Sosyal Kaygının Maskelemiş Hali

Sosyal kaygı her zaman çekingenlik olarak görünmez. Bazı bireyler sosyal ortamlarda konuşur, şaka yapar, hatta liderlik eder. Ancak içsel deneyim bambaşkadır: Sürekli kendini izleme, “Acaba yanlış mı anlaşıldım?” düşüncesi ve yoğun performans baskısı.
Maskelenmiş sosyal kaygıda kişi ortamdan kaçmaz; fakat ortamdan çıktıktan sonra saatlerce zihinsel analiz yapabilir. Söylediği cümleleri tekrar tekrar düşünür, mimiklerini sorgular, “Keşke şunu demeseydim” döngüsüne girer.
Bu kişiler genellikle “utangaç” olarak değil, “fazla düşünen” ya da “mükemmeliyetçi” olarak tanımlanır. Oysa altta yatan temel korku değerlendirilmek ve reddedilmektir.
Sosyal kaygı maskelendiğinde fark edilmesi zorlaşır. Kişi işlevseldir ama içsel huzur düşüktür. Terapötik olarak burada odak, kişinin sosyal performansını değil; öz-değer algısını güçlendirmektir. İnsanlar tarafından onaylanmak değerli olabilir; fakat değerli olmak için onaylanmak zorunda değiliz.


