinin başında gelir.

Varikosel Görülme Sıklığı ve Etkileri

Toplumdaki erişkin erkeklerin yaklaşık %20’sinde görülen varikosel, çocuk sahibi olamama şikayetiyle başvuran erkeklerin ise %35’inde tespit edilmektedir. İlerleyici bir hastalık niteliği taşıyan varikosel, testis gelişiminde gerilemeye ve sperm yapımını bozarak kısırlığa yol açabilmektedir. Hastalık çoğunlukla sol tarafta izlense de, her iki testisin de detaylı bir şekilde muayene edilmesi büyük önem taşır.

Varikosel, sperm tahlilinde (spermiogram) şu olumsuzluklara neden olabilir:

  • Sperm sayısında azalma,
  • Sperm hareketliliğinde bozulma,
  • Sperm morfolojisinde (şekil yapısı) bozulma.

Bu olumsuzluklar; testiste biriken kanın neden olduğu ısı artışı, atılamayan zararlı ürünlerin testise geri dönmesi (reflü) ve kirli kanın dokularda birikmesi mekanizmalarıyla gerçekleşir.

Varikosel Tanısı ve Evreleri (Grading)

Varikosel teşhisinde en kritik yöntem, tecrübeli bir Üroloji Uzmanı tarafından yapılan fiziksel muayenedir. Muayene mutlaka hasta ayaktayken gerçekleştirilmelidir. Klinik muayene bulgularına göre hastalık üç dereceye ayrılır:

Derece (Grade)Klinik Belirtiler
Grade I (Derece 1)En hafif seviyedir; damarlar sadece öksürme veya ıkınma gibi karın içi basıncı artıran durumlarda elle hissedilir.
Grade II (Derece 2)Ayakta yapılan muayenede, herhangi bir zorlanma gerekmeksizin damarların elle hissedilmesi durumudur.
Grade III (Derece 3)En ağır tiptir; varisli damarlar ayaktaki hastada gözle görülecek kadar belirgindir.

Tanının ikinci basamağında ise Skrotal Renkli Doppler Ultrasonografi kullanılır. Bu tetkik sayesinde damarların çapları, kirli kanın geri dönüp dönmediği ve testislerde hacim kaybı olup olmadığı kesinleştirilir.

Sperm Tahlili ve Genetik Değerlendirme

Hastanın durumunu doğru değerlendirmek için ideal olan, aralarında 7 günden az ve 3 haftadan fazla süre bulunmayan iki ayrı sperm tahlili yapılmasıdır. Sperm sayısı 5-10 milyon arasında ise kanda FSH ve Testosteron seviyeleri incelenmelidir. Eğer sperm sayısı 5 milyonun altında ise Karyotip ve Y kromozomu gibi genetik testlerin yapılması zorunludur. Genetik bir bozukluk saptanması durumunda varikosel ameliyatı fayda sağlamayabilir.

Subklinik Varikosel: Fiziksel muayenede saptanamayan ancak Doppler ultrason ile görülebilen vakalardır. Bu tip olgularda cerrahi başarı oranı, yüksek dereceli varikosellere göre oldukça düşüktür.

Varikosel Ameliyatı (Varikoselektomi) Kimlere Yapılmalıdır?

Varikosel hastalarının yaklaşık %6’sında ağrı veya rahatsızlık hissi görülse de, ağrı tek başına ameliyat nedeni değildir. Cerrahi müdahale şu durumlarda planlanır:

  • Çocuk sahibi olamayan çiftlerde kadın partnerin sağlıklı, erkekte ise sperm bulgularının anormal olması,
  • İkincil infertilite (daha önce çocuk sahibi olup şu an olamayanlar) tanısı konulması,
  • Bekar hastalarda, ilerleyici risk nedeniyle 2. ve 3. derece varikosel bulunması,
  • Diğer tedavi yöntemleriyle geçmeyen şiddetli ağrıların varlığı.

Mikrocerrahi Yöntemi ve Avantajları

Günümüzde varikosel tedavisinde altın standart Mikrocerrahi tekniğidir. Kasık bölgesinden yapılan 2-3 cm'lik bir kesi ile mikroskop altında gerçekleştirilen bu işlemde, hastalıklı toplardamarlar bağlanırken; atardamarlar, sperm kanalı (vas deferens) ve lenf damarları korunur.

Neden Mikrocerrahi Tercih Edilmelidir?

  1. Nüks Oranı: Mikrocerrahide hastalığın tekrarlama riski %1 iken, mikroskop kullanılmayan yöntemlerde bu oran %15'e çıkmaktadır.
  2. Başarı Oranı: Mikrocerrahi sonrası 1. yılda gebelik oranı %43, 2. yılda ise %60 seviyelerine ulaşabilmektedir.
  3. Güvenlik: Laparoskopik veya radyolojik embolizasyon yöntemleri, organ yaralanma riski ve damarlara tam ulaşılamaması nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir.

Ameliyat sonrası en sık görülen komplikasyon, lenf damarlarının bağlanmasına bağlı gelişen ve %8 oranında görülen hidrosel (testis içinde sıvı toplanması) durumudur.

Özel Durumlar: Azoospermi ve Adolesan Varikosel

Azoospermi (menide hiç sperm bulunmaması) olan hastalarda, 2. veya 3. derece varikosel mevcutsa mikrocerrahi ameliyatından yarar görülebilir. Bu hastalarda ameliyat sonrası sperm görülme oranı %40, gebelik oranı ise %10 civarındadır.

Adolesan (Ergenlik Dönemi) Varikosel vakalarında ise cerrahi karar testis hacmine göre verilir. Eğer iki testis arasında 2 ml veya %10’dan fazla hacim farkı varsa ameliyat gereklidir. 14 yaşından önce yapılan müdahalelerde testis hacmi normale dönebilirken, daha geç yapılan ameliyatlarda sadece testis kıvamında iyileşme sağlanabilmektedir.

Tedaviden En Çok Yarar Görecek Hasta Grubu

  • İleri derecede (Grade II ve III) varikoseli olanlar,
  • Hormon değerleri (FSH, Testosteron) normal, İnhibin B değeri düşük olanlar,
  • Genetik test sonuçları normal çıkanlar,
  • İnfertilite şikayetiyle erken dönemde başvuranlar,
  • Sperm sayısı 5 milyondan fazla olan hastalar.

Etiketler

Varikosel nedirVarikosel neden olurAzoospermik hastalarda varikoselVarikoselin tipleri var mıdırVarikoselde iyileşmek mümkün müdürAdolesan varikosel nedirAdolesan varikosel nasıl anlaşılır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir KARADENİZ 1957 yılında Ankara'da dünyaya gelmiştir.Orta ve lise öğrenimini TED Ankara Maarif Koleji'nde tamamlamıştır.1975-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi aldıktan sonra 1984- 1989 yılları arasında  ihtisasını  İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.