Doktorsitesi.com

Oyun Terapisi Hakkında Merak Edilenler

Psk. Dan. Büşra Yıldırım
Psk. Dan. Büşra Yıldırım
21 Ocak 2026172 görüntülenme
Randevu Al
  • Oyun terapisi; öfke kontrolü, özgüven eksikliği ve travmalar gibi çocukluk çağına özgü pek çok psikolojik ve davranışsal problemin çözümünde etkili bir yöntemdir.
  • Terapinin başarısı için seansların düzenli devamlılığı kritik öneme sahiptir ve süreç genellikle 12 ile 16 seans arasında tamamlanmaktadır.
  • İyileşme süreci terapist, çocuk ve ebeveyn arasındaki güçlü bir iş birliğine dayanırken, ebeveyn tutumlarındaki değişimler kalıcı sonuçlar için hayati rol oynar.
Oyun Terapisi Hakkında Merak Edilenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Oyun Terapisi Hangi Problemleri Çözer?

Oyun terapisi, çocukluk çağı boyunca karşılaşılan psikolojik ve davranışsal problemlerin büyük bir kısmını çözümleme kapasitesine sahiptir. Çocukların kendilerini ifade etme biçimi olan oyun, terapi süreciyle birleştiğinde iyileştirici bir güce dönüşür.

Oyun terapisinin etkili olduğu temel problemler şunlardır:

  • Öfke kontrol problemi ve sınır problemleri
  • Özgüven eksikliği ve sosyal çekingenlik
  • Alt ıslatma (enürezis) ve kaka tutma (enkoprezis)
  • Travmatik yaşantılar ve yas süreci
  • Konuşma problemleri ve tırnak yeme/deri yolma gibi alışkanlıklar
  • Çocukluk çağı mastürbasyonu
  • Somatik problemler (Fizyolojik bir nedene dayanmayan karın ağrısı, mide bulantısı, kas gerginliği vb.)

Oyun Terapisi Ne Kadar Sürer?

Oyun terapisi sürecinde verimi artıran en kritik faktör devamlılıktır. Çocuklarla yürütülen çalışmalarda bağ kurmak ve güven geliştirmek zaman gerektiren hassas bir süreçtir. Terapiye ara verilmesi veya seans aralıklarının uzatılması, çocukta terapi direnci oluşmasına neden olabilir.

Düzenli bir katılım sağlandığında, oyun terapisinden kısa sürede sonuç almak mümkündür. Süreçle ilgili genel bilgiler şu şekildedir:

ParametreDetaylar
Ortalama Seans Sayısı12 - 16 Seans
Kritik Başarı FaktörüDüzenli devamlılık ve güven bağı
Süreç Takibiİzleme seansları ile destekleme

Oyun Terapisi Türleri Nelerdir?

Çocukla iletişim kurmanın ve oyunun iyileştirici gücünden faydalanmanın farklı kuramsal yolları bulunmaktadır. Bu yöntemler, farklı tekniklerle çalışmayı sağlayan oyun terapisi ekollerini oluşturur. Başlıca ekoller şunlardır:

  • Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
  • Deneyimsel Oyun Terapisi
  • Bilişsel Davranışçı Temelli Oyun Terapisi
  • Filial Terapi

Burada unutulmaması gereken en önemli nokta; ekol ne olursa olsun, iyileşmeyi sağlayan temel unsurun terapist ve çocuk arasındaki ilişki olduğudur. Bu nedenle uzman seçimi yaparken ekolden ziyade terapistin yetkinliğine odaklanmak olumlu sonuca ulaşmayı kolaylaştırır.

Sürecin Ayrılmaz Parçası: Ebeveynler

Oyun terapisi çocukluk çağı sorunlarını ele alsa da, çocuktaki problemlerin ebeveynden bağımsız olması nadir bir durumdur. Bu sebeple, ebeveyn rehberliğinin dahil edilmediği bir oyun terapisi ekolü bulunmamaktadır. Başarılı bir sonuç için ebeveyn tutumlarındaki değişiklikler hayati önem taşır.

Ebeveyn seansları şu içerikleri kapsar:

  1. Çocuğun problem durumuna ilişkin detaylı bilgilendirmeler.
  2. Ebeveyn tutumlarında yapılması gereken stratejik değişiklikler.
  3. Sürece dair yönlendirmeler ve çevresel düzenlemeler.

Sonuç olarak oyun terapisi; terapist, çocuk ve ebeveynin aktif ve yoğun bir iş birliği içerisinde çalışmasını gerektiren kolektif bir süreçtir.

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Büşra Yıldırım

Psk. Dan. Büşra Yıldırım

Psikolojik Danışman Büşra Yıldırım. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Mezun olmadan önce çeşitli staj ve eğitimlere katılarak mesleğe hazırlanmıştır. Mezun olduktan hemen sonra ise alanda aktif olarak çalışmaya başlamıştır. Şuan terapi merkezinde yüz yüze ve online olarak Şema Terapi ve Bilişsel DavranışçıTerapi ekolüyle çocuk, ergen ve yetişkin danışanlarını almaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.