Doktorsitesi.com

Osteoporoz (kemik yoğunluğunun azalması)

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu
Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu
20 Ekim 2015519 görüntülenme
Randevu Al
Osteoporoz (kemik yoğunluğunun azalması)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteoporoz Nedir? Kemik Yoğunluğu Neden Azalır?

Osteoporoz, mineralizasyonu normal olan kemik dokusunda yoğunluğun ve kütlenin azalması olarak tanımlanan bir sağlık sorunudur. Halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen bu durum, kemiklerin daha kırılgan hale gelmesine yol açar. Osteoporoz, tek başına bir hastalık olarak ortaya çıkabileceği gibi, farklı sistemik rahatsızlıkların bir sonucu olarak da gelişebilir.

Osteoporozun Nedenleri ve Sınıflandırılması

Osteoporoz, ortaya çıkış nedenlerine göre iki ana grupta incelenir. Bunlar, doğrudan yaşa ve biyolojik süreçlere bağlı olanlar ile başka bir etkene dayalı gelişen ikincil nedenlerdir.

1. Birincil (Primer) Osteoporoz Nedenleri

Herhangi bir dış etkene bağlı olmaksızın gelişen durumları kapsar:

  • Menopoz sonrası dönemde yaşanan hormonal değişimler.
  • Senil (yaşlılığa bağlı) faktörler neticesinde kemik kalitesinin düşmesi.

2. İkincil (Sekonder) Osteoporoz Nedenleri

Farklı hastalıklar veya kullanılan ilaçlar nedeniyle gelişen kemik kaybıdır:

  • Hormonal Bozukluklar: Kortizon, tiroid veya paratiroid hormon fazlalığı ve diyabet.
  • Kronik Hastalıklar: Siroz, romatoid artrit, kronik akciğer hastalıkları ve malign (kötü huylu) hastalıklar.
  • İlaç Kullanımı: Heparin, epilepsi ilaçları ve kontrolsüz tiroid hormonu kullanımı.
  • Yaşam Tarzı ve Beslenme: Hareketsizlik, beslenme bozukluğu, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve aşırı protein ağırlıklı beslenme.
  • Cerrahi Müdahaleler: Midenin bir kısmının operasyonla alınması.

Kemik Yapısı ve Yaşlanma Süreci

Kemik dokusu, yaşam boyunca sürekli bir yeniden yapım ve yıkım döngüsü içerisindedir. Ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte bu denge, yıkım lehine değişmeye başlar. Bireyin hayatı boyunca kullanacağı zirve kemik kitlesine erişkinlik döneminde, yaklaşık 35 yaş civarında ulaşılır. Bu seviyenin mümkün olan en yüksek noktada olması; genetik faktörler, doğru beslenme ve düzenli spor ile doğrudan ilişkilidir.

Osteoporoz Belirtileri: Ağrılı mıdır?

Osteoporoz genel olarak ağrısız seyreden sinsi bir hastalıktır. Ancak hastalık ilerlediğinde ciddi klinik belirtilerle kendini gösterir. Sırt ağrısı, boy kısalması ve omurga deformiteleri en tipik belirtiler arasındadır.

Özellikle omurga kırıkları her zaman bir düşme sonucu oluşmaz; bazen hiçbir belirti vermeden de gerçekleşebilir. Çökme kırıkları ağrılı olduğunda boyda ciddi kısalmalara neden olur; ileri vakalarda boyun 10-20 cm kısalması mümkündür.

Tanı Yöntemleri ve Takip Süreci

Osteoporoz tanısında en değerli yöntem kemik dansitometrisi (kemik yoğunluğu ölçümü) testidir. Kemik kaybı %30 seviyesini aşmışsa, durum direkt grafilerle de tespit edilebilir. Ayrıca omurgalardaki yükseklik kaybı, dolaylı bir tanı kriteri olarak değerlendirilir. Tanı konulan hastalarda kemik yoğunluk ölçümü genellikle yılda bir kez tekrarlanarak takip edilir.

Osteoporoz Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı; hastanın yaşına, kemik kaybının derecesine ve altta yatan nedene göre kişiye özel olarak belirlenir. Tedavide kullanılan yöntemler şunlardır:

Tedavi YöntemiAçıklama
Hormon TedavisiMenopoz sonrası ateş basması ve uykusuzluk gibi şikayetleri olanlarda jinekolog onayıyla uygulanır.
BifosfonatlarKemik yıkımını önleyen ve kaybı durdurmayı hedefleyen ilaç grubudur.
Kalsiyum DesteğiGünlük ihtiyaç 1500 mg'dır. En yüksek kalsiyum oranı kalsiyum karbonat formundadır.
D VitaminiKemik sağlığı için kritiktir; günlük ihtiyaç yetişkinlerde 400 IU, yaşlılarda 800 IU'dur.
Paratiroid HormonuKemik yapımını desteklemek amacıyla daha sınırlı vakalarda tercih edilir.

Önemli Not: D vitamini fazlası toksik etki yaratabileceği için mutlaka kontrollü kullanılmalıdır.

Egzersizin Kemik Sağlığı Üzerindeki Rolü

Vücut ağırlığının taşınmasını sağlayan düzenli egzersizler, kemik kütlesinin korunmasında temel yapı taşıdır. Kasların güçlendirilmesi ve dengenin sağlanması, düşme riskini ve dolayısıyla kırık oluşumunu azaltır. Osteoporozdan korunmak ve süreci yönetmek için her gün 30 dakikalık yürüyüş ideal bir fiziksel aktivite olarak kabul edilir.

Etiketler

Osteoporoz tanısıOsteoporoz tedavisiKemik erimesi nedenleriOsteoporoz neden olurOsteoporoz sebepleriOsteoporoz belirtisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu

Prof. Dr. Nurdan KOTEVOĞLU, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1987 - 1991 yılları arasında İstanbul Göztepe SSK Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır. Ayrıca 1992 - 1994 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Ana Bilin Dalı'nda Romatoloji (Fiziksel tıp ve Rehabilitasyon) yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamış ve 1999 yılına kadar Başasistan ve Romatoloji uzmanı olarak görevine devam etmiştir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.