Doktorsitesi.com

Göz İçinde Tümör Varsa Ne Tarz Şikayetler Olur?

Prof. Dr. Murat Tunç
Prof. Dr. Murat Tunç
31 Mart 2020468 görüntülenme
Randevu Al
Göz İçinde Tümör Varsa Ne Tarz Şikayetler Olur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Göz İçi Tümörlerde Görülen Temel Belirtiler

Göz içi tümörler, gözün kendi dokularından kaynaklanabileceği gibi vücudun farklı bir bölgesindeki kanserin göze metastaz yapmasıyla da oluşabilmektedir. Bu tümörlerin klinik seyri, yerleşim yerlerine göre değişiklik gösterir. Özellikle görme noktasına (makula) veya görme sinirine yakın konumlanan tümörler, erken evrede az görme ve gölgeli görme gibi şikayetlerle kendisini belli eder. Görme noktasından uzak bölgelerde gelişen tümörler ise genellikle daha geç dönemlerde görme bozukluğuna yol açar.

Yerleşim Yerine Göre Değişen Semptomlar

Göz içi tümörlerin belirtileri, tümörün gözün hangi tabakasında geliştiğine bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Bu belirtiler, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi komplikasyonları beraberinde getirebilir.

İris Tabakası ve Retina Kaynaklı Bulgular

Tümörün gözün renkli kısmı olan iris tabakasında gelişmesi durumunda, göz bebeğinde şekil bozukluğu, katarakt ve göz tansiyonu gibi ek problemler ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda tümörün retina tabakasında sıvı birikimine yol açması sonucunda şu belirtiler gözlemlenir:

  • Işık çakması ve perdelenme hissi
  • Görme alanında gölgelenmeler
  • Nesnelerin eğri-büğrü görülmesi (metamorfopsi)
  • Retina tabakasında sıvı birikmesine bağlı görme kaybı

Çocuklarda Göz İçi Tümör Belirtileri

Çocukluk çağında görülen göz içi tümörlerinde tanı koydurucu en tipik bulgu, göz bebeğinde oluşan beyaz refle (yansıma) durumudur. Flaşlı fotoğraf çekimlerinde gözde normalde görülen kırmızı yansıma yerine beyaz bir parlama görülmesi, tümörün varlığına dair ciddi bir işarettir. Bunun yanı sıra, çocuklarda şaşılık gelişmesi de göz içi tümörlerin önemli bir klinik bulgusu olarak değerlendirilmelidir.

İkincil Komplikasyonlar ve Klinik Riskler

Göz içi tümörler, gözün iç yapısındaki mekanik ve vasküler dengeyi bozarak farklı rahatsızlıkları tetikleyebilir. Bu süreçte gelişebilecek komplikasyonlar şunlardır:

Komplikasyon TürüBelirti ve Bulgular
KataraktLens arkasındaki tümörlerin merceği etkilemesi sonucu oluşur.
GlokomSıvı akışının bozulmasıyla yükselen göz tansiyonu ve ağrı.
İltihaplanmaGözde kırmızılık, şiddetli ağrı ve bulanık görme.
Optik Sinir HasarıGörme sinirinde sıkışma, şişlik ve görme alanı kaybı.

Erken Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Tümör damarlarında meydana gelen kanamalar, hastada ani görme kaybına neden olabilir. Göz içi kanama şikayetiyle başvuran hastalarda, kanamanın altında yatan nedenin bir tümör olup olmadığını belirlemek amacıyla mutlaka ultrasonografi kontrolü yapılmalıdır. Erken tedavi uygulanmayan vakalarda kalıcı görme bozuklukları ve tam görme kaybı riski oldukça yüksektir.

Not: Bu içerik Prof. Dr. Murat Tunç tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir teşhis veya tedavi önerisi niteliği taşımamaktadır. Kişisel durumunuzla ilgili en doğru bilgiyi uzman hekim muayenesi sonucunda edinebilirsiniz.

Etiketler

Göz bozukluğuGöz orbitasıGöz testiGöz tümörüGöz tümörleri neden olurGöz tümörünün tedavisi nasıldır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Tunç

Prof. Dr. Murat Tunç

İlköğrenimi TED Ankara Koleji, Orta Öğrenimi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde, liseyi Ankara Fen Lisesi’nde bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında tıp doktoru olarak mezun oldum. Dokuz Eylül Üniversitesi Göz Hastalıkları Bölümü’nde göz hastalıkları ihtisası yaptım ve Amerika’da eğitim almak için şart olan USMLE sınavlarında başarılı olarak ECFMG (Amerikan Tıp Eğitimi Akreditasyon) sertifikası aldım. Johns Hopkins Universitesi’nde Nörooftalmoloji (1994); University of California San Francisco’da (UCSF), Prof. Dr. Devron CHAR yönetiminde Oküler Onkoloji (1996); Kaiser Permanente Medical Center’da Prof. Dr. Mike LAHEY yönetiminde Retina (1997) ve University of Southern California, Doheny Eye Institute’de Prof. Mark HUMAYUN yönetiminde Fulbright Fellow olarak Retina, biyonik göz (2004) üst ihtisasları yaptım. Daha çok Oküler Onkoloji, Göz Tümörleri ve Tedavisi, Orbita Tümörleri ve Cerrahisi, Tiroide bağlı Graves Hastalığı, Gözkapağı Tümörleri, Oküloplasti, Tıbbi Retina ve Retina Lazer Uygulamaları, Katarakt Fako konularıyla ilgilenmekteyim. Türk Oftalmoloji Derneği, Oküler Onkoloji Birimi, Tıbbi Retina Birimi ve Oküloplastik Cerrahi birimi aktif üyesiyim. American Academy of Ophthalmology, European Ophthalmic Oncology Group, Türk- Amerikan Oftalmoloji Derneği, Doheny Alumni, Fulbright Alumni derneği gibi mesleki Ulusal ve Uluslararası dernek üyeliklerim vardır. Retina alanında, termosensitif doku yapıştırıcısı ile ilgili iki uluslararası patentim vardır. Göz Hastalıkları alanında uluslararası bilimsel dergilerde 40’ın üzerinde yayınım vardır. American Academy of Ophthalmology, SOE, ARVO, EVER gibi uluslararası büyük kongrelerde eğitici olarak kurs yöneticilikleri ve konuşmalar yaptım, yurt dışı ve yurt içi bilimsel kongrelerde 100’ün üzerinde bilimsel tebliğ sunumları yaptım. Bilimsel yayınlarıma uluslararası bilimsel indeks dergilerince yapılmış 1200’ün üzerinde bilimsel atıf vardır (H indeksi 18). Kök Hücre ve Doku Kültürü Sertifikalarım vardır. Türkiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından verilen ‘Sağlıkta Akreditasyon Denetçisi’ ünvan ve sertifikam vardır. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği ‘Oküler Onkoloji’ biriminin kurucusuyum, Tunç Göz Kliniği’nin kurucusu ve halen yöneticisiyim. Tunç Göz Kliniği olarak Göz Hastalıklarının her alanında en ileri teknoloji ve güncel yöntemlerle kişiye özel faktörleri de dikkate alarak bütüncül tedavi yaklaşımlarında bulunuyoruz.
Cyberknife Radyoterapi, Lazer Cerrahisi, fotodinamik tedavi, kök hücre tedavileri ve non-invaziv gözyaşı yolları tedavileri gibi ileri teknolojik tedavilerin hepsini uygulayabilen İLK ve TEK özel göz
hastalıkları kliniğiyiz.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.