Doktorsitesi.com

Oksijen Maskesini Önce Kendine Takmak: "Ben" Demek Bencillik Değildir

Klinik Psikolog Hüray Er
Klinik Psikolog Hüray Er
2 Şubat 202610 görüntülenme
Randevu Al
Klinik Psikolog Hüray Er olarak, özel gereksinimli çocukların ebeveynlerine sesleniyorum: Fedakarlık kutsaldır ancak kendinizi ihmal etmek "süper kahramanlık" değil, tükenmişlik getirir. Bilimsel temelli Pozitif Psikoloji, acıyı yok saymak yerine zorluklardan "Travma Sonrası Büyüme" ile güçlenerek çıkılabileceğini gösteriyor. Kendinize iyi bakmanız bencillik değil, çocuğunuz için bir gerekliliktir. Pratik bir başlangıç olarak, her gece günün iyi geçen üç detayını not ettiğiniz "Üç İyi Şey" kuralını uygulayın. Unutmayın, siz iyi olursanız çocuğunuz da iyi olur.
Oksijen Maskesini Önce Kendine Takmak: "Ben" Demek Bencillik Değildir

"Merhabalar, ben Klinik Psikolog Hüray Er.

Bugün ofisimdeki koltuktan değil, bir yol arkadaşı olarak yanınızdan seslenmek istiyorum. Özellikle de özel gereksinimli bir evlada sahip olan, günün 24 saati tetikte bekleyen, sevgisi yorgunluğundan büyük olan anne babalara...

Mesleki okumalarım ve araştırmalarım sırasında sık sık karşılaştığım, üzerine çokça düşündüğüm bir gerçek var: Biz toplum olarak fedakarlığı kutsuyoruz ama 'kendine bakmayı' bazen bencillik sanıyoruz. Hele ki söz konusu evlatlarımızsa...

Ancak son dönemdeki klinik araştırmalar ve bilimsel veriler bize ezber bozan bir şey söylüyor: 'Süper Kahraman' olmaya çalışmak, uzun vadede hem size hem de çocuğunuza zarar veriyor.

Peki bilim ne öneriyor? Cevap: Pozitif Psikoloji.

Lütfen hemen 'Hayata gülümse, geçer' diyen o yapay pozitiflik akımları gelmesin aklınıza. Benim bahsettiğim, ayakları yere basan, acıyı yok saymayan, gerçekçi bir bilimsel yaklaşım. Bu yaklaşım bize diyor ki; çocuğunuzun tanısı, yaşadığınız zorluklar, o hastane süreçleri birer gerçektir. Bunları değiştiremeyebiliriz. Ama bu zorlukların içinden 'Travma Sonrası Büyüme' dediğimiz bir güçle çıkabiliriz.

Araştırmalarım net bir şekilde gösteriyor ki; odak noktasını 'neyi yapamıyorum'dan 'hangi güçlü yanlarım var'a çeviren ebeveynlerde mucizevi değişimler oluyor.

  1. Yetersizlik Hissi Bitiyor, Özgüven Geliyor: 'Ben bu süreçle baş edebilirim, çocuğumun ihtiyacını karşılayacak donanım bende var' inancı yerleşiyor.

  2. Acıdan Güç Doğuyor: Yaşadığınız zorluk sizi yıkmıyor; aksine sizi daha sabırlı, daha derin, insanı ve hayatı daha iyi anlayan birine dönüştürüyor.

Peki bunu pratiğe nasıl dökeceğiz? Size hemen bu akşam uygulamanız için, benim de çok önemsediğim basit bir reçete vereyim: 'Üç İyi Şey' Kuralı.

Beynimiz tehlikeyi ve negatifi görmeye programlıdır, bu hayatta kalma içgüdümüzdür. Ama bu ayarı değiştirebiliriz. Bu akşam yatmadan önce, gün içinde yolunda giden çok basit üç şeyi not edin. 'Çayım tam istediğim gibiydi', 'Çocuğumun eğitiminde küçük bir ilerleme gördük', 'Gökyüzü çok güzeldi' gibi... Bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde, zihninizin 'felaket senaryoları' yazmayı bırakıp, 'umut senaryoları' ürettiğini göreceksiniz.

Unutmayın; uçaklarda hep duyduğumuz o anons hayatın en büyük gerçeğidir: 'Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın.'

Sizin ruh sağlığınız bir lüks değil, çocuğunuzun en temel ihtiyacıdır. Siz iyi olursanız, o da iyi olur. Kendinize şefkat göstermekten korkmayın.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın."

Etiketler

Down sendromuPozitif düşünceOtizm ve tedavisiZihnsel engelliSorumluluk bilinci

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Hüray Er

Klinik Psikolog Hüray Er

Klinik Psikolog Hüray Er, 2017 yılında Trabzon Avrasya Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından 2018–2019 yılları arasında Ankara Beytepe Jandarma ve Güvenlik Akademisi’nde psikolog komisyon üyesi olarak görev almış, askeri personel temin süreçlerinde psikolojik değerlendirme ve görüşmeler yürütmüştür. Mesleki gelişimini sürekli kılmayı ilke edinerek 2020 yılında 480 saatlik Aile Danışmanlığı Eğitimi ve Çözüm Odaklı Terapi eğitimini tamamlamış; 2021 yılında Prof. Dr. Murad Atmaca’dan Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi ve Metakognitif Terapi semineri almıştır. 2024–2025 yılları arasında hipnoz, dinamik terapiler, davranışçı yaklaşımlar ve duyguyu merkeze alan terapiler başta olmak üzere farklı psikoterapi ekollerini bütüncül bir bakış açısıyla harmanlayarak klinik yaklaşımını derinleştirmiştir. 2025 Şubat ayında İstanbul Kent Üniversitesi’nde, Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur’un akademik koordinasyonunda Klinik Psikoloji yüksek lisans programını tamamlayarak Klinik Psikolog unvanını kazanmıştır. Bitirme projesinde Borderline Kişilik Bozukluğu’nda Diyalektik Davranışçı Terapi’nin rolünü ele almış; aynı kurumda metakognitif terapi, bilişsel davranışçı terapi, cinsel terapi, madde kullanımına bağlı müdahaleler ve bilişsel davranışçı evlilik terapileri alanlarında ileri düzey eğitimler almıştır. Aralık 2025 itibarıyla Sağlık Bakanlığı yetkisiyle Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi ruhsat başvurusunu tamamlamış olup, kendi meslek biriminde yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak danışan kabulüne devam etmektedir. Çalışmalarında bilimsel temelli, etik ilkelere bağlı ve danışanın ihtiyaçlarını merkeze alan bir terapi sürecini benimsemektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.