Sosyal fobi ve tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Sosyal Anksiyete ve Bakılma Korkusunun Evrenselliği
Sosyal anksiyete, bireylerin diğer insanlar tarafından incelendiğini hissettiği ortamlarda ortaya çıkan evrensel bir durumdur. Bakılma korkusu, yalnızca insanlara özgü olmayıp hayvanlar aleminde de gözlemlenen biyolojik bir fenomendir. Hemen her kültürde ve gelişmiş hayvan türlerinde, üzerindeki tehdit edici bakışlar ve dikilmiş gözler belirgin bir rahatsızlık hissi uyandırır.
Özellikle bakışın niteliği hakkında net bir fikir sahibi olunamayan, yani tanıdık olmayan ortamlarda bu durum daha korkutucu bir hal almaktadır. Araştırmalar, sosyal ortamlarda ve toplantılarda alkol kullanımının yaygın olmasını, bu evrensel kaygı fenomenine bağlamaktadır. Psikolojik çalışmalar, tüm türlerin ve özellikle insanların yüz ifadelerine karşı son derece duyarlı olduğunu kanıtlamıştır.
Utangaçlık: Psikolojinin Soğuk Algınlığı
Utangaçlık, hemen her bireyin hayatının bir döneminde deneyimlediği tanıdık bir duygudur. Sınırlı sayıda sosyal ortamda yaşanan ve uzun süreli sorun teşkil etmeyen utangaçlık doğal kabul edilirken, bazı bireyler için başkalarıyla bir arada olmak kronik bir problemdir. Bu kişiler, sosyal etkileşim öncesinde, sırasında ve sonrasında sürekli olarak doğru davranma endişesi taşırlar.
Utangaçlık, bazen kişiyi tamamen izole ederek yalnızlığa mahkum edecek boyutlara ulaşabilir. Bu durumun gelişimsel süreci şu örneklerle açıklanabilir:
- Bebeklik Dönemi: Annesinin arkasına saklanan bir bebeğin davranışı "sevimli" bulunabilir.
- Çocukluk ve Gençlik: Aynı davranışlar ilerleyen yaşlarda arkadaş edinme güçlüğü, zayıf benlik saygısı ve sınırlı sosyal etkileşim olarak karşımıza çıkar.
- Vaka Örnekleri: Özlem’in üniversite yıllarındaki arkadaşsızlığı, Kemal’in yemekhanedeki yalnızlığı, Uğur’un dışarıda kalma hissi ve Sibel’in toplantılardaki yüz kızarması korkusu bu durumun farklı yansımalarıdır.
Utangaçlık o kadar yaygındır ki, literatürde bu durum için "psikolojinin soğuk algınlığı" terimi sıklıkla kullanılmaktadır.
Utangaç Bireylerin Düşünce Süreçleri ve Kaçınma Davranışları
Utangaç bir insanın zihinsel süreci, yaşadığı acıyı ve utanma duygusunu azaltmaya odaklıdır. Birçok kişi acı veren durumlardan kaçınmaya çalışırken, kaçınılmaz durumlarda (ders veya iş toplantıları gibi) farklı savunma mekanizmaları geliştirirler. Örneğin; sınıfta en ön sıraya oturarak arkasındaki insanların kendisine bakmasını engellemeye çalışmak, yaygın bir sosyal fobi stratejisidir.
Benlik Saygısı ve Mükemmeliyetçilik İlişkisi
Utangaçlık ve düşük benlik saygısı genellikle birbirine eşlik eder. Herkesin sizi sevmesi veya her davranışınızı onaylaması imkansızdır; bu durum sizinle ilgili bir terslik olduğu anlamına gelmez. Kendinizi başkalarının standartlarına göre değerlendirmek ve yaşamınızın kontrolünü başkalarına bırakmak, öz değerinize zarar verir.
Utangaç bireylerde düşük benlik saygısının temel nedenlerinden biri mükemmeliyetçilik inancıdır. Bu kişiler, her şeyi "doğru" yaparak başkalarının onayını alabileceklerine inanırlar. Ancak bu yanlış inanç, bireyi sadece mutsuzluğa ve tatminsizliğe sürükler.
Sosyal Fobiye Psikanalitik Yaklaşım
Psikanalitik açıdan sosyal fobiyi anlamak için Freud’un anksiyete, korku ve ürküntü tanımlarını incelemek gerekir. Bu kavramlar arasındaki farklar şu şekildedir:
| Kavram | Tanım |
|---|---|
| Anksiyete | Kaynağı tam bilinemeyen bir tehlikeyi bekleme veya hazırlık durumu. |
| Korku | Belirli ve somut bir nesneye karşı duyulan çekince. |
| Ürküntü | Hazırlıksız yakalanılan, sürpriz etkisi taşıyan tehlike durumu. |
Sosyal fobisi olan bireylerde, erken çocukluk dönemindeki anne, baba veya bakıcılarla kurulan ilişkiler sonucunda oluşan iç nesne temsilcileri; utandıran, eleştiren, aşağılayan veya terk eden figürlerdir. Bu içe atımlar erken yaşta stabilize olur ve yetişkinlikte çevredeki insanlara yansıtılarak onlardan kaçınılmasına neden olur. Doğuştan gelen eğilimler olsa da, olumlu bir erken yakın çevre bu olumsuz yansımaları törpüleyebilir.




