Erken Dönem Şemaların Yetişkinlikteki Etkileri

Şemalar genellikle beş temel alanda sınıflandırılır:
Bağlanma ve Güvenlik: Terk edilme, kuşkuculuk/istismar gibi şemalar, kişinin yakın ilişkilerinde güven sorunları yaşamasına neden olabilir.
Otonomi ve Başarı: Bağımlılık veya başarısızlık şemaları, bireyin kendi ayakları üzerinde durmasını zorlaştırabilir.
Sınırlar ve Özdenetim: Kısıtlı özdenetim veya dayanıksızlık şemaları, kişinin dürtüsel davranmasına veya kendini kolayca çaresiz hissetmesine yol açabilir.
Diğerleriyle İlişkiler: Boyun eğicilik ve onay arayıcılık şemaları, bireyin başkalarının isteklerine aşırı uyum göstermesine neden olabilir.
Öz-Değer ve Kendilik Algısı: Kusurluluk ve sosyal izolasyon şemaları, kişinin kendini yetersiz veya dışlanmış hissetmesine sebep olabilir.
Erken dönem uyum bozucu şemalar, yetişkinlikte üç temel şekilde kendini gösterebilir: teslim, kaçınma veya aşırı telafi. Birey, çocuklukta geliştirdiği şemaya uygun şekilde hareket eder ve onu doğrulayan kişiler ve ortamları hayatına çeker. Örneğin, terk edilme şeması olan bir kişi, duygusal olarak uzak veya bağlanma problemi yaşayan insanlarla ilişki kurarak çocukluk travmasını tekrar edebilir.
Bazı bireyler ise şemalarından kaçınma stratejisi geliştirerek, tetikleyici durumlarla yüzleşmekten kaçınır. Örneğin, kusurluluk ve utanç şeması olan bir kişi, eleştirilme korkusuyla insan ilişkilerinden uzak durabilir. Diğer bir savunma mekanizması ise aşırı telafidir. Bu durumda birey, şemaya tamamen zıt bir tutum sergileyerek onun etkilerini azaltmaya çalışır. Yetersizlik ve başarısızlık şeması olan bir birey, aşırı hırslı olup mükemmeliyetçilik geliştirebilir, ancak bu da tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Araştırmalar, erken dönem şemaların psikopatolojiyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Kusurluluk, başarısızlık ve duygusal yoksunluk şemaları depresyonla ilişkiliyken, terk edilme ve yüksek standartlar şemalarının kaygıyı artırdığı gözlemlenmiştir. Duygusal yoksunluk ve dayanıksızlık şemalarının madde bağımlılığı riskini artırdığı; terk edilme ve kuşkuculuk/istismar şemalarının ise güvenli bağlanma geliştirmeyi zorlaştırdığı bilinmektedir.
Şema Terapi, bireyin çocuklukta edindiği uyum bozucu şemaları fark etmesini ve bunları değiştirmesini hedefler. İlk aşamada bireyin hangi şemalara sahip olduğunu fark etmesi sağlanır. Daha sonra bilişsel yeniden yapılandırma teknikleriyle, bireyin şemalarıyla ilgili olumsuz inançları sorgulanır ve yerine daha sağlıklı düşünce kalıpları getirilir. Duygusal odaklı tekniklerden biri olan güdümlü imgeleme (Imagery Rescripting), bireyin çocukluk travmalarına geri dönerek alternatif iyileştirici senaryolar oluşturmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra davranışsal müdahalelerle, bireyin otomatik olarak sergilediği kaçınma ya da aşırı telafi davranışları değiştirilerek daha sağlıklı tepkiler geliştirmesi sağlanır. Erken dönem uyum bozucu şemalar, bireyin yetişkinlikteki düşünce, duygu ve davranışlarını büyük ölçüde etkileyebilir. Bu şemaların farkına varmak ve bilinçli bir şekilde yeniden yapılandırmak, daha sağlıklı ilişkiler ve daha dengeli bir ruh hali geliştirmek için kritik bir adımdır. Şema Terapi, bu süreçte bireye rehberlik edebilecek etkili bir yöntemdir.


