Aile ve ruh sağlığı

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Kişilik Gelişiminin Temelleri ve İlk Beş Yılın Önemi
Çocuğun kişilik temellerinin atıldığı en kritik dönem, yaşamın ilk beş yılı olarak kabul edilmektedir. Bu süreçte ruhsal yapının şekillenmesi, ilk iki yıl anne ile kurulan bağ ile başlar ve ardından babanın sürece dahil olmasıyla devam eder. Aile içindeki kişiler arası ilişkiler, çocukta "ben" kavramının oluşmasını sağlar. Ailede kurulan bu erken dönem bağlar, bireyin tüm yaşamı boyunca sergileyeceği davranışların temel taşını oluşturur.
Erken Çocukluk Döneminde Anne-Çocuk İlişkisi ve Güven Duygusu
Anne ve çocuk arasındaki ilk etkileşim emzirme süreciyle başlar. Bu dönemde annenin kaygılı, huzursuz veya aceleci tavırları, çocuğun kişiliğine yansıyabilir. Emzirme sırasında ihtiyaçları tam karşılanmayan veya olumsuz bir etkileşime maruz kalan çocuklarda şu duygular gelişebilir:
- Hayal kırıklığı ve saldırganlık
- Kaygı, endişe ve güvensizlik
- Suçluluk duygusu ve nefret
Annenin öfkesi, kızgınlıkları ve hayal kırıklıkları çocuk üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle, ilk beş yılda aile içi iletişimin niteliği, çocuğun gelecekteki kişilik yapısını belirleyen en önemli unsurdur.
Sosyo-Ekonomik Koşulların Kişilik Üzerindeki Etkileri
Ailenin sahip olduğu sosyo-ekonomik şartlar, çocuğun gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Maddi imkansızlıklar ve temel arzuların tatmin edilememesi, çocukta hırçınlık ve saldırganlığa yol açabilir. Özellikle açlık ve soğuk gibi fiziksel mahrumiyetler, çocukta derin endişe izleri bırakarak güven duygusunu zedeler.
| Durum | Olası Psikolojik Sonuç |
|---|---|
| Ekonomik Farklılıklar | Aşağılık duygusu ve sosyal çekinme |
| Elverişsiz Ev Koşulları | Özgüven eksikliği |
| Temel İhtiyaçların Karşılanmaması | Hırçınlık ve saldırganlık |
İstenmeyen Çocuk ve Ebeveyn Sevgisizliği
Bazı anne ve babalar, çocuklarına karşı duydukları sevgisizliği veya reddedişi çeşitli yollarla dışa vururlar. Bu durum, çocuğu yatılı okula göndermekten fiziksel cezalandırmaya, sürekli eleştirmekten ihmal etmeye kadar geniş bir yelpazede görülebilir. Gates'e göre, ebeveynlerin sevgisizliğini gösteren temel belirtiler şunlardır:
- Çocuktan kapasitesinin üzerinde başarı beklemek.
- Çocuk hakkında hiçbir zaman olumlu görüş bildirmemek.
- Çocuğun ihtiyaçlarını bir eziyetmiş gibi karşılamak.
- Başkalarının yanında çocuğu sürekli eleştirmek.
Çocuğun İstenmemesine Yol Açan Faktörler
Bir çocuğun aile içinde istenmeyen varlık haline gelmesine; eşler arasındaki uyumsuzluk, ekonomik zorluklar, kariyer kaygıları, zorla yapılan evlilikler veya çocuğun engelli/farklı bir fiziksel yapıda olması neden olabilir. Bu durumdaki çocuklarda suça eğilim, yalnızlık ve isyankarlık gibi ciddi sorunlar gözlemlenmektedir.
Aşırı Koruyucu Ebeveyn Tutumu ve Riskleri
Genellikle annelerde görülen aşırı koruyuculuk, çocuğun bağımsız bir birey olmasını engeller. Her isteği yapılan ve kendi başına yapabileceği işler annesi tarafından üstlenilen çocuklar; şımarık, söz dinlemeyen ve gelişimsel gerilik gösteren bireyler haline gelebilir.
Levy'ye göre aşırı koruyuculuğun nedenleri:
- Çocuğun uzun süre beklenmiş olması veya daha önce çocuk kaybı yaşanması.
- Annenin çocukluğunda duygusal bakımdan ihmal edilmiş olması.
- Eşler arasındaki cinsel veya sosyal uyumsuzluklar.
- Annenin tatmin edilmemiş tutkuları ve hükmetme alışkanlığı.
Aile İçi Huzursuzluk ve Profesyonel Destek
Anne ve babanın tutarsız davranışları, evdeki ahlaki atmosferin bozukluğu (alkolizm, suç vb.) ve sürekli devam eden kavgalar çocuğu huzursuz kılar. Çocuklarını ihmal eden ebeveynler, çoğu zaman bu durumdan pişmanlık duysalar da profesyonel yardım almadan bu döngüyü kıramayabilirler.
Ebeveynlerin çocuklarına nasıl rehberlik edecekleri konusunda özgüven kazanmaları, hem kendi huzurları hem de çocuğun sağlıklı gelişimi için elzemdir. Aileye sunulacak psikolojik ve sosyal hizmetler, bu sağlıklı gelişimin sürdürülebilir olmasını sağlar.
Psikolog & Pedagog
Aykut AKOVA


