Doktorsitesi.com

SARI NOKTA HASTALIĞI

Prof. Dr. Merih Banu Soylu
Prof. Dr. Merih Banu Soylu
24 Kasım 2015188 görüntülenme
Randevu Al
SARI NOKTA HASTALIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) Nedir?

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD), halk arasında bilinen adıyla sarı nokta hastalığı, 50 yaş üstü bireylerde görme merkezinin (makula) etkilenmesiyle ortaya çıkan dejeneratif bir hastalıktır. İstatistiksel verilere göre bu hastalık, 65-74 yaş aralığında %6.4, 75 yaş üstünde ise %19.7 oranında görülmektedir.

75 yaş üzerindeki bireylerde en önemli körlük nedeni olarak kabul edilen YBMD, hastaların merkezi görme yetisini bozmaktadır. Ancak erken tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde körlük önlenebilmekte ve hastaların yaşam kalitesi belirli bir seviyede tutulabilmektedir.

YBMD Risk Faktörleri ve Nedenleri

Sarı nokta hastalığının kesin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişiminde birçok faktör rol oynamaktadır. Hastalığın ortaya çıkmasındaki en temel risk faktörleri şunlardır:

  • Yaş ve Genetik Yatkınlık: Aile öyküsü olanlarda risk 2-4 kat daha fazladır.
  • Sigara Kullanımı: Sigara içenlerde hastalık riski 20 kat artış göstermektedir.
  • Sistemik Hastalıklar: Hipertansiyon, ateroskleroz ve yüksek kolesterol düzeyi.
  • Çevresel Faktörler: Yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmak.
  • Cerrahi Geçmiş: Katarakt cerrahisi sonrası riskin arttığı gözlemlenmiştir.

Sarı Nokta Hastalığından Korunma Yolları

İlerleyen yaşlarda YBMD’ye yakalanma riskini minimize etmek için yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılması önerilmektedir. Risk azaltıcı önlemler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Sigarayı Bırakmak: En kritik korunma yöntemidir.
  2. Beslenme Düzeni: Doymamış yağ asitlerinden zengin beslenmek, düzenli balık ve yeşil yapraklı sebze tüketmek.
  3. Sağlık Kontrolü: Hipertansiyonun kontrol altında tutulması.
  4. Göz Koruması: Yüksek ultraviyole ışınlarından kaçınmak.

Beslenme ve Antioksidan Tedavinin Önemi

Retina; yüksek oksijen tüketimi ve ışığa maruziyeti nedeniyle oksidatif strese karşı oldukça duyarlıdır. YBMD patogenezinde serbest oksijen radikallerinin neden olduğu hücresel hasar belirleyici bir rol oynar.

Antioksidan vitaminler (A, C, E) bu serbest radikallerle birleşerek, Çinko (Zn) ise enzimatik aktiviteyi artırarak hasarı önleyebilmektedir. AREDS çalışması verilerine göre, antioksidan vitamin ve mineral kullanımı hastalığın gelişimini 5 yılda %25 oranında geciktirmektedir.

Omega 3 ve Lutein’in Rolü

BileşenGörevi ve Faydası
Omega 3Retinanın yapısında bulunur, kan akımını düzenler ve hücre ölümünü önler.
LuteinMakulayı koruyan pigmenttir; mavi ışığı absorbe ederek oksidatif stresi engeller.

Omega 3 ve Lutein kullanımı, YBMD gelişme riskinde %40 oranında azalma sağlamaktadır.

YBMD Tipleri: Kuru ve Yaş Tip

Sarı nokta hastalığı klinik olarak iki ana tipte incelenmektedir:

1. Kuru Tip YBMD

Drüzen, pigmenter anomaliler, RPE dejenerasyonu ve coğrafik atrofi ile karakterizedir. Süreç çok yavaş ilerler. Antioksidan ve vitamin desteği ile yaş tipe dönüşüm geciktirilebilir. Günlük işlevler için düşük görenlere yardım cihazları tercih edilir.

2. Yaş Tip YBMD

Koroid neovaskülarizasyonu ve dissiform skar ile seyreder. Çok hızlı ilerlediği için tanı konur konmaz tedaviye başlanmalıdır. Göz içine yapılan anti-VEGF enjeksiyonları ile ilerleme yavaşlatılabilir.

Sonuç olarak; erken tedavi görme kaybını engelleyebileceği için 50 yaş üstü bireylerin ve aile öyküsü bulunanların düzenli retina muayenesi yaptırması hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Makula dejenerasyonu tedavisi ve etkinliğiMakula dejenerasyonu tedavisiSarı nokta hastalığıSarı nokta hastalığı nedenleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Merih Banu Soylu

Prof. Dr. Merih Banu Soylu

Prof. Dr. Merih Banu SOYLU, lise öğrenimini 1976 yılında TED Ankara Koleji'nde bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.  İhtisasını ise Çukurova üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yapmış ve 1986 yılında ‘Otoimmün Oküler Yüzey ve Uvea Hastalıklarında Kornea Epiteline Karşı Antikorlar  ve Dolaşan İmmün Kompleksler’ başlıklı tezini sunarak Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.