Doktorsitesi.com

Sanrılarla Dolu Aşk (Erotomani)

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
3 Ağustos 2022185 görüntülenme
Randevu Al
  • Erotomani, bir bireyin genellikle kendisinden daha yüksek statüdeki birinin kendisine aşık olduğuna dair sarsılmaz ve gerçek dışı sanrılar beslediği ciddi bir psikiyatrik rahatsızlıktır.
  • Bu rahatsızlığa sahip bireyler, reddedilmeyi veya ilgisizliği rasyonalize ederek karşı taraftan gizli mesajlar aldıklarına inanır ve takip, taciz veya istenmeyen iletişim gibi davranışlar sergileyebilirler.
  • Tedavi süreci kişiye özel planlanmalı ve genellikle antipsikotik ilaçlarla desteklenmelidir; çünkü bu durum şizofreni veya bipolar bozukluk gibi diğer psikolojik sorunların bir parçası olabilir.
Sanrılarla Dolu Aşk (Erotomani)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erotomani: Sanrılarla Çevrelenmiş Bir Aşk Yanılsaması

Erotomani, bir bireyin çevresindeki herhangi birinin kendisine aşık olduğuna dair sarsılmaz sanrılar beslediği ciddi bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Bu durum bazen bir iş arkadaşı, bazen ekranlardaki bir ünlü, bazen de günlük hayatta rastlanılan bir yabancı olabilir. Aşkın, çevresindekileri tehdit altına bırakabilecek kadar büyüyebilen bu hali, kişinin gerçeklikten kopmasına neden olan derin bir sanrısal süreci ifade eder.

Erotomanik Sanrıların Temeli ve Paranoid Düşünceler

Tutku perdesi altında maskelenen bu aşık olma hali, görünenin ardında yoğun paranoid düşünceler barındırır. Erotomanik bireyler, takıntılı oldukları kişinin kendilerine gizli aşk sinyalleri verdiğini iddia ederler. Bu durumun en dikkat çekici yönü, mağdurun erotomanik kişiyi hiç tanımıyor olması, hatta sadece bir kez karşılaşmış olmalarıdır. Bazı vakalarda bu duygusal yatırımların hayatta olmayan kimselere veya tamamen hayali karakterlere yöneldiği de gözlemlenmektedir.

Erotomanide Mağdur Profili ve Risk Grupları

İstatistiksel verilere göre erotomani, kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek bir görülme oranına sahiptir. Bu rahatsızlıkta hedef seçilen mağdur karakterler genellikle şu ortak özelliklere sahiptir:

  • Yüksek statü sahibi bireyler,
  • Evli olan kişiler,
  • İlgilenen kişiye karşı tamamen kayıtsız tavırlar sergileyenler.

Kısacası, erotomanik kişinin gözünde mağdur, ulaşılması zor ve prestijli bir figürdür.

Gerçeği Çarpıtma ve Savunma Mekanizmaları

Erotomanik bireyler, karşıt düşünceler ve somut kanıtlar sunulsa dahi fikirlerinden döndürülemezler. Gerçeği kendi sanrılarına uydurmak için olayları çarpıtarak yeniden yaratma ve detaylandırma eğilimindedirler. Örneğin; reddedildiklerinde veya görmezden gelindiklerinde, "Vakti geldiğinde bana yaklaşacak, şu an sadece çevresinden çekiniyor" gibi cümlelerle durumu rasyonalize ederler.

Psikiyatrik Açıdan Erotomani ve Freud’un Yaklaşımı

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, bu durumu iki temel kategoriye ayırarak inceler. Freud'a göre erotomani, tek başına bir rahatsızlığın işareti olabileceği gibi; bipolar bozukluk veya şizofreni gibi daha geniş kapsamlı psikolojik sorunların bir uzantısı olarak da vuku bulabilir.

Klinik Belirtiler ve Takip Davranışları

Erotomanik bireylerin kliniklere kendi istekleriyle başvurma oranları oldukça düşüktür. Bu bireyler, hayatları boyunca mağduru takip ve taciz etme eğilimi gösterebilirler. Mağdurun yaşamına dair en ince detaylara hakim olacak kadar derin araştırmalar yapabilirler. Sıklıkla sergilenen davranışlar şunlardır:

  1. Mağduru sürekli telefonla arama,
  2. Mektup ve istenmeyen hediyeler gönderme,
  3. Habersiz ev ziyaretleri gerçekleştirme.

İlan edilen aşka karşılık bulunmadığında, şiddete meyilli davranışlar erkeklerde daha yüksek oranda görülür. Ancak unutulmamalıdır ki, her taciz ve şiddet olayı doğrudan erotomani ile tanımlanamaz; bu durum detaylı bir klinik inceleme gerektirir.

Erotomani Tedavisi ve Uzman Desteği

Erotomaninin standart ve tek bir tedavi şekli bulunmamaktadır. Tedavi süreci, kişinin bireysel hikayesine özel olarak planlanmalı ve genellikle antipsikotik ilaçlar ile desteklenmelidir. Kişiye özel yaklaşımlar, tedavide daha başarılı sonuçlar verilmesini sağlamaktadır.

Erotomanik Vakalarda Medyaya Yansıyan İsimler
David Letterman (Televizyon Şovmeni)
Story Musgrave (Eski Astronot)
Erin Andrews (ESPN Muhabiri)

Eğer siz de ikili ilişkilerinizde veya çevrenizde benzeri durumlar gözlemliyorsanız, bu süreci en sağlıklı şekilde yönetmek için profesyonel destek alabilirsiniz. PsikoTerap-İST olarak, Bireysel Terapi alanında uzman kadromuz ile her zaman yanınızdayız.

Uzman Klinik Psikolog Damla Kankaya
Psikoloji Öğrencisi Rafet Üner

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekerotomanicinsel

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.